KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Dosya no
- 2021/1947
- Karar no
- 2021/1865
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2018
- Numarası
- 2015/807-Esas 2018/448-Karar
- Dava türü
- Trafik Kazasından Kaynaklanan (Cismani Zarar) Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 25/11/2021
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08.10.2014 kaza tarihinde davalıların maliki ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, 10.000-TL manevi tazminatın davalı ... tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Taraflar maddi tazminat hususunda sulh olduklarını beyan ettiklerinden maddi tazminat konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 3.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava dışı minibüs şoförünün dinlenmediğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
08.10.2014 kaza tarihinde davalıların maliki ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığı anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacı yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davalının tanıklarının dinlenmiş olmasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1947, K. 2021/1865, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama