İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/619 K.2025/2012

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2022/619Karar2025/2012Tarih24 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.975 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Aralık 2025
Dosya no
2022/619
Karar no
2025/2012
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/02/2022
Numarası
2017/318 Esas - 2022/47 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İstinaf karar tarihi
24/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.975 kelime·10 dk okuma

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ZMM Sigorta Poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı motosiklet ile vekil edeninin yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 03/08/2016 günlü trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kaza tespit tutanağındaki tespitlere göre ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunduğunu ve müvekkilinin uğradığı bedensel zararın tazmini amacıyla ...

Hesabı'na başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.200,00-TL'si sürekli iş göremezlik zararına, 100,00-TL'si de geçici iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 3.300,00-TL maddi tazminatın 20/01/2017 temerrüt tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş.

05/10/2021 günlü dilekçe ile de, yargılama sırasında temin edilen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 860,53-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 21.441,71-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak Finike Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerçekleştirilen soruşturmaya ilişkin dosya ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;

talep konusu kazanın oluşumunda ... plakalı sigortasız motosiklet sürücüsü dava dışı ...'ün %15 oranında, karşı araç sürücüsü olan davacının ise %85 oranında kusurlu bulunduğunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce tanzim olunan 29/05/2018 günlü raporla belirlendiği,

ayrıca kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde %14.5 oranında maluliyete uğradığı ve iyileşme süresinin de 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini,

bu durumda davacının bedensel zarara bağlı taleplerinin 27/04/2021 günlü yeterli ve geçerli nitelik taşıyan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü gerektiği ve davacının kuruma yaptığı başvurunun 23/01/2017 tarihinde ilgilisine ulaşması nedeniyle davalı ...

Hesabı bakımından temerrüt halinin 02/02/2017 tarihinde oluşacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacının davasının kabulü ile toplam 22.248,24 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...

Hesabı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; eldeki dava açılmadan önce yeterli belge sunulmak suretiyle yapılan bir başvuru bulunmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığı, ayrıca ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunda davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu belirtildiği halde, davacının %85 oranında kusurlu olduğu,

sigortasız araç sürücüsünün ise %15 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki hatalı bilirkişi raporlarına itibar edilerek ve dahi raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin müvekkili kurumun sorumluluğu yoluna gidilmesinin isabetsiz olduğu, tüm bunlardan ayrı ATK tarafından düzenlenen iki farklı rapor olduğu ve raporlar arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişkiler giderilmeden %14.5 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiş olmasının da hatalı bulunduğu ve geçici iş göremezlik dönem zararında ...

Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği hususu karar yerinde gözetilmediği gibi kalıcı iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla hesaplanması neticesinde fazla tazminata hükmolunduğu, faiz başlangıcının da hatalı belirlendiği ve dahi davacının kaza anında alkollü olduğu ve sürücü belgesine sahip bulunmadığı tespit edildiğinden müterafik kusurlu sayılması gerektiği değerlendirilmemiş olmasının da hukuka aykırı bulunduğu hususlarına yöneliktir.Dava;

trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.Her ne kadar talep konusu çift taraflı trafik kazası neticesinde davacı ... ...'ün yaralandığı, yani bedensel zarara uğradığı anlaşılmakta ise de; davalı ...

Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için kazaya karışan ve ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü olduğu belirlenen ...'ün kazanın oluşumunda az veya çok kusurlu olması yani ortada haksız bir fiil bulunması zorunludur. Aksi takdirde ... plaka sayılı aracın hukuki sorumluluğunu üstlenen ... Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle; haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilecektir.Somut olayda davacı taraf kazanın oluşumunda dava dışı sigortasız araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu ileri sürmüş; davalı taraf ise kazaya davacının kendisinin sebebiyet verdiğini savunmuştur.Eldeki davanın yargılaması sırasında, kazanın oluşumu ve kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edildiği anlaşılan 29/05/2018 günlü raporda;

kaza tespit tutanağı, Finike Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde görülen 2017/151 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasına sunulmak üzere 05/04/2017 tarihli keşfe dayanılarak hazırlanmış 18/04/2017 günlü bilirkişi raporu da değerlendirilerek, talep konusu kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsü ... ...'ün %85 oranında, karşı araç sürücüsü ...'ün ise %15 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece söz konusu bu raporun hükme esas alınması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandırıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta ise de.

Olayla ilgili olarak Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ceza yargılamasına ilişkin dava sırasında, 05/04/2017 tarihinde icra olunan keşif yerinde dinlenen taraf ve tanık beyanları ile dinlenenlerin yer göstermeleri, kaza yerinin özellikleri ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler, tutanağa ekli krokideki çarpma noktası da dikkate alınmak suretiyle düzenlendiği anlaşılan 18/04/2017 günlü bilirkişi raporunda, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün bu araçla Finike istikametinden Turunçova istikametine seyrettiği sırada ... plaka sayılı aracın şerit ihlali yaparak,

kendi şeridinde normal biçimde seyreden ... plakalı araçla çarpışması neticesinde meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü sanık ... ...'ün tek başına asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'an ise kazanın oluşmasını etkileyecek ve sağlayacak herhangi bir kural ihlali ve kusurlu hareketi bulunmadığından kusursuz olduğunun bildirildiği ve Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2017/151 Esas sayılı ceza yargılaması sonucunda,

birden çok kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kaza nedeniyle sanık ... ...'ün taksirinin yoğunluğu da dikkate alınarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın yasa yoluna başvuru konusu yapılmaksızın 14/12/2017 tarihinde kesinleştiği UYAP aracılığıyla yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Hal böyle olunca; ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi üzerinde öncelikle durulması gerekmektedir.TBK'nun 74. maddesi"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı,

ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir." hükmünü taşımaktadır.

(Benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu (B başlıklı 53.maddesinde de mevcuttur.)Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.Yargısal uygulamada; ceza davası açılan hallerde, ceza davasında alınan kusur raporu ile karar verilip, karar kesinleşse dahi, bu raporun hukuk hakimini kusur yönünden bağlamayacağı istikrarla kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 gün ve 2004/11-115 E.2004/108 K; 12.5.2004 gün ve 2004/4-290 E, 289 K;

14.12.2005 gün ve 2005/10-680 E, 733 K sayılı ilamları). Ne var ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.

Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Y.HGK.10.1.975 gün ve 1971/T-406 E. 1975/1 K. sayılı ilamı.

Y.HGK.23.1.1985 gün ve 1983/10-372 E.ve 1985/21 K.sayılı ilamları ve yukarıda yer alan ilamları).Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk hakimini bağlayacaktır.

Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasıdır.Hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir.

Bunun sonucunda, hukuk hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hakimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O halde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hakimini bağlamasına, Türk Borçlar Yasasının 74.maddesi bir engel oluşturmaz.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre de, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.HGK.11.10.1989 gün ve 1989/11-373-472 sayılı ilamı).

Ceza mahkemesinde bir tarafın kusurlu olduğu maddi vakıa olarak kabul edilmişse, artık hukuk mahkemesinde o kişinin kusursuz olduğuna hükmedilemez. Ne var ki, hukuk hakiminin yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırarak kusur oranını incelemesi olanaklıdır. Bu iki durumun birbirinden iyi ayırt edilmesi gerekir.

Görüldüğü üzere, hukuk mahkemesi az yukarıda bağlayıcılık yönü belirtilen ayrık durumlar dışında ceza mahkemesi kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.Bu noktada, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağladığı hallerde, ceza mahkemesi kararında dayanılmış olan bilirkişi raporunun hukuk mahkemesini bağlayacağı; buna karşılık, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlamadığı hallerde, ceza mahkemesinde alınmış olan bilirkişi raporunun, hukuk mahkemesini bağlamayacağı, eş deyişle hukuk mahkemesinin yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği, kuşku ve duraksamaya yer olmaksızın kabul edilmektedir.

Özellikle tarafların, iddia ve savunmalarını ispat için, mahkemeden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemeleri halinde; hukuk hakiminin, uyuşmazlığı kendi tespit ve takdirine, “Medeni Hukuk” alanı kurallarına göre çözümlemesi gerekir.Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; olayla ilgili olarak Finike Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2017/151 Esas 2017/834 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasında, sanığın kazanın gerçekleşmesinde tek ve asli kusurlu olduğu,

karşı araç sürücüsü katılan ...'ün ise kazanın oluşumunu etkileyecek ve sağlayacak herhangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığı ve 2918 sayılı KTK'nın herhangi bir maddesini ihlal etmediği kabul edilerek yargılamanın sonlandırıldığı sabittir.Bu durumda;

sigortasız araç sürücüsünün katılan sıfatıyla yer aldığı Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmaksızın kesinleşen ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki sanığın (eldeki davada davacı ... ...'ün) yönetimindeki araçla şerit ihlali yaparak karşı şeritten gelen ve ...'ün yönetiminde bulunan araçla çarpışması suretiyle meydana gelen bir kazada ... plaka sayılı sigortasız araç sürücüsü ...'ün herhangi bir kural ihlali bulunmadığı ve kazanın oluşumunu etkileyecek ve sağlayacak herhangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığına ilişkin kabul şeklinin maddi olgu niteliğine sahip

olması ve davacıyı bağlar nitelikte bulunması (-mahkemece hükme esas alındığı anlaşılan ATK raporunda da karşı araç sürücüsü ...'e atfedilen kusurun herhangi bir kural ihlaline dayalı olmadığı, sadece sevk ve idaresindeki manevra kabiliyeti yüksek aracın hızını her an tedbir alabileceği seviyeye düşürmesi ve bu suretle de kendi şeridine girmiş vaziyette gelmekte olan aracı gördüğünde yolun en sağına yanaşarak tedbir alabileceğinin mümkün olduğu gibi varsayıma dayandırdığı anlaşılmakta olup davacının kaza anında çok yüksek oranda alkollü olduğu da sabittir.

Karşı şeride aniden geçiş yaptığı da anlaşılmaktadır.) karşısında mahkemece, sigortasız araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kural ihlali olmadığı, yani kusursuz bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih ve 2017/318 Esas 2022/47 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.795,32-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ...

Hesabı'na iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,2/İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih,

2017/318 Esas - 2022/47 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davanın REDDİNE,b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcından 31,40-TL peşin harç ve 70,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 101,40-TL harcın düşümü ile bakiye 514,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,c/Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca belirlenen 22.272,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç/Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,d/Davalı tarafından

yapıldığı anlaşılan 220,70-TL'si istinaf başvuru harcı, 77,50-TL'si posta masrafı olmak üzere toplam 298,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/619, K. 2025/2012, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/619
Karar No
2025/2012
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/621 K.2025/844
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/625 K.2025/1845
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/625 K.2025/1881
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/626 K.2025/871
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/631 K.2025/1243
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/634 K.2025/2039

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.