KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Dosya No 2019/4701
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Karar no
- 2019/4043
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/09/2019
- Numarası
- 2019/6705 Hakem Kar. Saklama - 2019/142 K.
- Davanın konusu
- Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2019
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Başvuran vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile vekil edenine ait bulunan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde, 15/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine,
sigorta şirketince sigorta eksperine %50 kusur oranına göre yaptırılan hesaplama sonucunda, değer kaybı zararının 2.106,00-TL olduğunun belirlendiğini ve fakat davalı ... şirketince 1.014,75-TL ödeme yapıldığını belirterek, araçta meydana gelen değer kaybı zararının usulüne uygun şekilde bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi halinde, arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiş,
16/07/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile de istek miktarını 2.787,75-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı vekili cevabında özetle; davanın reddini savunmuştur.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince; talebin kabulü ile 2.787,75-TL,'nin 06/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verilmiş; verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Hakem kararında savunmalarının dikkate alınmadığı,
başvuranın %50 kusura karşılık gelen zararı istemesine rağmen daha fazla kusura göre karar verilmesinin hatalı olduğu, dolayısıyla talebin aşıldığı, ayrıca ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmeden hüküm kurulduğu, kusur belirlemesine ilişkin itirazlarının da dikkate alınmadığı, avans faizine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğu ve kabule göre de davacı taraf için belirlenen vekalet ücretinin fazla bulunduğu hususlarına yöneliktir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı zararının tazmini isteğine ilişkindir.6456 sayılı Kanunun 45.maddesi ile değişik 5684 sayılı kanunun 30/12.maddesinde. "Beşbin Türk Lirası altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir.Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı komisyonca ilgiliye bildirimden itibaren 10 gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere komisyon nezdinde itiraz edilebilir.
İtiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 40.000,00 Türk Lirasını geçmeyen uyuşmazlıklar hakkında verdiği kararlar ise kesindir.40.000,00-TL'nin üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir.
Ancak, tahkim süresinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her halükârda temyiz yolu açıktır" hükmünü içermektedir.Fazlaya ilişen tüm haklar saklı tutularak açılan ve gerçek değer kaybı zararının tespiti istenilen böyle bir davada, yapılan yargılama sonucunda toplam değer kaybı zararının 2.787,75-TL olduğu belirlendiğine ve Uyuşmazlık Hakemince de bu miktar üzerinden karar verildiğine,
ayrıca davalının cevap dilekçesinde ve tahkim yargılaması sırasında ileri sürdüğü hususlar bakımından uyuşmazlık hakemince bir değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verildiğine göre, 5684 sayılı yasanın 30/12-son halleri de somut olayda mevcut olmadığından karar kesin niteliktedir.Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece (hakem heyetince) bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün 3/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca Yargıtay (istinaf dairesince) de istinaf işleminin reddine karar verilebileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4701, K. 2019/4043, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama