KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/298
- Karar no
- 2024/182
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2020
- Numarası
- 2019/101 Esas - 2020/489 Karar
- Davanın konusu
- Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Yapılan Ödemenin Rücuen Tahsiline Yönelik İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 22/02/2024
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı aracın çalınması nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan araştırma sonucu düzenlenen raporda, sigortalı aracın hırsızlandığı sitenin güvenlik hizmetinin, davalının yetkilisi olduğu ... firması tarafından verildiğinin bildirildiğini belirterek davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, sigortalı aracın hırsızlandığı sitenin güvenliğinden sorumlu olmadığını, davanın site yönetimine veya güvenlik şirketine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dava dışı şirkete ait ... plakalı aracın 31/05/2016 tarihinde dava dışı site içerisinde bulunduğu sırada çalınması neticesinde alınan eksper raporu sonrasında davacı tarafından sigortalısına araç bedelinin ödendiği, söz konusu hırsızlık olayında, davalının güvenlik hizmetini ...
Firması unvanı ile verdiği ve zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla açılan davada, celp edilen güvenlik hizmet sözleşmesinde hırsızlık olayının yaşandığı tarih itibariyle siteye güvenlik hizmetinin ...
Limited Şirketi tarafından verildiği, davalının güvenlik hizmeti verilmesine ilişkin herhangi bir iş görme edim yükümlülüğünün olmadığı, dolayısıyla hırsızlığa bağlı oluşan zarardan sorumlu olmadığı, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı gerekçesi ile.
"Davanın REDDİNE, Davacının kötü niyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı taraf nezdinde sigortalı aracın dava dışı ...şirketinin sorumluluğunda iken hırsızlandığının açıkça belirli olmasına rağmen davacı tarafın, sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili için müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiği, bu nedenle mahkemece kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddinin hatalı olduğu, reddedilen dava yönünden dava değeri üzerinden müvekkili lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.
Dava, sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. (1) İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 67/2. maddesi.
"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmünü içermekte olup, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça davaya dayanak yapılan araştırma raporunda, sigortalı aracın çalındığı sitenin güvenlik hizmetlerinin ... firması tarafından verildiği ve yetkilisinin davalı ... olduğu tespitlerine yer verilmiş, davacı tarafça da söz konusu rapora dayanılarak yetkili olduğu bildirilen davalı aleyhine icra takibine başlanmış olup, kendisi de tacir olan davacı tarafın, basiretli tacir gibi davranarak ve tüzel kişiliğe haiz dava dışı şirketin gerçek kişi olan yetkilisinden ayrı bir ehliyete sahip olduğu da göz önünde bulundurulmak suretiyle güvenlik hizmetlerini yürüten şirket aleyhine icra takibi başlatması gerekirken,
şirket yetkilisi olduğu belirtilen davalı aleyhine icra takibi başlatmasında TMK m.3/2 gereğince durumun gereğince göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacak olması gözetildiğinde, davalı tarafın talebi gereğince kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır.
Davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir.(2) İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 13/4.maddesinde "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olay ve açıklanan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde;
davanın tümden reddine karar verilmesi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde değildir.Yukarıda açıklandığı üzere, davalı vekilinin istinaf nedeni kısmen yerinde olmakla birlikte, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin yerinde görülmemiş olması ve davanın esasına yönelik hüküm kurulmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücreti miktarına dokunulmaksızın, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile yetinilerek yeniden karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve 2019/101 Esas- 2020/489 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
2-)İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve 2019/101 Esas- 2020/489 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Davanın REDDİNE, b-)Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile, takibe konu asıl alacak miktarı 165.000,00-TL'nin %20'si oranında belirlenen 33.000,00-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, c-)Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.044,95 TL harcın mahsubu ile arta kalan 1.617,35-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, ç-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/298, K. 2024/182, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama