KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2146
- Karar no
- 2023/2081
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2020
- Numarası
- 2016/188 Esas - 2020/309 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; araç kiralama işi ile iştigal eden müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca, dava dışı ... isimli kiracının kullanımında iken, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın 29/09/2014 tarihinde çarpması sonucunda ... plakalı aracın hasarlandığını;zararın tespiti için Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/49 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, araç hasarının onarılması için 25.051,40 TL hasar bedelinin tespit edildiğini, bu bedelin karşı aracın ZMM sigortacısı olan davalı ...
A.Ş'den talep edilmesine rağmen ödenmediğini, tamir masraflarının müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, akabinde sigorta tarafından yalnızca 8.451,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle bakiye 16.153,14 TL'den kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 16.153,14-TL'nin kaza tarihi olan 20/09/2014 tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın başvurusu üzerine meydana gelen hasar miktarının alınan ekpertiz raporu doğrultusunda 18.183,80 TL olduğunun tespit edildiğini, ayrıca olayın meydana gelmesinde davacının %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, buna istinaden davacıya 8.451,00 TL ve ... şirketine 640,74 TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Çeşme 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/49 D.İş dosyası ile alınan bilirkişi raporunun müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edilmesi nedeniyle itirazda bulunulamadığını, tespit olunan hasar bedelinin fahiş olduğunu, avans faizi talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... davalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Davacı aracında meydana gelen hasar miktarının 09/12/2019 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 25.244,88 TL olarak tespit edildiği, yapılan tespitin değişik iş dosyası ile de uyumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
16/05/2018 ve 04/04/2019 tarihli bilirkişi raporlarının yeterli denetim ve incelemeyi içermemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, davacı aracında oluşan hasarın kazanın oluş biçimi ile uyumlu olduğu, davalı ...'in araç sürücüsü sıfatı ile haksız fiil hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ... araç işleteni sıfatı ile KTK hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...
A.Ş'nin ise Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi kapsamında zarardan sorumlu olduğu, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından davacıya hasar bedeli ödemesi olarak 8.451,00 TL ve 640,74 TL olmak üzere toplamda 9.901,74 TL tutarında hasar ödemesi yapıldığı, bu nedenle davacının bakiye alacağının 16.153,14 TL olduğu, davalı sigorta tarafından ayrıca değer kaybı ödemesi olarak 11.500,00 TL ödeme yapıldığı, sigorta poliçe limitinin 26.800,00 TL olduğu, sigortanın bakiye limitinin 6.208,26 TL olduğu, dava konusu aracın ticari araç olduğu,
haksız fiil hükümleri uyarınca davalı araç sürücüsü ve araç işleteninin meydana gelen zarardan kaza tarihi itibari ile sorumlu olduğu, davalı sigortanın ise temerrüt tarihi itibari ile sorumlu olabileceği, ancak davacı tarafça dava dilekçesi ile davalı sigorta yönünden faiz başlangıç tarihi belirtilmediği,
bu nedenlerle talep olunan hasar bedeline davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği ''gerekçesiyle, Davalı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 6.208,26 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile dava tarihi olan 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
aşan istemin reddine, Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile 16.153,14-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kaza tarihi olan 20/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davalı ... vekili, müvekkilinin davadan 25.05.2017 tarihinde yapılan tebligat ile haberdar olduğunu, öncesinde yapılan tebligatlardan haberdar olmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, D.
İş tespit raporunun da müvekkiline usulsüz tebliğ edildiğini, bakiye zararın da sigorta şirketinden tahsili gerektiğini, tespit raporunda belirlenen rakamın çok abartılı olduğunu, yerel mahkemece dosya kapsamında başka raporlarda bulunmasına rağmen diğer iki rapor ile çelişen son raporu hükme esas almasının hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasarı istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dava dilekçesi, tensip zaptı vs nin tebliğ edildiği adres ile istinaf eden davalının davadan ilk kez haberdar olduğunu belirttiği 25.05.2017 tarihli tebligat aynı adrese yapılmış olup, davalı ... davadan hebardar olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmamasına; kaza nedeniyle oluşan zarardan kusur oranında davalı sürücü, işleten ve sigorta şirketinin ( sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına;
yerel mahkemece hükme esas alınan 09.12.2019 tarihli rapor, D.
İş tespit raporu ile uyumlu olup, aracın hasar gören parçaları değerlendirilerek hazırlanmış, yeterli ve yargı-taraf denetimine açık olmasına göre; davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf itirazları yerinde görülmeyerek HMK 353-1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Ancak, somut olayda araçların niteliği göz önüne alındığında yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize (avans) hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının kabulü ile, diğer davalılar kararı istinaf etmediğinden,
davacının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, kararın HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, sadece istinaf eden davalının sorumluluğu bakımından faizin yasal faiz olarak düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 275,86-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,3/İstinaf eden tarafından,
istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,,4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve 2016/188 Esas - 2020/309 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davalı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 6.208,26-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile dava tarihi olan 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
aşan istemin reddine,b/Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile 16.153,14 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kaza tarihi olan 20/09/2014 tarihinden itibaren; davalı ..., avans faiziyle birlikte, davalı ... yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, c/Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.103,42.-TL'den davacı tarafça dava açılırken yatırılan 275,86.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 827,56.-TL harcın (davalı ...A.Ş.
Yönünden 424,08 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,d/Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 275,86.-TL peşin harç ve 29,20.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 305,06.-TL harcın (davalı ... A.Ş.
Yönünden 115,92 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,e/Davacı tarafından yapılan 1.600,00.-TL bilirkişi ücreti, 255,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.855,00.-TL yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.
Yönünden 704,90 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,f/Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,g/Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 3.400,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,h/Davalı ...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2146, K. 2023/2081, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama