KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
- Dosya no
- 2019/3428
- Karar no
- 2021/1315
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2019
- Numarası
- 2014/1755 E. - 2019/538 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 16/09/2021
Karar Metni
2.008 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Asıl davada dava dilekçesinde özetle.
17/05/2013 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zararın temini açısından 50.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ...tan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının olay tarihinden sonra tedavisi devam ederken 15.07.2013 tarihinde vefat ettiğini, muris ölmeden murisin uğradığı maddi ve manevi zararların temini açısından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014-1755 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek huzurdaki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1755 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,
ayrıca müvekkillerinden ... için 5.000 TL, manevi zararın temini açısından davacı eş için 30.000 TL ve her bir çocuk için ayrı ayrı olmak üzere 20.000'şer TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. Asıl Dava Dosyasında davacı tarafından ikame edilen davanın KISMEN KABULÜ ile.
1-)409,94TL tedavi giderinin(tedavi sırasında((bakıcı,pansuman,tıbbı malzeme gideri)) ve sonrasında yapılan iyileşme giderinin((ulaşım ve diğer sosyal giderler))davalı ...dan 17/05/2013 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketinden dava tarihi olan 20/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara miras payı nispetinde verilmesine,
2-)234,51 geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...’dan 17/05/2013 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketinden dava tarihi olan 20/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara miras payı nispetinde verilmesine, 3-)2.084,25 TL belgeli tedavi giderinin davalı SGK’dan 27/03/2014 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile davacılara miras payı nispetinde verilmesine,
4-)Davacılar desteği tarafından vefatından önce açılan ve mirasçılara intikal eden ve mirasçılar tarafından da takip edilen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacılara miras payı nispetinde verilmesine, Birleşen 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1189 esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile.
1-)20.022,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...dan 17/05/2013 tarihinden, davalı Sigorta Şirketinden dava tarihi olan 20/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)Davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...dan 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, 3-)Davacı ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...’a verilmesine, 4-)Davacı ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...
17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, 5-)Davacı ... için 6.000,00 er TL manevi tazminatın davalı ...’dan 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...’a verilmesine, 6-)Davacı ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...’a verilmesine, karar verilmiştir.
Davacılar vekili, davalı vekil ile ihbar olunan SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, olay yerinde keşif yapılmadığını, kazanın davanın kusurundan kaynaklandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada talebin aşıldığını, birleşen davada hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İhbar olunan SGK vekili istinaf dilekçesinde; dahili dava yolu ile davaya katılarak aleyhlerine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede. 17/05/2013 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı, yargılama sırasında da vefat ettiği anlaşılmıştır.
Asıl davada maddi tazminat taleplerinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 4.400-TL'nin altında kaldığı, davacı tarafından verilen beyan dilekçelerinin içeriğine göre de talebin aşılmadığı anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin HMK 362/1-a maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacı yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ceza yargılaması sırasında davalının tali kusurlu olduğu belirlenen bilirkişi raporuna dayanılarak verilen mahkumiyet kararının istinaf yasa yolundan geçerek kesinleşmesine, aktüerya bilirkişi raporunda bir hatanın bulunmamasına, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamasına,
özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi 25.02.2011 olup, tedavi gideri talebini de içeren ve bu tarihten önce açılmış davalarda, SGK Başkanlığı yasal değişiklikler nedeniyle davada hasım haline geldiğinden davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, hukukumuzda istisnai haller dışında dahili dava müessesesi olmadığından, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılan davalarda, dava açılırken hasım gösterilmeyen SGK Başkanlığı'nın sonradan davaya dahil edilmesi, usul hükümlerine aykırı olduğu gibi kurum hakkında hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir.
Somut olayda eldeki davanın açıldığı tarihin 20/06/2013 olduğu ve SGK aleyhine dava açılmadığı gözetildiğinde, usule aykırı biçimde SGK'nın davaya dahil edilerek aleyhine hüküm tesisi hatalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı vekilinin asıl davada maddi tazminata yönelik istinaf talebinin HMK 362/1-a maddesi uyarınca usulden reddine, davacılar ve davalı vekillerinin diğer istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, SGK vekilinin istinaf talebinin kabulüne ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3428, K. 2021/1315, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama