İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1099 K.2024/1745

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2021/1099Karar2024/1745Tarih7 Kasım 2024Okuma14 dk · 2.865 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Dosya no
2021/1099
Karar no
2024/1745
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/10/2020
Numarası
2016/232 Esas - 2020/601 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
07/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.865 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R AR

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'ın da sürücüsü olduğu, davalı ... nezdinde de ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, ...'ya çarpması neticesinde meydana gelen 03/02/2012 günlü trafik kazasında vekil edeni ...'nın eşi, diğer davacıların da babası olan ...'nın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, bu durumda oluşan maddi zararların giderilmesinde davalılar birlikte sorumlu iseler de davalı ...'nın tüm branşlardaki ruhsatlarının Sigortacılık Yasasının 20.maddesindeki düzenleme uyarınca iptal edilmiş olduğundan,

...'nın da davalı olarak sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davacı eş için 1.000,00-TL, diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 100,00-TL olmak üzere toplam 1.400,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ayrıca davacı eş Ünzile için 40.000,00-TL, diğer davacıların her bir için de ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere toplam 140.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve ... dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş.

19/03/2019 günlü ıslah dilekçesi ile de ... yönünden olan maddi tazminata ilişkin istek miktarını 113.486,35-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "... davacı tarafın iddiaları, davalıların beyanları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

03/02/2015 tarihinde davalıdavalı ...'ın maliki olduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Ankara'dan İstanbul yönüne doğru seyir halinde iken yolun sağ tarafında park etmiş ... plakalı kamyondan inmiş ve aracın yanında yaya olarak bekleyen ...'ye ardından da refüje çıkarak otobüs durağı önüne bekleyen ...'ya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında destek ...'nın vefat ettiği, 17/04/2018 tarihli ATK raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı eş ... dışındaki mirasçıların yaşlarının kaza tarihi itibarı ile 32 ile 41 arasında olduğu,

yargıtay yerleşik içtihatlarına göre destek alma yaşının üzerinde oldukları gibi bu davacılara müteveffanın destek olduğunun da ispat edilemediği, davacı ...'nın ise müteveffanın eşi olması nedeniyle müteveffanın desteğinden faydalandığının ve desteğin ölümü nedeniyle bu destekten mahrum kaldığının sabit olduğu, aktüer bilirkişi tarafından talep edilebilecek tazminat tutarının 113.486,35-TL olarak hesaplandığı,

haksız fiilden kaynaklanan bu zarar nedeniyle davalılar araç maliki, araç sürücüsü ve sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, araç maliki olan davalı ... aracının dava dışı ...'ye devri için noterden vekaletname ile ...'nin kardeşi olan ...'ye devir ve satış yetkisi verildiğini belirtse de kaza tarihi itibarı ile halen araç maliki olduğundan zarardan sorumlu olduğu, kazanın 03/02/2015 tarihinde meydana geldiği davanın ise 03/03/2016 tarihinde, 2918 sayılı KTK 109.

Maddesinde belirlenen 2 ve 10 yıllık süreler içinde açıldığı, davalı ... şirketinin daha önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle sigorta şirketi hakkında temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu, davalılardan ...'na ise kaza tarihi itibarı ile kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı bulunduğundan husumet yöneltilemeyeceği..." açıklanarak, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki gerekçeyle;

-Davacı ...' nın talebi yönünden davanın KABÜLÜ ile 113.486,35 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

-Diğer davacılar yönünden açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE, -Davalı ...' na karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, -Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile diğer davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine mahkemece davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu değerlendirilerek verilen 21/04/2021 günlü ek kararla.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25/03/2021 gün 2021/402 esas - 2021/500 karar sayılı geri çevirme kararı doğrultusunda, davacılar vekiline gerekli harç ve masrafları yatırması için muhtıra düzenlenerek tebliğ olunduğu ancak davacılar vekilinin muhtıra gereğini süresi içerisinde yerine getirmediği, bu nedenle davacılar ..., ..., ... ve ...'nın istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği; bu ek kararın usulüne uygun şekilde davacılar vekili avukat ...'a tebliğ edildiği, ancak iş bu ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığı görülmüştür.

Bu durumda istinaf incelemesinin sadece davacı ... ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları gözetilerek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacı ... vekilinin istinaf nedenleri; eldeki davanın ...'na yöneltilmiş olması haklı ve doğru olduğu halde, hatalı değerlendirme neticesinde iş bu davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da çok az bulunduğuna ilişkindir.

Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazaya karışan araç, kazadan çok önce 20/08/2014 tarihinde ... isimli şahsa satılarak, aracın zilyetliği de bu kişiye devredildiği ve bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulduğu halde işleten sıfatı bulunmayan vekil edeninin sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu, kabule göre de hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş bulunduğu, ayrıca dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığı hususlarına ilişkindir.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, ruhsatı iptal edilen sigorta şirketi yerine geçen ...na da yönetilmek suretiyle açılmıştır.

1-Davalı ... vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, vekil edeni kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi olmasına rağmen, kazadan yaklaşık 5 ay önce diğer davalı bulunan ...'ye satarak devrettiğini, dolayısıyla da işleten sıfatının kalmadığını, bu nedenle sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini ileri sürmüş ve müteakip. 20/08/2014 günlü araç satış sözleşmesinin dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.

İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.

Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.

Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.

2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,

bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.

Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.

Bunun yanı sıra, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d bendi "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır.

Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir" hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d bendinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir.

Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu, tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. ( Bkz.

Yargıtay 17. HD'nin 2015/12712 Esas, 2018/717 Karar; 2013/8644 Esas, 2014/8876 Karar sayılı ilamları) Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince işleten sıfatı devam eden ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/son maddesi uyarınca araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru imiş gibi sorumlu olan araç maliki ...'ın sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden davalı vekilinin açıklanan bu hususu amaçlayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin maddi tazminatın fahiş hesaplandığına ilişkin istinaf itirazına gelince.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesi neticesinde, PMF yaşam tablosu ile prograsif rant uygulaması baz alınarak profesyonel kamyon sürücüsü olduğu anlaşılan müteveffanın emsal ücret araştırmaları da dikkate alınarak asgari ücretin 1,43 katı gelir elde edeceği varsayımına dayanılarak düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına ve söz konusu raporda davacı eşin 62 yaşında olduğu gözetilerek evlenme olasılığı bulunmadığı yönündeki değerlendirme

neticesinde belirlenen maddi tazminat miktarından herhangi bir indirim yapılmamış olmasının da doğru olmasına göre davalı vekilinin maddi tazminatın fahiş belirlendiğine ilişkin istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Davacı vekilinin ...na yönelik dava bakımından verilen karara yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde. Dosya kapsamından. 03/02/2015 günlü kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 07/11/2014-17/11/2015 tarihleri arasını kapsar biçimde ...

Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigortalı olduğu anlaşılmakta ise de, ... Sigorta A.Ş'nin 07/08/2015 tarihinde tüm sigorta dallarındaki ruhsatları Hazine Müsteşarlığı tarafından iptal edilmiştir. ... yönetmeliğinin 9.maddesinde de "... Sigorta şirketinin mali bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi yada iflası halinde ödemekle hükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için" ...'na başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Bu durumda, görülmekte olan davada davalı ... yanında ...'na da dava yöneltilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince ruhsatı iptal edilen sigorta şirketi yerine geçen ...na da yöneltilerek açılan bir davada hüküm altına alınan maddi tazminatın zaten ...ndan tahsil edileceği gözetilmek suretiyle buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, açıklanan hususların göz ardı edilmesi neticesinde ...na yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ve bu karara bağlı olarak lehine ret vekalet ücretine hükmolunması isabetsiz olmuştur.

4-Taraf vekillerinin hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının hatalı belirlendiğine yönelik istinaf itirazları birlikte incelendiğinde. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Bu durumda, kazanın meydana geldiği tarih (-03/02/2015), kusur durumu, (-davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu oluşu) davacı ... ve diğer davacılar ile ölenin yakınlığı, ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, davacıların eş ve baba kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacakları elem ve ızdırabın ağırlığı, kazaya sebebiyet veren aracın ticari amaçla kullanılan bir araç bulunuşu, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması,

gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; ölümle sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; fazla olmadığı, ancak istinaf yasa yoluna başvurun davacı eş yararına daha yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacı ... vekilinin istinaf talebi yerinde ise de; davalı ... vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Ancak. (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan biçimde davacı Ünzile aleyhine gerçekleşen hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.

353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, diğer davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatlara dokunulmaksızın, sadece istinaf yasa yoluna başvuran davacı eş Ünzüle yararına 25.000,00- TL manevi tazminata hükmedilmek ve ...na yönelik davanın reddine ilişkin hüküm bölümü karar yerinden çıkartılarak,

sonuç duruma göre tarafların yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücretine ilişkin diğer sorumlulukları da yeniden belirlenmek suretiyle esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarih ve 2016/232 Esas 2020/601 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle KABULÜNE, davalı ... vekili tarafından yapıllan istinaf başvurusunun ise (1), (2) ve (4) nolu bentte gösterilen sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı ...'ya iadesine,

b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 10.348,03 harçtan peşin yatırılan 2.587,00-TL harcın düşümü ile bakiye 7.761,03-TL harcın adı geçen bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,

2-)İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarih ve 2016/232 Esas - 2020/601 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-)...' nın maddi tazminat talebi yönünden; davanın KABÜLÜ ile 113.486,35 TL maddi tazminatın davalı ... / sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

b-)Diğer davacılar tarafından açılan maddi tazminat davalarının ise, sübut bulmadığından REDDİNE, c-)Davacı ... yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 18.157,82- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, ç-)Davacılar ..., ..., ..., ... yönünden maddi tazminat talebi red olunduğundan; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca gereğince belirlenen 400,00TL vekalet ücretinin bu davacılardan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,

d-)Manevi tazminat talebi yönünden; davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise REDDİNE, -Diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 7.000,00- TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile diğer davacılara ödenmesine,

e-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 25.000,00-TLvekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, davacılara verilmesine, f-)Davalı ...'nın ret olunan manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıı ...'dan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ve ...'a verilmesine,

g-)Diğer davacılar ..., ...,... ve ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığı ve davalı ... tarafından iş bu davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla belirlendiğine ilişkin istinaf itirazı da ret edildiği için, vekalet ücretine ilişkin olarak taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile karşılıklılık ilkesi ve istinaf eden aleyhine hüküm tesis edilmemesi gerektiğine ilişkin ilke gözetilerek,

ilk derece mahkemesince verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, adı geçen davacılar yararına hüküm altına alınan toplam manevi tazminatların toplamı üzerinden belirlenen 4.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... dışında kalan davacılar ..., ... ve ...'ya.

3.400,00-TL ret vekalet ücretinin de davacılar ..., ... ve ...'dan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, h-)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 11.372,68-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.407,96-TL (482,96TL dava açılırken+ 1.925,00TL ıslah ile)nin düşümü ile kalan 8.964,72-TLbakiye harcın (-davalı ...

Hesabının/sigorta şirketinin sorumluluğu 7.940,07-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, ı-)İlk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında davacı tarafça yapılan 600,00TL bilirkişi ücreti ve 1.319,75TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.919,75TL- yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre (0,66) hesaplanan 1.267,03-TL'sinin (davalı ...

Hesabının/sigorta şirketinin sorumluluğu 1.151,85-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, i-)Ayrıca davacılar tarafından bu dava nedeniyle yatırılan toplam 2.407,96TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

j-)İlk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında davalılar tarafından tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-)Kullanılmayan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1099, K. 2024/1745, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1099
Karar No
2024/1745
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1103 K.2024/1629
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1109 K.2024/1704
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1114 K.2024/1703
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1115 K.2024/1705
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1118 K.2024/1708
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1126 K.2024/1194

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.