Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/06/2014 tarihinde saat 17:50 sıralarında sevk ve idaresindeki ... motosikleti ile seyir halinde iken, arkasından gelen plakası alınamayan beyaz renkli bir minibüsün kendisine çarpması ile motosikletin sağ tarafa düşmesi sonucu yaralandığını, kazaya sebep olan aracın olay yerinden kaçması nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlenemediğini, olay mahallini ve kazayı gösterir kamera kayıtlarının bulunamadığını, davalı ...
Hesabına dava öncesinde başvuruda bulunulduğunu, ancak kazanın ispatlanamadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL sürekli maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/01/2022 tarihli dilekçe ile de, tazminat taleplerini 267.950,00-TL artırarak toplam 268.000,00-TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
09/06/2014 tarihinde meydana gelen olayla ilgili olarak sürücü ...'in ... plakalı aracıyla seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespitedilemeyen bir aracın çarpıp kaçtığını iddia ettiğini, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir merciye müracaatta bulunulmadığını, kazadan 3 yıl sonra (01/04/2017) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatta bulunduğunun tespit edildiğini, bu müracaat dışında, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını,
ayrıca emniyetin yaptığı araştırmalar sonucunda hazırlamış oldukları rapora göre kazanın meydana geldiği yerde her iki caddenin baştan sona tarandığı, yapılan araştırmada herhangi bir tanık ve olayı gören kamera görüntüsünün bulunmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla kazanın gerçekleştiğine dair herhangi bir somut veri bulunmadığını, kaza yerine ilişkin herhangi bir iz, delil, görgü tanığı, kamera kayıtlarına rastlanılmamış olup davacının anlattığı gibi bir kaza olayı gerçekleşmediğinden sorumluluklarından söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
'' ..bilirkişi raporu dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunarak , her ne kadar trafik kazasında kazaya karışan minübüs ve sürücüsü tespit edilememiş ise de davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak yaralandığı, dosyada mevcut ATK ihtisas Kurulu raporu ve soruşturma dosyası kapsamından anlaşıldığından davacının dava konusu trafik kazasından kaynaklı olarak davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talep hakkının bulunduğu, davacının maluliyet oranına göre yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı olan 268.000,00 TL olduğu..'' gerekçesiyle ;
davanın kabulü ile 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 15/08/2018 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça usulüne uygun olarak başvuruda bulunulmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya kusuru ile sebep olduğunun somut delilerle ispat edilemediği, kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, olay yerini gösterir kamera görüntüsü olmadığı, tanık olmadığı,
kazadan 3 yıl sonra davacının yapmış olduğu müracaat dışında somut delil olmaması nedeniyle davanın ispat yokluğundan reddi gerektiği, davacının 2011 ve 2012 yıllarında düşme olayı yaşadığı ve motosikletin sağ tarafına düştüğü halde maluliyetinin sol dirsekte bulunduğu, dava konusu kaza ile meydana gelen maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığı, mevcut maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmediği, PMF tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bu hususun tartışılmadığı,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerekirken asgar ücretin 2,01 katı easa alınarak hesaplama yapıldığı, hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Görülmekte olan davada davacı taraf; kazaya tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğunu ve söz konusu aracın kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu beyan ve iddia etmiş, davalı taraf ise, kazaya tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu ve araç sürücüsünün kusurlu olduğu hususunun ispat edilemediğini beyan ve iddia etmiştir....
Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ... Hesabı Yönetmeliği göz önüne alındığında, belirlenemeyen bir aracın trafik kazasına sebep olduğu iddiasıyla açılan davalarda, davacının trafik kazasına belirlenemeyen bir aracın sebep olduğunu ve belirlenemeyen araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında kendisine çarpan aracın plakasını ve sürücüsünü tespit edemediğini beyan etmektedir.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/58176 sayılı soruşturma dosyasında davacı müşteki sıfatıyla 11/04/2017 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde, kazanın 09/06/2014 günü ... plaka sayılı motosikletiyle ile Ümraniye ilçesi İnkılap Mahallesi Dr. Adnan Büyükdeniz Caddesi üzerinden Küçüksu Caddesi istikametine doğru seyir halinde iken arkadan gelen plakasını ve markasını hatırlamadığı beyaz renkli minibüsün motosikletin sol tarafına çarptığını ve çarpmanın etkisiyle sağ tarafa düştüğünü,
kaza mahallinde beklerken tanımadığı ve ismini bilmediği bir şahsın kendisini Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesine götürdüğünü ve sağ kolunun kırık olduğunun tespit edildiğini, hastanedeyken ifadesinin alınmadığını, kazanın ardından unutkanlık sorunu yaşadığını ve tedavi görmeye başladığını, hastane kayıtlarına geçen '' trafik iş kazası '' ifadesinin kendi söylemi olmadığını beyan etmiştir.
Soruşturma dosyası üzerinden yapılan tahkikatta olayı gören herhangi bir tanık ve kamera kaydı görüntüsüne rastlanmadığı tespit edilmiş ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/07/2017 tarihinde Daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.Dosyada mevcut hastane kayıtları incelendiğinde ise, psikiyatri epikriz raporları ve tetkik sonuçlarına göre patolojik bir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiş olup, davacının görmüş olduğu tedavinin kaza yapmasına sebebiyet veren kişi/kişiler hakkında sıcağı sıcağına şikayetini bildirmesini engelleyici bir durum teşkil etmeyeceği değerlendirilmiştir.
Davacının, 09/06/2014 tarihli kazaya ilişkin 11/04/2017 tarihinde yapmış olduğu şikayeti sonucunda yukarıda belirtildiği üzere soruşturma dosyasından yapılan tahkikat sonucunda herhangi bir delil elde edilememiştir.
Görülmekte olan davada, dosya kapsamında, olayın meydana geldiğine dair herhangi bir kaza tespit tutanağı, kamera kaydı, tanık beyanı veya başkaca bir objektif delil de mevcut değildir.Hal böyle olunca dosyadaki bilgi ve belgelerden trafik kazasına belirlenemeyen bir aracın sebep olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere, trafik kazasına bağlı zarardan ...
Hesabının sorumlu tutulabilmesi için kazaya sigortasız veya herhangi bir sebeple plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğunun inandırıcı, somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
Somut olayda; kazanın başka bir araç tarafından meydana getirildiği, araç plakasının ve sürücü kimlik bilgilerinin belirlenemediği ve kazaya sebep olan araç sürücüsünün kusurlu olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince davanın reddi yönünde esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarih, 2018/746 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2)2/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,5/İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarih, 2018/746 Esas,
2022/44 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,6/Davanın REDDİNE,a/Davacı tarafça peşin olarak yatırıldığı anlaşılan harçların toplamından alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 299,79-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,b/Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,c/iş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince tayin ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d/Davalı tarafından yapıldığı anlaşılan 57,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya
verilmesine,7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/11/2025