KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/2300
- Karar no
- 2024/1571
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2023
- Numarası
- 2020/418 Esas - 2023/702 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.654 kelime·8 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26/01/2020 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kaldırımda bekleyen müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kalçasında kırık meydana geldiğini, bakım ve tedavi giderleri meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın, 200.000,00-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
22/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.311,94-TL, kalıcı iş göremezlik talebini 79.793,28-TL ve bakıcı-tedavi gideri talebini 4.193,00-TL olarak ıslah etmiş, davalı sigorta şirketi yönünden 30.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça başvuru şartı eksiksiz yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kusuru kabul etmediklerini, soruşturma aşamasında alınan raporun kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..davalı aracının yaya kaldırımında bekleyen davacıya çarpmakla asli ve tam kusurlu olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun raporuna göre davacının %19 oranında kaza nedeniyle malül kaldığı, iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve 1 ay boyunca başkasının bakımına ihtiyaç duyacağının tespit edildiği,, aktüer raporunda hesaplanan toplam 90.298,22-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 30.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 26.01.2022 tarihinden itibaren tahsiline karar vermek gerektiği;
kaza tarihindeki paranın alım gücü, davalıların ve davacı yanın sosyal ekonomik durumları, davacının maluliyet oranı ile kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olması göz önüne alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile,
6.311,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı,79.793,28-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.193,00-TL bakım -tedavi gideri alacağı olmak üzere toplam 90.298,22-TL alacağın davalı sigorta şirketinden 30.12.2020 temerrrüt tarihinden itibaren, diğer davalılardan 26.01.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile.
100.000,00-TL manevi tazminatın 26.01.2022 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafça başvuru şartının eksiksiz yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,%1,8 teknik faiz uygulanmadan hazırlanan aktüer raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kusur yönünden ayrıca bir rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden faiz başlangıç tarihinin hatalı hükmedildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, ıslah ile artırılan dava bölümü yönünden faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerekirken kaza tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat için faiz talep edilmediği halde faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının taleplerini açıkladığı 04.02.2023 tarihli dilekçede davacı geçici tedavi gideri bulunmamasına rağmen buna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacı kaza tarihinde hayatının pasif döneminde olduğundan tazminat hesabı yapılmaması gerektiğini, aksi halde PMF bakiye yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini,
manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve bakım-tedavi gideri istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafça davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulduğu anlaşılmakla başvuru şartının gerçekleşmiş bulunmasına; davacı ile davalı taraf arasında zorunlu arabuluculuk müessesesinin işletilerek 'anlaşamama' ile sonuçlanmış olmasına; bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan somut olaya konu trafik kazasında TCK'na göre ceza zaman aşımı kaza tarihinden itibaren 8 yıl olup dava tarihi ve ıslah tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmamış bulunmasına;
yerel mahkemece somut olaya ilişkin ayrıca bir rapor alınması zorunlu olmayıp, kesinleşen ceza dosyası kapsamında alınan trafik bilirkişi raporunun kazanın meydana geliş biçimine ve somut olayın özelliklerine uygun olmakla yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; aktüer hesabı Dairemizce de benimsenen Yargıtay'ın güncel içtihatları gereğince TRH bakiye yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanarak hazırlanmış olmakla hesaplama yönteminde bir hata bulunmamasına, kazada yaralanan davacının yaşamının pasif döneminde olmasının tazminat hakkına engel teşkil etmemesine;
davacı vekilinin 04.02.2023 tarihli açıklama dilekçesi içeriğinde bakım ve tedavi giderine ilişkin talepte bulunmuş olmasına, dava dilekçesi içeriğinde davacı vekilince maddi ve manevi tazminat için faiz talebinde bulunulmuş olmasına; somut olaya konu kaza haksız fiil niteliğinde olup davalı işletenin kaza tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olması nedeniyle davalı işleten yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
eldeki kısmi davada davalı taraf dava edilen alacak bölümü ve ıslah ile artırılan dava bölümü için aynı zamanda (davalı işleten yönünden kaza tarihinde) temerrüde düştüğünden ıslah edilen bölüm yönünden faiz başlangıç tarihi hususunda bir ayrım yapılamayacak olmasına ve davacı tarafça davadan önce davalıya başvurulduğundan davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz ile sorumlu tutulmasında bir yanılgı bulunmamasına ve her ne kadar gerekçeli kararın hüküm bölümünde kaza tarihi hatalı yazılmış ise de maddi hatanın her zaman mahkemesince düzeltilebilecek olmasına göre, davalı sigorta şirketinin tüm,
davalı ... vekilinin yukarıda açıklanan hususlardaki istinaf itirazlarının yerinde görülmediğinden esastan reddi gerekmiştir. 2-Davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dosya kapsamına göre, kaza tarihi (2020), kusur durumu (%100 davalı kusuru), davacının yaralanmasının niteliği (sağ femur kemiği kırığı) ve maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olması, hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına, hakkaniyete ve adalete uygun olarak, sebepsiz zenginleşme de teşkil etmeyecek şekilde takdir etmesinin gerekmesi,
takdir edilecek miktarın manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerekmesi gibi ilkeler dikkate alındığında davacı yararına takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı sigorta şirketinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/07/2023 tarih ve 2020/418 Esas 2023/702 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iş bu davalıya iadesine,
b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırılması gereken 6.168,27-TL harçtan peşin yatırılan 1.272,21-TL harcın düşümü ile bakiye 4.896,06-TL harcın iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, ç/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih ve 2020/418 Esas- 2023/702 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davacının maddi tazminat isteminin KABULÜ ile.
6.311,94-TL geçici iş göremezlik, 79.793,28-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile, 4.193,00-TL bakıcı tedavi gideri alacağı olmak üzere toplam 90.298,22-TL alacağın davalı sigorta şirketinden 30.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılardan 26.01.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b/Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile,
kararı istinaf etmeyen davalı ... yönünden davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan 100.000,00-TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden 50.000-TL manevi tazminatın) 26.01.2022 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve...'tan tahsili ile ( tahsilde mükererlik söz konusu olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine,
c/Harçlar Kanununa göre maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 6.168,27-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç ile dava esnasında yatırılan 1.525,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.588,87-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, ç/Harçlar Kanununa göre manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 6.831-TL harcın ( davalı ...
3.415,50-TL 'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d/Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 14.447,72-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, e/Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
f/Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'a VERİLMESİNE, g/Davacı tarafından yapılan 3.440,00-TL yargılama giderinin davanın kabul- red oranına göre hesaplanan 1.720-TL'nin ( davalı ...
860-TL'sinden ve davalı sigorta şirketi 473-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, h/Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 660-TL'sinin ( davalı ...'ın sorumluluğu 330-TL, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 181,50-TL olmak kaydıyla) davalılardan,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2300, K. 2024/1571, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama