Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26.02.2014 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalı ... AŞ'ye ( eski adı ... Sigorta AŞ) ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı motorsiklet ile davalı ... AŞ'ye ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilin kaza nedeniyle her iki davalıya da, 03.04.2014 tarihinde başvuru yaptığını,
fakat her iki davalının da ödeme yapmayıp başvuruyu reddettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere her bir davalıdan 50'şer-TL olmak üzere geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100-TL ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 100-TL olarak toplam 200-TL maddi tazminatın davalılara başvuru tarihini müteakip 8. işgünü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalırdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
02/07/2020 tarihli dilkeçsi ile talebini toplam 194.159,46-TLolarak ıslah etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,ticari faiz talebinin yersiz olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ...
AŞ vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı motosiklette yolcu olup müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''..
27/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ın kavşakta geçiş önceliğine uymadığından %75 oranında asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kavşağa ayaklaşırken araç hızını azaltmadığından %25 tali kusurlu olduğu; davacı motosiklette yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı.
Adli Tıp Kurumu'nun 06/02/2019 tarihli raporunda davacının %15,2 oranında malul kaldığı, 9 aya kadar iş görememezlik durumun olduğunun tespit edildiği;07/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda: ...’nun indirimsiz maddi zararının 194.159,46 TL olduğu, %20 oarnında müterafik kusur indirimi ile %20 oranında hatır taşıması indirimi sonrası ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının 116.495,68 TL olduğunun tespit edildiği;
davalı ... şirketlerinin poliçelerin teminatı kapsamındaki davacının zararından sorumlu oldukları'' gerekçesiyle,Davanın kısmen kabulü ile 116.495,68- TL maddi tazminatın 21/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri:Davacı vekili; müvekkilinin kazada müterafik kusuru bulunmadığını, gerekçeli kararda müvekkilinin hangi nedenle müterafik kusuru bulunduğu açıklanmadan bu hususta indirim yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki müterafik kusur indirimi yapılmasının sadece davalı ...
AŞ tarafından talep edildiğini, davalı ...Sigorta AŞ yönünden ise talep bulunmadığından bu hususta indirim yapılmasının hatalı olduğunu; hatır taşıması indirimi ise sadece şartları var ise müvekkilinin yolcu olduğu araç yönünden söz konusu olup, ...
Sigorta AŞ karşı aracın sigortası olduğundan onun yönünden hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu; kaldı ki sürücü ...'ın müvekkilinin kaza tarihindeki nişanlısı olup hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu;
hesaplanan 194.159,46-TL tazminatın tamamının hüküm altına alınması gerekirken hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılarak eksik tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.1-Müterafik kusur bir defi olmayıp taraflarca ileri sürülmese dahi, hakimin tazminatı belirlerken TBK 52. (eski BK.44.) madde hükmüne göre resen gözönüne alınması gereken bir husustur.( Yargıtay 17.HD'nin 2016/3135 Esas,
2018/11955 Karar sayılı ilamı) Dosya kapsamından her ne kadar kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu motorsiklette seyrederken kask, dizlik..vs takıp tamadığı işaretlenmemiş ise de, ATK raporunda davacının yaralanmasının baş bölgesinde olduğu, sağ temporal kanama meydana geldiği, 2 gün yoğun bakımda kaldığı tespit edildiğine göre yaralanmasına göre takılması mecburi olan kaskı takmadığı belirgin olup,bu nedenle kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından,
davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının esastan reddi gerkmiştir.
2-Somut olayda, her ne kadar kollukta verilen ifadelerde sürücü ... tarafından davacı ile arkadaş oldukları beyan edilmiş ise de, davacı vekilince 05.11.2019 tarihli dilekçe ile müvekkili ... ile dava dışı sürücü ...'ın kaza tarihinde nişanlı oldukları ileri sürülmüş olup dilekçe ekinde sunulan nüfus kaydına göre davacı ile dava dışı sürücü ...'ın 18.09.2015 tarihinde evlendikleri anlaşılmakla, nişanlı, yakın akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan somut olayda hatır taşınmasından bahsedilemeyecek olmasına ve dahi karşı aracın ... sigortacısı ...
AŞ'ye yönünden de hatır taşıması indirimi yapılamayacak olmasına göre (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/19530 Esas, 2019/9799 Karar sayılı ilamı) netice olarak yerel mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken, gerekçesi açıklanmadan hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince kaldırılıp yanılgılı hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulması (toplam geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı 194.159,46-TL'den sadece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 155.327,56-TL'ye hükmedilmesi ve yapılan bu indirimin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilecek ) gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekilinin istinaf başvursunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davanın kısmen kabulü ile 155.327,56- TL maddi tazminatın 21/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b-)Alınması gerekli 10.610,42-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 689,20- TL'nin düşümü ile bakiye 9.921,22- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,c-)Davacı tarafça peşin ve tamamlamam harcı olarak yatırılan toplam 689,20-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
d-)Davacı tarafından sarf edilen 234,40- TL posta masrafı+ 1.800,00- TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 2.034,40-TL yargılama giderinin ( yapılan indirimin takdiri indirim olması nedeniyle yargılama gideri paylaştırılamayacağından) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, e-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
f-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise de yapılan indirimin takdiri indirim olması nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 3/ Gider avansından arda kalan kısmın yatıran tarafa iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024