KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/486
- Karar no
- 2024/490
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2020
- Numarası
- 2019/556 Esas - 2020/585 Karar
- Davanın konusu
- İstirdat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/04/2024
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı ticari taksinin 09.11.2016 tarihinde, ... araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında hasara uğrayan karşı araç için davalı ... şirketince ödenen bedelin, müvekkiline rücuen tahsili için müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, haciz baskısı altında müvekkili tarafından icra dosyasına toplam 12.880,00-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafça müvekkiline ait araç sürücünün %25 oranında alkollü olduğu iddiasıyla bu bedelin müvekkilinden icra yolu ile rücuen tahsil edildiğini, oysa davalı tarafından ödenen bedelin müvekkiline rücu şartları oluşmadığını ileri sürerek şimdilik 3.000-TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş.
15/06/2020 tarihli dilekçesi ile talebi 12.880-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında davacının maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, yine alkol tespit tutanağında ise davacıya ait aracın sürücüsünün 0,25 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, karşı araçta meydana gelen maddi zarar için dava dışı 3. kişiye 8.000,00 TL ödeme yapıldığını,
müvekkiline trafik sigortalı ticari araç sürücüsünün yasaklı olmasına rağmen alkollü olarak araç kullanması ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olması nedeni ile poliçe genel ve özel şartları dahilinde üçüncü kişiye ödenen maddi tazminatın davacı sigortalıya icra yolu ile rücu edildiğini, davacının icra dosyasına itiraz etmeyerek 11.07.2019 tarihinde dosya borcunun tamamen ödediğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...aralarında Nöroloji uzmanının da bulunuduğu bilirkişi heyetince düzenlenen 30/04/2020 tarihli rapora göre ... plakalı otomobilin sürücüsü ... tamamen kusurlu olup dava dışı sürücüsü ... (... plakalı araç sürücüsü) ise kusursuz olduğu, meydana gelen trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsünün 0,25 promil alkollü olduğu ve bu miktarın yönetmelikte belirtilen 0.50 promilin altında kaldığı ve kazanın sırf alkollün etkisinde meydana geldiğinin ispat edilemediği, davalı ... şirketinin davacıya rücu etmesinin mümkün olmadığı,
davacının sigorta şirketine ödemiş olduğu 12.880,00 TL'nin iadesini talep etmekte haklı olduğu '' gerekçesiyle. DAVANIN KABULÜNE, 12.880,00 TL'nin 29/08/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
istirdat davasının belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, talep artırım dilekçesini kabul etmediklerini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava,
sigortalının ZMMS sigortacısı aleyhine açtığı istirdat istemine ilişkidir.Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir.
Önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olmasıdır. Bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir. Bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz.(Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, Medeni Usul Hukuku, On İki Levha Yayıncılık: İstanbul, 2017, s. 1030-1031).( Bkz.
Yargıtay 3. HD'nin 2023/123 Esas, 2023/1188 Karar sayılı ilamı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle.
İİK 72. maddesine göre istirdat davasının ödemenin tamamen yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerekmekte olup, eldeki davada ödeme tarihi 11.07.2019 olmakla, 29.08.2019 tarihinde açılan iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açılmış olmasına; somut olayda dava dışı 3. kişinin zararı için davalının ödeyip akabinde davacıdan icra yolu ile rücuen tahsil ettiği rakam belli olup, davacının dava açarken dava konusu alacağın miktarını belirleyebilmesi için uhdesinde gerekli veri ve bilgilerin bulunduğu, bu durumda, dava konusu edilen alacağın belirsiz olmadığı,
her ne kadar dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak olarak açıldığı belirtilmiş ise de belirli bir miktar gösterilerek talepte bulunulmuş olması nedeniyle kısmi davaya konu edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafça talep artırım dilekçesi olarak dosyaya sunulan 15/06/2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu; ıslah edilen miktar yönünden de zaman aşımı süresinin dolmadığı, iş bu dilekçe ile talebin 12.880- TL'ye yükseltildiği anlaşılmakla, netice itibariyle eldeki dava kısmı dava olup istirdat davasının kısmi dava olarak açılmasında hukuki bir engel bulunmamasına.
1 noroloji uzmanı, 1 trafik-kusur uzmanı ve 1 aktüer hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan 30/04/2020 tarihli raporun, kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellileri ve dosya kapsamı ile uyumlu olmasına, kaza nedeniyle pert olduğu anlaşılan karşı araç için davalı tarafından ödenen rakamın makul olmasına; davacıya ait araç sürücüsü ...'ın 0,25 alkollü olması nedeniyle güvenli sürüş yeteneği kaybetmeyeceği, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşılmasına;
sonuç olarak yerel mahkemece, rücu koşulları oluşmadığı halde davacı tarafça icra yolu ödenen bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 879,83-TL harçtan peşin yatırılan toplam 279,30-TL harcın düşümü ile bakiye 600,53-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/486, K. 2024/490, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama