İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2023 K.2022/161

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;

Esas2021/2023Karar2022/161Tarih10 Şubat 2022Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Şubat 2022
Dosya no
2021/2023
Karar no
2022/161
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/06/2021
Numarası
2020/94 ESAS 2021/340 KARAR
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İstinaf karar tarihi
10/02/2022
Karar yazım tarihi
16/02/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava açan dilekçesinde özetle.

29/10/2012 tarihinde Bursa - İzmir karayolunun 49. km'sinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin velayetinde olan ...'un ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan ...'in asli kusurlu olduğunu, kazayı yapan aracın trafik sigortasının olmadığını, bu nedenle zararın tazmininin mümkün olamadığını, Karayolları Garanti Sigorta Fonu Yönetmeliğine göre müvekkilinde meydana gelen iş gücü kaybı karşılığı olan maluliyetin tazmini için yaptıkları başvuru sonucu ... nolu ... dosyasından müvekkili hesabına ödeme yapıldığını,

konan teşhise göre müvekkilinin engel durumunun %99 olup sürekli ağır engelli konumunda olacağının ve çalıştırılamayacağının ortaya çıktığını, bakım ücretinin ödenmesi için ...na başvuru yapıldığını ancak SGK tarafından karşılanacağı gerekçesiyle talebin reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL bakım ücreti alacağının kaza tarihi olan 29.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, maluliyet teminatı miktarının tamamı olan 225.000,00 TL'nin 27/03/2014 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin tedavi teminatı yönünden herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.

Birleşen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/208 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava açan dilekçesinde özetle.

29/10/2012 günü saat 06:45 sıralarında Bursa-İzmir karayolunun 49. Km'sinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin velayetinde olan ...'un ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka numaralı araç sürücüsü olan ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin de içinde bulunduğu aracın şoförü olan bu şahsın hatası sonucu araç içinde bulunan üç kişinin vefat ettiğini, müvekkilinin de ağır derecede yaralandığını, kazayı yapan aracın trafik sigortasının bulunmadığını, kaza sonucu bakıma muhtaç olan müvekkiline babası ...'un vasi olarak atandığını,

kazayı yapan aracın trafik sigortası bulunmadığından Karayolları Güvence Fonuna başvurarak sigorta limiti dahilinde 225.000,00 TL ödenmesinin sağlandığını, bakım ücreti talebi ile yaptıkları başvurunun ise Güvence Fonu tarafından reddedildiğini, bunun üzerine açtıklarını davanın da Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/521 Esas 2017/672 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, red kararına yaptıkları istinaf başvurusu sonucu mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini belirterek, dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/94 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,

şimdilik 210.000,00 TL belirsiz bakım ücreti alacaklarının kaza tarihi olan 29/10/2012 tarihinden bu yana faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen dosya yönünden verdiği cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, maluliyet teminatı miktarının tamamı olan 225.000,00 TL'nin 27/03/2014 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin geçici bakım giderinden sorumlu olmadığını, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılarak emniyet kemerinin takılı olmaması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından 27.03.2014 tarihinde yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti için öncelikle 2014 tarihindeki asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini,

yapılacak hesaplama sonucunda yapılan ödemenin yeterli olmadığına karar verilmesi halinde rapor tarihindeki veriler esas alınarak bakiye tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek hükmedilecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.

Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/321 esasını alan asıl dava dosyasında mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 esasının aldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 16/01/2020 tarih ve 2018/532 esas 2020/63 karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma sonrası 2020/94 esasını alan dava dosyasında Kocaeli 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/208 esas sayılı dosyasının birleştirildiği anlaşılmıştır.

Açılmış olan asıl ve birleşen davaya ilişkin ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda.

"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın 29/10/2012 tarihinde tek taraflı olarak kaza yaptığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün tek başına asli kusurlu olduğu, davacının araç içinde yolcu konumunda olması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle malul hale geldiği ve davalı tarafından davacıya 225.000,00 TL sakatlık tazminatı ödemesi yapıldığı, asıl dava ve birleşen dava ile bakıcı giderinin talep edildiği, yaşam boyu bakıcı giderlerinin tedavi giderleri teminatı kapsamında olduğu,

12/03/2021 tarihli ATK raporunda davacının ömür boyunca bir başkasının bakımına muhtaç olduğu, bakıcı giderinin gerekli olduğu görüşünün bildirildiği, ATK raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı vekilinin rapor içeriğine gerekçeli herhangi bir itirazda bulunmadığı, bakıcı giderinin kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanacağı, 25/07/2017 tarihli raporda bakıcı ücretlerinin net ücrete göre 669.492,76 TL, bürüt ücrete göre 936.485,02 TL olarak hesaplandığı, davalının tedavi gideri kişi başına teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu,

davacı vekilinin 15/04/2021 tarihli celsede 25/07/2017 tarihli raporda bakıcı giderinin hesaplandığını, davalı ...'nın sorumlu olduğu miktarın 225.000,00 TL olduğunu, tekrar aktüer bilirkişi raporu aldırılmasına gerek olmadığını, mevcut raporda güvence hesabının sorumlu olduğu miktarının 3 katı hesaplama yapıldığını beyan ettiği, 25/07/2017 tarihli raporda yapılan hesaplamalar ve davacı vekili beyanı dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince mahkememizce tekrar rapor alınmasına gerek duyulmadığı, zira davalının teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporunda teminat limitinin çok üzerinde bir hesaplama yapıldığı,

davalı vekilinin birleşen dosyaya verdiği cevap dilekçesinde emniyet kemeri takılmadığından bahisle müterafik kusur indirimi talep edildiği, davalı tarafça bu yönde dosyaya delil ibraz edilmediği, kaza tespit tutanağında da emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olarak işaretlendiği, müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacı tarafça davalıya bakıcı gideri tazminatı için yapılan başvurunun 23.06.2015 tarihinde reddedildiği, davalının bu tarihten itibaren faiz ile sorumlu olması gerektiği anlaşılmakla asıl davanın kabulü ile,

15.000,00 TL bakıcı giderinin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/208 esas sayılı dava yönünden; davanın kabulü ile. 210.000,00 TL bakıcı giderinin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile.

Asıl dava yönünden; -davanın kabulü ile, 15.000,00 TL bakıcı giderinin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/208 esas sayılı dava yönünden; -davanın kabulü ile.

210.000,00 TL bakıcı giderinin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri.

Davacı tarafın bakıcı gideri talebine ilişkin olarak müvekkili kuruma başvuru yapılmadığı, davanın usulden reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, müvekkili kurumun bakıcı giderlerinden (geçici-kalıcı bakıcı gideri ve tedaviye bağlı ek gider) sorumlu olmadığı,

tedavi gideri teminatına ilişkin olan taleplerin SGK'ya yöneltilmesi gerektiği, davanın bu nedenle reddinin gerektiği, ayrıca bakıcı giderlerini kabul etmemekle birlikte aktüer hesaplaması yapılırken bakıcı giderinin hesaplanmasında brüt ücret üzerinden değil net asgari ücret üzerinde hesaplama yapılmasının gerektiği, davacının kafa içi kanama sebebiyle yaralandığının tespit edildiği, bu bulguların davacının kaza esnasında emniyet kemeri kullanmadığını kanıtladığı, davacının bilerek koruyucu ekipman kullanmadan araca binmiş olması sebebiyle ağır kusuru ile zarara rıza göstermiş olmakla müterafik kusurlu olduğu,

bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerekirken yapılmamasının hatalı olduğu, davacının hatır için araca binmiş olduğundan hatır indiriminin de yapılması gerekirken yapılmamış olmasının da hukuka aykırı olduğu, SGK tarafından ödeme yapılmışsa bunun da tazminattan indirilmesi gerektiği, müvekkili kurumun temerrüdü gerçekleşmediğinden birleşen dava yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, hususlarına ilişkindir.

İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan incelemede. Dava ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle bakıcı gideri istemine ilişkindir.

29/10/2012 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve yönetimindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'un ağır bir şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü olan ...'in asli kusurlu olduğu, kazayı yapan aracın trafik sigortasının olmadığı, davalı ...na bakım gideri için başvuruda bulunulduğu, talebin reddi üzerine davacının bakım gideri istemiyle asıl ve birleşen davayı açtığı, anlaşılmıştır.

1/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır.

Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de. 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır.

KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup.

6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur.

Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı).

Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, davacının bedensel zararın bir türü olan bakıcı ihtiyacı içerisinde olacağına ilişkin varsayımından hareketle, bu giderin sağlık gideri olduğu ve poliçede bu konuda limit olduğu da gözetilerek,

davalı sigorta şirketinin bu zarar kalemine ilişkin olarak sorumluluğu yoluna gidilmesi doğru olduğundan, davalı birleşen dosya davalısı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Sonuç olarak. İlk derece mahkemesince dosyaya ikame olunan delillerin, esas hakkında ki karar ve gerekçesi ile birlikte (istinaf nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle) incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bakıcı ihtiyacının gerek Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın raporu, gerekse doktor bilirkişi tarafından düzenlenen raporla tespit edilmiş olmasına,

davacının emniyet kemeri takmadığı hususunun davalı tarafça ispat edilememiş olması ve kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir saptamanın olmaması karşısında bilirkişi raporu ile belirlenen bakıcı giderinden emniyet kemeri takılmadığından bahisle müterafik kusur indirimi yapılmaması yönünde ki uygulamanın doğru olmasına, davacının hatıra binaen taşındığına dair iddianın davalı tarafça ispatlanamamış olmasına göre bu iddia gereğince indirim yapılmamış olmasının doğru olmasına,

bilirkişi tarafından bakım giderine ilişkin brüt ve net ücret üzerinden seçenekli olarak hesaplanan bakım giderlerinin her iki hesaplamada da poliçe limitinin çok üstünde olması nedeniyle bu hususta ki kabulün eldeki dava yönünden sonuca etkili bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin bu hususta ki kabulü ve uygulamasında bir isabetsizlik olmamasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜ M/ Gerekçe uyarınca, 1-)Usul ve yasaya uygun Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarih ve 2020/94 esas 2021/340 karar sayılı kararına yönelik ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf eden davalıdan alınması gereken 15.369,27-TL harçtan peşin yatırılan 3.842,44-TL nispi karar ilam harcının düşümü ile 11.526,83-TL nispi karar ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

SONUÇ / HÜKÜM

4-)Yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, asıl dava yönünden verilen karar HMK'nın 362/1-a maddesi hükmü gereğince kesin olmak üzere, birleşen dava yönünden HMK'nun 361/1.maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/02/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2023, K. 2022/161, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2023
Karar No
2022/161
Tarih
10 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/2024 K.2022/185
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2025 K.2022/78
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/2025 K.2022/218
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/2026 K.2022/224
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2031 K.2022/122
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2031 K.2022/178

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.