KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2021
- Dosya no
- 2019/69
- Karar no
- 2021/228
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2018
- Numarası
- 2016/1143 E. - 2018/204 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (İİK 89. maddesine dayalı
- İstinaf karar tarihi
- 11/02/2021
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalı takip alacaklısı ...' nın dava dışı ... Ltd, Şti. ve ... A. Ş.' den olan 157.006,51 TL alacağı için müvekkili şirkete 1 ve 2. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, müvekkili tarafından süresinde cevap verilmemesi üzerine, 3.haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin ... Ltd, Şti.' ne hiç bir borcunun bulunmadığını, ... A.
Ş.' ne ise haciz ihbarnamesinde belirtilen tutarda borcunun olmadığının tespitine, ihbarnamelerin tamamen iptaline karar verilmesini istimiştir. Davalı vekili,; davanın görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, haciz ihbarnamesinin haklı bir alacağa ilişkin gönderildiğini, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ilk olarak Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup, bu mahkemece yapılan yargılama sırasında "Davanın İİK 89 maddesine göre açılmış menfi tespit davası olduğu, dava dışı 3.kişiler ... Ltd, Şti. ve ... A.
Ş. aralarında borç alacak ilişki olup olmadığının tespiti gerektiğinden TTK 3 ve 4.maddesi gereğince bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlemler ve fiiller ticari iş sayıldığından davaya bakmanın mahkememizin görevi dışında, Ticaret Mahkemesinin görevi dahilinde kaldığı" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle dava dosyası Bakırköy 5. ATM'ye gönderilmiştir.
Bakırköy 5. ATM'de yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporundaki belirleme esas alınarak "Her ne kadar 25.000,00TL'nin davacı firma tarafından paranın banka havalesi ile ... A.Ş.'nin çalışanının hesabına aktarıldığını beyan etmiş ise de şirket adına gönderilen bir havale bulunmadığından bu miktar kadar borçtan kurtulunmadığı görüldüğünden davacı tarafın iddia ettiği gibi 42.991,97 TL değil de dava dışı ...
A.Ş.'nin davacıdan 67.991,97TL alacaklı görüldüğü yönünde oluşan kanaat gereğince , Davacının ...'e borcu bulunmadığından bu borçlu için çıkan ihbarnamelerin iptaline, Diğer borçlu olan ... A.Ş.'ne 67.991,97TL borçlu bulunduğundan bu borçlu için davacı adına düzenlenen 1.nci 2.nci ve 3.ncü ihbarnamelerinen kısmen iptali ile tespit edilen kadar borcu ilgili icra dairesine yatırılması yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 07/09/2016 tarihli 3. Şahıs olarak ( ... A.ş. Eski ünvan) davacı ... A.ş. Adına çıkarılan 3. Haciz ihbarnamesinde ismi geçen 157.006,51TL hacze ilişkin 3. Haciz ihbarnamesi, 11/05/2016 tarihli, 157.006,51TL miktarındaki 2. Haciz ihbarnamesinin KISMEN İPTALİNE, - ... A.ş.'nin haciz ihbarnamesinde ismi geçen ... Ltd. Şti'ne borçlu olmadığının TESPİTİNE, bu borçlu yönünden 1. 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerinin tamamen İPTALİNE,- ...
A.ş.'nin haciz ihbarnamesinin ise ... A.Ş.'ye 67.991,97TL borçlu olduğunun TESPİTİNE, bu borçlu yönünden söz konusu 1. 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerinin bu miktarla sınırlı olmak üzere İPTALLERİNE," karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan İstanbu BAM 16 H.D.sinin 26/12/2018 gün ve 2018/3772 E-273 K sayılı kararı ile " Uyuşmazlığın İİK'nun 89.maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkin olmasına ve davalının tacir olmamasına göre istinaf inceleme görevi Dairemize ait olmayıp,
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 13/02/2018 gün ve 208 sayılı iş bölümü kararı gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8 ve 9.Hukuk Dairelerine ait olduğundan görevsizliğe ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dava dosyası dairemize gelmiştir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri: Müvekkili şirketin dava dışı takip borçlularından ...
A.Ş'ye mahkemece kabul edilen 67.991,97 TL borcu olmayıp, toplam 42,991,97TL borcu bulunduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri: Davacının kısmi kabul ettiği miktar ile mahkemece kabul edilen miktar üzerinden İİK 89/3 m. gereğince %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin ve davanın açılmasına müvekkili neden olmadığı halde aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
İstinaf edenlerin sıfat ve istinaf nedenleri ve kapsamı ile sınırlı olarak yapılan incelemede: Dava, İİK 89 maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır. 1-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda " Davacının incelenen ticari defterlerinde borçlu ...
A.Ş.'ye 67.991,97 TL borçlu olduğu, ancak davacının alacaklı şirket çalışanı olduğu belirtilen kişinin banka hesabına 01/04/2013 tarihinde 25.000,00 TL gönderildiğine ilişkin dekont düzenleyerek bu şirketin alacağından düşürülmesi sonucunda 42.991,97 TL borçlu olduğunun kayıtlı bulunduğu, ...
A.Ş.'nin incelenen 2012 yılı ticari defterlerinde ise davacıdan 67.991,97 TL alacaklı bulunduğunun kayıtlı bulunduğu,2013 yılı ticari defterlerinin ise zayi olduğu beyanı ile sunulmadığından davacı defterlerinde kayıtlı bulunan 01/04/2013 tarihli 25.000,00 TL'lik ödemenin kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği" bildirilmiştir. Eldeki davada ispat yükü davacıdır. Davacı kendi ticari defterlerine göre, dava dışı borçlu ...
A.Ş.'ye 67.991,97 TL borçlu olduğu, ancak 25.000,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle bakiye 42.991,97 TL borçlu olduğu kayıtlıdır ve bu miktar borç davacının kabulündedir. Ne var ki, davacı, dava dışı borçlunun kendinde olan alacağından düştüğü 25.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin sunduğu dekont içeriği ödemenin bu şirkete yapıldığını kabule yeterli değildir. Bu durumda mahkemece " Davacı firma tarafından bu miktar paranın banka havalesi ile ...
San.Ve Tic.A.Ş.'nin çalışanının hesabına aktarıldığını beyan etmiş ise de şirket adına gönderilen bir havale bulunmadığından bu miktar kadar borçtan kurtulunmadığına" ilişkin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin aksine ilişen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
2- İİK 89. maddesine göre 3. kişi açtığı menfi tespit davasını kaybederse, mahkemece dava konusu değerin %20'sinden aşağı olmamak üzere talep olup olmadığına bakılmaksızın tazminata mahkum edilir. Eldeki davada davacı dava dışı borçlunun kendisinden 42.991,97 TL alacaklı olduğunu kabul ile haciz ihbarnamelerinde bildirilen 157,006,51 TL kadar borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Bu durumda dava değeri 114.014,54 TL olmaktadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacı davasında kısmen haklı çıkmış bulunduğundan İİK 89. maddesi gereğince ayrıca tazminata hükmedilmemiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin aksine ilişen istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. 3- Davacı kendisine usulüne göre tebliğ edilen ihbarnamelere süresinde itiraz etmeyerek iş bu davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermiştir.
Bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ve davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazı yerinde ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK m.353/1-b/2 uyarınca dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
4-Davacı, dava dilekçesiyle menfi tespit isteğinde bulunmuş olduğu halde, mahkemece, ayrıca davacıya davalı tarafından gönderilen 1,2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptaline de karar verilmiş olması isabetsiz ve davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazı yerinde ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK m.353/1-b/2 uyarınca dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
5-İİK 89 maddesinde "bu madde gereğince açılan menfi tespit davalarının maktu harca tabi bulunduğu" belirtilmiş olduğu halde mahkemece nispi harca hükmedilmesi de hatalı bulunduğundan, bu hususunda resen HMK m.353/1-b/2 uyarınca dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
Hal böyle olunca, dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkemenin yukarıda açıklanan hususlar dışındaki gerekçesine ve tüm dosya kapsımına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle HMK m.353/1-b/1 uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle HMK m.353/1-b/1 uyarınca kısmen reddine,3 ve 4 nolu bentte açıklanan nedenle HMK m.353/1-b/2 uyarınca kısmen kabulüne,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 3,4 ve 5 nolu bentlerde belirtilen kaldırma gerekçesine uygun şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/69, K. 2021/228, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama