KÜNYE
8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2185
- Karar no
- 2023/2094
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/09/2020
- Numarası
- 2019/121 Esas - 2020/352 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10/01/2010 tarihinde, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu hareketi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralandığını, iki yıla yakın bir süre tedavi gördüğünü, tedavisinin ilk 6 ayında yatarak tedavi gördüğünü, birden fazla ameliyat geçirdiğini, en son 16.02.2011 tarihinde çıkış işlemi yapıldıktan sonra fizik tedavi için sık sık hastaneye gittiğini, halen iyileşemediğini, bu nedenle maluliyet oranının belirlenemediğini, müvekkilinin tedavisinin kısmen de olsa bitmesi üzerine KTÜ'nce tanzim edilen 20.04.2018 tarihli raporla,
9 aya kadar iş göremezlik süresi olduğu, %25,2 oranında maluliyeti bulunduğunun belirlendiğini, davalı ... şirketine başvurduklarını ancak başvurularının zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduklarını ne var ki bu başvurularının da zaman aşımından reddedildiğini,
oysa zaman aşımının kalıcı iş göremezlik durumunun öğrenilmesi ile başlayacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici ve kalıcı iş gücü kaybı ve bakıcı giderlerine ilişkin 10.000- TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;03.07.2019 tarihli dilekçesi ile 10.000-TL tazminat talebinin 9.000-TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 500-TL'sinin geçici iş göremezlik ve ve 500-TL'sinin bakıcı gideri istemine ilişkin olduğunu açıklamış.
02.07.2020 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 123.044,65-TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.516,82 TL ve bakıcı gideri talebini 1.312,20- TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;ncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, poliçe genel şartları ve hasar tarihinde yürürlükte bulunan TTK ve TCK gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...Dosya kapsamında davacının davalı ... şirketine başvuru evrakı mevcut olmakla KTK’nun (Karayolları Trafik Kanunu) 97. maddesi gereğince dava şartının yerine getirildiği, davacının davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurusu bulunmakla, tahkim yargılaması esnasında itiraz hakem heyetince incelemenin süresinde tamamlanamayacağından bahisle taraflardan ek süreye muvafakat talep edildiği,
davalı yanın muvafakat etmemesi nedeniyle tahkim sonlandırılarak yetkili ve görevli mahkemede dava açılması yönünde karar verildiği görülmekle, kararın niteliği itibarıyla HMK'nun 114/1-i anlamında kesin hüküm teşkil etmediği, davacı yanın 20/04/2019 tarihli KTÜ tarafından düzenlenen adli kurul raporu ile kaza nedeniyle maluliyete uğradığını somut olarak öğrendiği,
bu hususun KTK'nun 109. maddesi kapsamında zararın öğrenildiği tarih olarak kabulünün gerektiği, davacı açısından 2 yıllık zamanaşımı süresinin adli kurul raporunun verildiği itibaren başlayacağı, nitekim davacının rapor tarihinden itibaren 2 yıl geçmeden davasını açtığı, zira yine aynı maddede düzenlenen 10 yıllık uzun zamanaşımı süresi 2010 tarihli kaza nedeniyle 2020 senesinde dolacağından dava tarihi itibarıyla bu sürenin de geçmediği, bu nedenle davalı yanın talebin zamanaşımına uğradığına yönelik itirazı ve diğer itirazları kabul edilmeyerek işin esasına geçildiği,
Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan TKHK Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24/09/2019 tarihli raporunda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle ortopedik arızasının tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği ve bu sürede %100 malul sayılması gerektiği, maluliyet oranının %20 olduğunun mütalaa edildiği görülmüş, raporda kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre maluliyet tespitinin yapıldığı, Davacının araçtan fırladığına göre emniyet kemeri takmayarak kazada müterafik kusurlu bulunduğu,
davacının müterafik kusurunun haricinde dava dışı sürücü...’in %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer hesaplamalarına göre; kaza tarihi itibarıyla uygulanması gereken PMF yaşam tablosuna göre davacının muhtemel hayat süresinin tespit edildiği, davacının hesap tarihi itibariyle talep edebileceği sürekli maluliyet tazminatının 205.074,41 TL, geçici maluliyet tazminatının 10.861,36 TL, bakıcı giderinin 2.187,00- TL olduğu, davacının emniyet kemeri takmayarak müterafik kusuru nedeniyle %20 indirim uygulanmasının gerektiği, her ne kadar soruşturma dosyasındaki ifadelerden davacının dava dışı sürücünün halasının oğlu olduğu,
bu nedenle taşımada maddi ve manevi menfaat olmadığından hatır taşıması indiriminin yapılmaması gerek ise de, davacının rapor doğrultusunda talebini ıslah ettiği anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereğince raporda %20 müterafik kusur indirimine ek fazladan 43.624,55 TL'ye tekabül eden %20 hatır taşıması indirimi uygulanarak belirlenen toplam 130.873,67 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, raporda hesaplanan tazminatın poliçe limiti dahilinde kaldığı; hükme esas alınan 04/06/2020 tarihli kusur ve aktüer bilirkişi raporuna, davalı yanca somut bir itirazda bulunulmadığı,
davacı yanca davalıya 02/04/2018 tarihi itibarıyla başvurunun yapıldığı, 8 iş günü geçtikten sonra davalı temerrüdünün 13/04/2018 tarihi itibarıyla oluştuğu '' gerekçesiyle,Davanın KABULÜ İLE, 123.044,65 TL sürekli iş göremezlik, 6.516,82 TL geçici iş göremezlik ve 1.312,20 TL bakıcı giderinden kaynaklanan toplam 130.873,67 TL maddi tazminatın 13/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının maluliyetini kazadan 9 yıl sonra öğrendiğini bahsedilemeyeceğini, davacının aynı taleple Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurunun da zaman aşımından reddedildiğini, bu nedenle kesin hüküm/ derdestlik itirazlarının da bulunduğunu, diğer yandan maluliyete dair raporun ATK'dan alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici/ kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu trafik kazası 10.01.2010 tarihinde gerçekleşmiş, davacı tarafça dosyaya sunulan Karadeniz Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü tarafından hazırlanan 20.04.2018 günlü heyet raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacının iyileşme süresinin 9 ay olduğu, bu süreçte %100 malül sayılması gerektiği, beden gücü kaybı oranının ise %25,2 olduğu tespit edilmiştir.
Davacı, kazadan sonra 2 yıla yakın bir süre tedavi gördüğünü, tedavisinin ilk 6 ayında yatarak tedavi gördüğünü, birden fazla ameliyat geçirdiğini, en son 16.02.2011 tarihinde çıkış işlemi yapıldıktan sonra fizik tedavi için sık sık hastaneye gittiğini, halen iyileşemediğini, bu nedenle maluliyet oranının belirlenemediğini ileri sürmüş; davalı, davanın zaman aşımına uğradığını savunmuş, yerel mahkemece davalı tarafın zaman aşımı defi itibar görmemiş ve yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır.
Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.
Dosya kapsamından, davacının tedavi evrakının tetkikinden, tedavi sürecinin bir süre devam ettiği anlaşılmakta ise de, davacının maluliyet durumu ile ilgili olarak gelişen bir durum olup olmadığı hususu, konusunda uzman bilirkişi heyetinin değerlendirmesi ile netlik kazanabilecek bir olgudur.
Bu durumda, davacıya tedavisine ilişkin tüm evrakları ( fizik tedavi, ameliyat ..vs) sunması için süre verilmesi, tedavi evrakların tamamının ilgili yerlerden getirtilerek dosyaya kazandırılması, akabinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden, trafik kazası nedeniyle davacının işgücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi ve davacının işgücü kaybında kaza tarihinden sonraki süreç içerisinde gelişen bir durum olup olmadığı,
olmuş ise gelişen bu durumun ne zaman son bulduğu ve maluliyet oranının hangi tarihte netleşmiş olduğu hususlarının da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kaldırma kararı gereğince işlem yapılıp yeniden bir karar vermek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine İADESİNE,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2185, K. 2023/2094, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama