KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2020
- Dosya no
- 2019/578
- Karar no
- 2020/3945
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/10/2018
- Numarası
- 2016/1288 E. - 2018/1006 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 24/12/2020
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin araç hasarından doğan rücuen tazminat alacağı için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takbine girişildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek yoksun itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacı yana 25/03/2016 tarihinde rücu ödemesi olarak 2.636,00-TL Ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, sigortalı araç sürücüsüne atf-ı kabil kusur bulunmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
"Alınan bilirkişi heyeti raporu uyarınca; meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketine trafik sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısının aracında meydana gelen toplam hasar tutarının 8.040,00 TL olduğu, davalının tam kusuru uyarınca bu bedelin tamamından davalının sorumlu olabileceği" gerekçesi ile;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 8.040,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Alacak hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce 2.636-TL hasar ödemesi yapıldığını, bu miktarın mahsup edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kusur ve zarar yönünden hatalı olduğunu, icra takibinden önce sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, bu yönde sigorta şirketleri arasında protokol bulunduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
30/09/2015 kaza tarihinde davalının sigortalısı olduğu ... plaka sayılı aracın davacının sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araca çarpması sonucu davacı sigortalısının aracında hasar meydana geldiği, bu kapsamda dava dışı sigortalıya 8.205,13-TL hasar bedeli ödendiği, bu bedelin davalında rücuen tahsili için yapılan icra takibinin ise davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı vekili tarafından sunulan liste fotokopisinin davacıya hasar ödemesi yapıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı, haksız fiil nedeniyle sigortalısına ödenme yapan davacının ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, davacının icra takibi yapmasını engelleyecek bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı da gözönünde tutulduğunda davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/578, K. 2020/3945, 24 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama