İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/1290 K.2023/1805

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2020/1290Karar2023/1805Tarih2 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.209 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Dosya no
2020/1290
Karar no
2023/1805
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/12/2019
Numarası
2017/645 Esas - 2019/1506 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
02/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.209 kelime·11 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve diğer davalılarında işleteni ve sürücüsü olduğu ... plak sayılı özel halk otobüsünün sebebiyet verdiği 11/03/2015 günlü trafik kazasında araçta yolculuk yapmakta bulunan vekil edeni davacının yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, müvekkili yolcunun araçtan inmesini beklemeden aracın kapısı açık bir şekilde aracı hareket ettiren ve yolcunun otobüsten düşmesine neden olan davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu,

eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde bir miktar ödeme yapılmış ise de yapılan bu ödemenin uğranılan gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak), 3.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan (-sigorta şirketi bakımından temerrüd tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihinden).

150.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek avansı faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş. 02/10/2019 günlü bedel attırım dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin istek miktarını 20.916,51-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %37 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 6 ay olduğu benimsenerek 30/09/2019 günlü hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin ise manevi tazminat ilkeleri gözetildiğinde kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçe ile; -Davanın KABULÜ ile;

ödeme yapılan miktar düşüldükten sonra geçici ve kalıcı maluliyet için toplam 20.916,51 TL nin davalılar ... ve ...LTD ŞTİ den kaza tarihi 11/03/2015 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden 20/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, -Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;

taktiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...LTD.ŞTİ den kaza tarihi 11/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; görülmekte olan davanın, görülebilirlik koşulunu ortadan kaldıran CMK'nın 253.maddesindeki düzenlemelerin göz ardı edilmesi sonucunda yazılı biçim ve şekilde karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu ve kabule göre de ATK'dan rapor alınmaksızın tek bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporuna dayanılarak karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğuna ilişkindir. Davalı ... Tic. Ltd.

Şti. vekilinin istinaf nedenleri; davalı sigorta şirketinin temel istinaf nedenine paralel olup ayrıca sigorta şirketine başvuru yapılmadan eldeki davanın açılamayacağı, ayrıca kusurun hatalı belirlendiği, zaman aşımı itirazları üzerinde de durulmadığı gibi kaza tarihinde çalışmadığı anlaşılan davacı için tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da çok fazla bulunduğuna yöneliktir.

Davacı vekilinin istinaf nedenleri ise; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, kabule göre de reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı taraf yararına belirlenen vekalet ücreti davacı yararına hüküm altına alınan 3.600,00-TL'den daha fazla olamayacağı halde AAÜT hükümlerine aykırı olarak davalı taraf yararına manevi tazminat bakımından 12.350,00-TL ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.

Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/17. maddesinde. "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." ve CMK'nın 253/19. maddesinde de "...

Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.

Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenleme mevcut olup; somut olayda dava konusu kazayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında düzenlenmiş 08/06/2015 günlü bir uzlaşma tutanağı mevcut ise de; söz konusu uzlaşma tutanağı incelendiğinde davacının zararının bedel karşılığında giderilerek, uzlaşma sağlandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.

Diğer bir anlatımla 08/06/2015 günlü uzlaşma tutanağında davacının kaza neticesinde uğradığı maddi ve manevi zararların ne olduğu, bu zararların nasıl karşılandığı ve daha da önemlisi uzlaşmanın tarafı olan araç sürücüsünün davacıya ne bedel ödediği belirtilmiş değildir.

Kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nce verilen ve 18/10/2023 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılan 26/07/2023 gün 2023/43 Esas-2023/141 Karar sayılı ilamdan da anlaşılacağı üzere 5271 sayılı kanunun 253.maddesinin 19.fıkrasının 5.cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek, sözü edilen düzenlemenin iptal edildiği sabittir. Bu durumda; davalıların açıklanan bu durama ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

2-Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla, bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir. Somut olayda davacı taraf kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise kazanın oluşumunda davacının da en az araç sürücüsü kadar kusurlu bulunduğunu savunmuştur.

Dosya kapsamından Makine Mühendisi ...'nun katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 30/09/2019 günlü raporda; talep konusu kazanın oluşumunda davacı yolcuya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, olayda kaçınılmazlık faktörünün de mevcut olmadığı ve kazanın tamamen davalı araç sürücüsünün hatalı araç sevki neticesinde meydana geldiği açıklanmıştır.

Söz konusu bu raporda ki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin kaza tespit tutanağı ile polis memurlarınca düzenlenen 12/03/2015 günlü CD izleme tutanağındaki tespitlerle de tamamen örtüşmesi karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, her olay ve durumda mutlaka ATK'dan veya bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğine ilişkin bir zorunluluğunda mevcut bulunmaması karşısında davalıların kusura ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

3-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin az yukarıda bentler halinde gösterilen ve reddedilen hususlar dışında kalan diğer istinaf itirazlarına gelince. Kaza tarihinde yaklaşık 75 yaşında olduğu anlaşılan davacının, fiilen çalıştığına ilişkin dosyada herhangi bir kayıt ve belge bulunmamakta ise de; davacının PMF yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresi 7 yıl, TRH 2010 yaşam tablosuna göre de en az 8 yıl olduğu sabittir.

Hal böyle olunca mahkemece davalı taraf bakımından daha lehe olan PMF yaşam tablosu baz alınarak ve kişinin fiilen çalışmadığı kabul edilerek AGİ hariç yasal asgari ücretin neti üzerinden ve davacının kaza neticesinde uğradığı maluliyet oranı gözetilerek düzenlendiği anlaşılan (-efor tazminatı) aktüer hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir yanılgı mevcut değildir.

Bundan ayrı, eldeki dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yazılı biçimde başvuru da bulunulduğu ve bir miktar ödeme yapıldığı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Keza talep konusu kazanın 11/03/2015 tarihinde meydana geldiği, belirsiz alacak davası niteliğindeki eldeki davanın da 06/06/2017 tarihinde açıldığı belirgindir.

Kazada davacı yaralandığına göre, 2918 sayılı KTK'nun 109.madde hükmü gereğince eldeki davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi ceza zaman aşımı süresi olup, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2537 sayılı TCK'nun 89 ve 66.madde hükümleri uyarınca zaman aşımı süresinin, kazanın meydana geldiği 11/03/2015'den itibaren 8 yıl olduğu konusunda da herhangi bir belirsizlik bulunmamaktadır.

Bu durumda trafik kazası 11/03/2015 tarihinde meydana geldiğine ve görülmekte olan davada 06/06/2017 tarihinde açıldığına göre davanın zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı sabittir. (-Bkn. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/3361 Esas- 2019/2020 Karar sayılı ilamı) Bu durumda, davalı araç işleteni vekilinin açıklanan bu hususlara yönelik istinaf itizarlarının da reddi gerekmiştir.

4-Davalı ve davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları bakımından birlikte yapılan incelemede. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Kazanın meydana geldiği tarih (-11/03/2015),oluş şekli, kusur durumu (-davalı araç sürücüsünün tam kusurlu oluşu) davacının yaralanmasının özellikleri (-davacı %37 oranında maluliyete uğramış olması ve 6 aylık süre içerisinde iyileşebilecek şekilde yaralanması-), davacının yaşı, böyle bir yaralanmanın sonuçları ile kendisinde yaratacağı etki, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda;

mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine göre az veya fazla olmadığı, yerinde bulunduğu sonucuna varıldığından davalı vekilinin ve davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurularının reddi gerekmiştir.

Ne var ki karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren AAÜT'nin 10/2 maddesinde manevi tazminat davalarının kısmen reddi halinde karşı taraf vekili yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, davacı vekili yararına belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.

Hal böyle olunca mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi ve kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına sadece 3.600,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması gözetilerek, reddedilen manevi tazminat bakımından da davalı taraf yararına sadece 3.600,00-TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 12.350,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir.

Ancak vekalet ücretine ilişkin yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle tarafların yararına oluşan usulu kazanılmış haklar da gözetilerek ve hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece hatalı olduğu sonucuna varılan vekalet ücretine ilişkin hususun davacı yararına düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine

varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2019 tarih ve 2017/645 Esas 2019/1506 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ...Tic. Ltd. Şti.

Vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda bentler halinde gösterilen nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2019 tarih ve 2017/645 Esas 2019/1506 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise yukarıda (4) sayılı bentte açıklanan sebeplerle KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 54,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,

b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan ilk derece mahkemesi kararı gereğince alınması gereken 3.478,11-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 1.684,64-TL'nin düşümü ile kalan 1.793,47-TL bakiye harcın (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 613,68-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) istinaf yasa yoluna başvuran davalılardan müştereken ve müteselsilin alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 3-)İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2019 tarih ve 2017/645 2019/1506 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)DAVANIN KABULÜ ile;

ödeme yapılan miktar düşüldükten sonra geçici ve kalıcı maluliyet için toplam 20.916,51 TL nin davalılar ... ve ...LTD ŞTİ den kaza tarihi 11/03/2015 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden 20/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;

taktiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...LTD.ŞTİ den kaza tarihi 11/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-)-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 3.478,11 TL harçtan, peşin alınan 522,58 TL harç ile 62,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.893,53 TL harcın (...

Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğu poliçe ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, c-)Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 522,58 TL peşin harç ve 62,00 TL ıslah harcı toplamı 615,98 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, ç-)Davacı tarafça yapılan 1.983,75 TL bilirkişi ücreti ve posta giderinin kabul ve red oranı nazara alındığında 590,96 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,

bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-)Davalılardan ...LTD ŞTİ tarafından sarf edilen 50,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı nazara alındığında 35,10 TL nin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,e-)Davalılardan ...

Sigorta A.Ş ve ... tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, f-)Davacı taraf yararına maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, g-)Davacı taraf yararına manevi tazminat talebi yönünden AAÜT uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...LTD.ŞTİ ' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

h-)Davalılardan ..LTD.ŞTİ yararına, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,ı-)Taraflarca Yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m. 362/1-a hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/1290, K. 2023/1805, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1290
Karar No
2023/1805
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/1298 K.2023/1166
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2020/1307 K.2023/1198
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2020/1339 K.2023/1179
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2020/1351 K.2023/1170
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2020/1360 K.2023/1740
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/1362 K.2023/1957

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.