KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Dosya no
- 2019/2678
- Karar no
- 2021/1032
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/02/2019
- Numarası
- 2016/361 E. - 2019/143 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/06/2021
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23/01/2016 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın, davacıların yaya olan desteğine çarpması sonucu meydana gelen kazada desteğin yaşamını yitirdiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla;
davacı eş ... için, 1000-TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatının davalılardan, davacı ... için 40.000-TL, davacı ... için 20.000-TL, ... için 20.000-TL, ... için 20.000-TL olmak üzere toplam 100.000-TL manevi tazminatın davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
A-1-a)Davacı ...’in maddi tazminat davasının kabulü ile 51.447,70 TL’nin (destekten yoksun kalma tazminatı) davalı ... yönünden 23/01/2016 (kaza); davalı ...yönünden ise 29/03/2016 (dava) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan dayanışmalı tahsili ile anılan davacıya verilmesine, 2-a)Davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.500,00 TL’nin davalı ...’dan 23/01/2016 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, B-1-a)Davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin davalı ...’dan 23/01/2016 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, C-1-a)Davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin davalı ...’dan 23/01/2016 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, D-1-a)Davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin davalı ...’dan 23/01/2016 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanamayacağını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
23/01/2016 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın, davacıların yaya olan desteğine çarpması sonucu meydana gelen kazada desteğin yaşamını yitirdiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanmasında hata olmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, Davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2678, K. 2021/1032, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama