İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/1870 K.2023/2189

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2023/1870Karar2023/2189Tarih28 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.550 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
28 Aralık 2023
Dosya no
2023/1870
Karar no
2023/2189
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/12/2021
Numarası
2017/996 Esas - 2021/968 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İstinaf karar tarihi
28/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.550 kelime·13 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yaya olarak yürümekte iken 24.11.2016 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... sigortaya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı araç ile, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... sigortaya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin beyin kanaması geçirdiğini ve iki kez ameliyat olduğunu,

sürekli ve geçici maluliyeti ile bakıcı gideri zararının olduğunu belirtere,k fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) şimdilik sürekli sakatlık ve efor kaybı nedeniyle 10.000,00-TL, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 50,00-TL olmak üzere toplam 10.050,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi zararlara karşılık olarak da 100.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Şirketi A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; davacının kusur durumu ile maluliyetini ispat etmesi ve tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tedavi giderleri ile bakıcı giderleri zararının müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğunu savunmuş, yargılama aşamasında sunduğu 23.02.2018 tarihli dilekçesi ödeme karşılığında sulh olduklarını bildirmiştir. Davalı ...

Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; dava açılmadan önce yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kazaya ilişkin cezai soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, maluliyet oranının tespiti gerektiğini, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ve müvekkilinin maliki olduğu aracın kendisi iş yerinde değil iken ve rızası dışında davalı ... tarafından alındığını, aracın müvekkilinin rızası dışında alınması nedeniyle müvekkilinin kusuru bulunmadığını, cezai soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince.

İTÜ trafik kürsüsünde görev yapan öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli ve %75 oranında, davalı ...

Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusurunun bulunmadığı, ATK Genel Kurulu'ndan alınan rapora göre davacının %28 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, davacı tarafça 10.09.2018 tarihli celsede davalılar ... ve ... aleyhine açtıkları maddi tazminat davasından, 26.10.2020 tarihli celsede ise davalılar ...

Sigorta ve ... aleyhine açtıkları maddi tazminat davasından feragat ettiklerini bildirdiği, dava açıldıktan sonra davacının, davalı sigorta şirketleri ile ... ve ... aleyhine açtıkları davadan feragat ettiği, TBK'nın 145/1 ve 147/2.maddesi uyarınca davacının feragatinin diğer borçlulara sirayet ettiğinin kabulü gerektiği, bakiye tazminat talebinden de zımnen feragat ettiğinin kabulü ile maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin ise kaza tarihindeki paranın alım gücü, davacının yaralanmasının niteliği, tedavi süreci dikkate alınarak kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile;

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE.

Maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, Manevi tazminat istemi yönünden, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Maddi tazminat davası yönünden taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... vekili 10.02.2022 tarihli dilekçesi ile; feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat talebi yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken takdir edilmemesinin hatalı olduğundan bahisle HMK'nın 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince 11.02.2022 tarihli ek karar ile; davalı ... vekilinin, vekalet ücretine yönelik talebinin, yazı ve hesap hatası olmadığı veya diğer benzeri açık hatalardan olmadığı,

hükmün değiştirilmesinin ve tarafların yükümlülüklerinin miktar bakımından değiştirilmesinin tavzih yada tamamlama işlemi ile yapılamayacağı gerekçesi ile davalı ... vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, iş bu ek karara karşı davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; maddi tazminat talebine ilişkin verilen feragat nedeniyle reddine dair kararı mahkemenin gerekçesi yönünden istinaf ettiklerini, gerekçenin hatalı olduğunu, müvekkili ile davalı ...

Şirketi arasında imzalanan 20.01.2018 tarihli ibranamenin geçersiz olması nedeniyle iptali taleplerine ilişkin olarak herhangi bir karar verilmemesinin, ibranamenin yargılama aşamasında yapılmış olması ve henüz müvekkilinin zararı ve tarafların kusur durumu tespit edilmeden yapılmış olması nedeniyle makbuz hükmünde olup olmadığının tartışılması gerekirken kararın gerekçesinde ibraname mi yoksa makbuz olarak mı kabul edildiğinin açıklanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur ve maluliyet tespiti yapıldıktan sonra ...

Sigorta şirketi ile anlaşma yoluna gidildiğini, adı geçen şirketin kendi sigortalı araç sürücüsüne düşen kusur oranında ödeme yaptığını, takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... vekilinin istinaf nedeni; reddolunan maddi tazminat talebi bakımından müvekkili lehine vekalet ücreti verilmemesinin hatalı olduğu hususuna ilişkindir.Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin tavzih talebinin reddi kararına yönelik istinaf nedeni;

reddolunan maddi tazminat talebi bakımından müvekkili lehine vekalet ücreti verilmemesinin hatalı olduğu hususa ilişkindir.Davalı ... vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, ilk derece mahkemesince istinaf harçlarının yatırılmaması nedeniyle adı geçene muhtıra çıkartılmış, muhtıraya rağmen istinaf harç ve avansının süresi içerisinde tamamlanmaması üzerine ilk derece mahkemesince 20.07.2023 tarihli ek karar ile davalı ... vasisinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek kararın usulüne uygun tebliğine rağmen davalı vasisi tarafından ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede. 2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.

Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı ...

Şirketi vekilince sunulan 23.02.2018 tarihli dilekçe ile, davacı tarafa ödenme yapıldığı ve sulh olunduğunun beyan edildiği, beyana ekli "İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgede; davaya konu kazaya ilişkin olarak 150.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere ferileri ile birlikte davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 167.550,00-TL ödeme yapıldığının, bedelin hesaba ödenmesi ile davalı ...'ın kusuru oranında poliçe taahhütlerinin tamamen yerine getirilmesi nedeniyle eldeki davada talep edilen maddi tazminat yönünden davacının,

davalı ... şirketi ile sigortalı araç sürücüsü ve işleteni ...'ı tamamen ibra ederek maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinin, davalı ...'dan olan maddi tazminat haklarını poliçe limiti dahilinde ve ferileri ile davalı ... Şirketine temlik ettiğinin belirtildiği görülmüştür.

Davacı vekili 10.09.2018 tarihli celsede, davalı ... şirketi tarafından kendi sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğunu, ödemenin, yapanın kusuruna denk gelen kısma ilişkin olduğunu, bakiye kusur yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini, feragat beyanlarının davalı ...sigorta şirketinin kendi sigortalısının kusuruna denk gelen kısmına ilişkin olduğunu beyan etmiş, 13.01.2020 tarihli celsede de;

davalı ... sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, ibranamenin dikkate alınmaması gerektiğini, makbuz hükmünde olduğunu, 26.10.2020 tarihli celsede de davalılar ... şirketi ile sigortalısı olan davalı yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiş, yargılama sırasında sunduğu 04.01.2020 tarihli ve 20.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde;

davalı ... şirketi ile yapılan anlaşmanın KTK'nın 111/2.maddesi gereğince iptali gerektiğini, müvekkilinin maluliyet oranı ve talep edebileceği tazminat miktarı belirlenmeden yapılan ödemenin makbuz niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini, KTK'nın 111/2.maddesinde ibranamenin davadan önce olması veya yargılama sırasında olması yönünden ayrım içermediğini beyan ederek ödemenin makbuz niteliğinde kabul edilmesini talep etmiştir.

Her ne kadar davacı vekilince; yargılama aşamasında davalı ... şirketi ile yaptıkları 22.01.2018 tarihli ibranamenin, makbuz hükmünde olduğunu, maluliyet oranı ve davacının talep edebileceği tazminat miktarı belirlenmeden yapılan ibranamenin geçerli olmadığı, makbuz hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça, dava dilekçesine ekli olarak Tire Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporunun sunulduğu, söz konusu rapor ile davacının özür durumuna ilişkin görüş bildirildiği ve davacı tarafça da söz konusu rapora dayanılarak eldeki davanın açıldığı,

dolayısıyla davacının, maluliyet oranı konusunda belirli bir kanaati var olduğu gibi, ödeme tarihi ile davacının zararının tespit edildiği aktüer bilirkişi rapor tarihi dikkate alındığında yapılan ödeme ile gerçek zarar arasında ödeme tarihi itibariyle fahiş fark bulunduğunun da söylemeyeceği, az yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olayda 2918 sayılı KTK'nın 111.maddesinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı açık olup, davacı vekilinin, davalı ... şirketi ile davalı ... yönünden düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde sayılmasına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.

(2)Davalı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde.

Davacı tarafça, davalı sigorta şirketleri ile sigortalılarını da kapsar şekilde aralarında yapılan sulh protokolleri kapsamında ödeme yapılması nedeniyle protokol gereğince davadan feragat edildiği, ödeme nedeniyle sunulan feragat beyanının hakkın özünden feragat niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davalı yararına maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

(3)Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin 11.02.2022 tarihli, tavzih ve tamamlama talebinin reddine dair ek kararına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde. 6100 sayılı HMK'nın "Hükmün Tashihi" başlıklı 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.

Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.

(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." düzenlemesine, "Hükmün Tavzihi" başlıklı 305.maddesinde "1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.

(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine, "Hükmün Tamamlanması" başlıklı 305/A maddesinde "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir.

Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.

Yasal düzenlemeler dikkate alındığında; davalı ... vekilinin, reddedilen maddi tazminat yönünden lehlerine vekalet ücreti verilmesine yönelik talebinin hükümdeki yazı ve hesap hatalası niteliğinde olmadığı gibi benzeri açık hata niteliğinde de olmadığı, dolayısıyla davalı vekilinin talebinin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olmadığı, bununla birlikte, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda "Maddi tazminat davası yönünden taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına" karar verildiği, bu hali ile,

talebin, HMK'nın 305/A maddesinde düzenlenen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen husus olarak da değerlendirilemeyeceği, talebin hükmün tavzihi olarak değerlendirilmesi halinde ise, HMK'nın 305/2.maddesi gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği göz önüne alındığında davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf talebi yerinde değildir.

Bununla birlikte davalı ... vekilinin hükmün tamamlanmasına yönelik talebini gerekçeli karara ilişkin yasal 2 haftalık istinaf başvuru süresinde sunduğu göz önüne alındığında, talebin gerekçeli karara karşı istinaf talebi olarak değerlendirilmesi halinde de; yukarıda (2) numaralı bentte ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı vekilinin, ödeme yapılması nedeniyle sulh protokolü gereğince feragat beyanında bulunduğu, söz konusu feragat beyanının hakkın özünden feragat niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davalı taraf yararına maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik yoktur.

Bu nedenle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (4)Davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, kaza tarihi, kusur durumu (davacının kusursuz oluşu), kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellikleri, kaza tarihindeki paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanmasının niteliği (%28 oranında vücut fonksiyon kaybı) hep birlikte nazara alındığında; manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu,

Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacı lehine anılan ilkeler de dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyecek şekilde manevi tazminatın bir miktar az takdir edilmesi doğru değildir.

Davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi bu nedenle yerindedir. Ne var ki.

Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, maddi tazminat talebi yönünden, istinaf istemi yerinde görülmediğinden kurulan hükme dokunulmaksızın, manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine ilişkin olarak taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın davacı lehine bir miktar fazla manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 06/12/2021 tarih ve 2017/996 Esas 2021/968 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,b/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/02/2022 tarih ve 2017/996 Esas 2021/968 Karar sayılı ek kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ...'dan alınması gereken 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan (80,70-TLx2) 161,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 108,45-TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına, e/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, f/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına,

2/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 06/12/2021 tarih ve 2017/996 Esas ve 2021/968 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a/Maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, b/Manevi tazminat istemi yönünden, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, c/Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 59,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, d/Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 2.732,40-TL karar ve ilam harcından 375,88-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 2.356,52-TL harcın davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, e/Maddi tazminat davası yönünden taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

f/Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, g/Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, h/Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

ı/Davacı tarafından yapılan 375,88-TL peşin harcın davalılar ..., ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, i/Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 827,00-TL ATK faturası ve 3.540,70-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.403,70-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 1.761,48-TL'sinin davalılar ..., ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

3/Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat talebi yönünden HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık, manevi tazminat talebi yönünden kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/12/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1870, K. 2023/2189, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1870
Karar No
2023/2189
Tarih
28 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1871 K.2023/1911
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1882 K.2023/3615
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1911 K.2023/1911
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1944 K.2023/3794
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1982 K.2023/1967
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/2074 K.2023/2152

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.