KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1837
- Karar no
- 2024/1808
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/10/2019
- Numarası
- 2017/1091 Esas - 2019/780 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
- İstinaf karar tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacılar vekili dava dilekçesi ile. 25.03.2017 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkillerinin müşterek çocukları...'ın vefat ettiğini ve müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, dava tarihinden evvel yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 32.250,00-TL tazminat talebinde bulunulduğunu,
ancak teklif edilen tazminatın düşük olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) her iki müvekkili için 50.000,00-TL tazminatın olay tarihinden kabul görmemesi halinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24.01.2019 tarihli dilekçesi ile.
50.000,00-TL değer üzerinden açtıkları davadaki taleplerini 92.995,05-TL'ye artırdıklarını bildirerek tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün asli (%75 oranında), park halindeki aracın arkasından geçmeye çalışan müteveffa yayanın (%25 oranında) tali kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişi marifetiyle hesaplattırılan destek zararlarının davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği kanaati ile;"Davanın KABULÜ ile.
Davacı ... için 53.486,27 TL, Davacı ... için 39.508,78 TL destek tazminatının 09/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça belirtilmediği, sadece davanın kabulüne karar verilmesi isteminin açık talep sonucu olarak değerlendirilemeyeceği, davanın hukuki sebebi ve konusunun yer almadığı, davanın belirsiz alacak mı yoksa kısmi eda davası mı olduğunun belirtilmediği, müvekkili şirket tarafından yaptırılan hesaplama neticesinde destekten yoksun kalma zararının 32.250,00-TL olduğunun belirlendiği ancak davacı tarafça söz konusu tazminat miktarının kabul edilmeyerek eldeki davanın açıldığı,
tazminat hesabı yapılırken bakiye ömrün TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanması gerektiği, tazminat hesabının hatalı yapıldığı, kusur indirimi yapılmadığı, kaza tarihinden rapor tarihine kadar geçen sürenin 228 gün olduğu ve işlemiş döneme ilişkin hesabın bu süre dikkate alınarak yapılması gerektiği, SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ve yapılan ödeme var ise tazminat miktarından mahsubu gerektiği,
müvekkili şirket tarafından belirlenen ancak davacı tarafça kabul edilmeyen tazminat miktarı yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu miktar yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, aksi halin sebepsiz zenginleşme hükümlerinin kıyasen uygulanmasını gerektireceği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı tarafça, dava dilekçesinde 50.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı istenildiğinin, HMK'nın 107. maddesine dayanılmak suretiyle davanın belirsiz alacak olarak açıldığının ve yargılama sırasında sunulan 24.01.2019 tarihli dilekçede de, dava değerinin aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda artırıldığının bildirilmiş olmasına,
hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda tazminat hesabı yapılırken TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasına, her ne kadar tazminat hesabında işleyecek dönem hesabının prograsif rant yöntemine göre yapılması gerekmesine rağmen somut olayda teknik faiz uygulanarak yapılmış olan ve davacı tarafça itiraz edilmemiş olması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğuran tazminat hesabının hükme esas alınmasına, belirlenen tazminat üzerinden %25 oranında kusur indirimi yapılmış olmasına,
desteğin kaza tarihinde 5 yaşında olmasına binaen SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmamış olmasına, davacı tarafın, gerçek zararının altında teklif edilen tazminatı kabul etme zorunluluğu bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1837, K. 2024/1808, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama