KÜNYE
8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Dosya no
- 2023/286
- Karar no
- 2026/562
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/06/2022
- Numarası
- 2016/1219 Esas - 2022/485 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 08/04/2026
Karar Metni
1.608 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
I-MADDİ TAZMİNAT
A)Davacı ... lehine dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep olunan toplam 183.892,45-TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı üzerinden yapılan %20 müterafik kusur indirimi nedeniyle toplam 147.113,96-TL miktarın, 73.556,98-TL'sinin davalılar ..., ... ve sigortacıları ...A.Ş.'den -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen,73.556,98-TL'nin ise davalı ... A.Ş(Eski Ünvan ...
A.Ş.)den tahsili ile ...'a verilmesine,Hükmedilen bu tazminatlara davalı ..., ... yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ...A.Ş.yönünden dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Davalı ...
A.Ş.aleyhine hükmedilen maddi tazminata ise dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davacının, davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
B)Davacı... lehine dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep olunan toplam 201.282,88TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı üzerinden yapılan %20 müterafik kusur indirimi nedeniyle toplam 161.026,30TL miktarın, 80.513,15TL'sinin davalılar ..., ... ve sigortacıları ...A.Ş.'den -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen,80.513,15-TL'nin ise davalı ... A.Ş (Eski Ünvan ...
A.Ş.)den tahsili ile davacı...'a verilmesine,Hükmedilen bu tazminatlara davalı ..., ... yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ...A.Ş.yönünden dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Davalı ...
A.Ş.aleyhine hükmedilen maddi tazminata ise dava tarihi olan 13/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davacının, davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
II-MANEVİ TAZMİNAT
1-Davacı ... için 20.000-TL manevi tazminat, davacı... için 20.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TLmanevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, Davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29/07/2014 tarihinden itibaren ve yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'dan müteselsilen -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,
Davacıların, davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasında fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili ile davalı -lar ... ve ... ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuşlar ancak Mahkemenin 25/11/2022 tarihli ek kararı ile gerekli istinaf harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri;
tazminat hesaplamasının hüküm tarihine en yakın tarihteki güncel veriler ve asgari ücret esas alınarak yapılması -nın gerektiği, Mahkemece hüküm tarihine en yakın olarak alınan 2022 tarihli bilirkişi rapor hesaplamalarının dikkate alınmadığı, karar tarihinden yaklaşık iki buçuk yıl öncesine ait 06.02.2020 tarihli bilirkişi 4. ek raporundaki 2020 yılı ücretlerine göre yapılan hesaplamların esas alınarak hüküm kurulduğu,
belirsiz alacak davası yönünden tam ve kesin olarak belirlenme kavramının doğru kullanılması gerektiği, tazminat hesaplamaları yönünden, hüküm tarihine en yakın tarihte yapılan hesaplamaların kesin olarak belirlenme olarak kabul edilmesi gerektiği, sadece hesap güncellemesi nedeniyle tazminat rakamının değiştiği durumlarda talep artırımının, ilk talep artırımının devamı olarak kabul olunması, ikinci bir talep artırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiği, AYM iptal kararı tarihinden önce ve iptal edilmiş bir kanuna göre alınan rapor ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu,
dosyaya sunulan 21.04.2019 tarihli talep artırımı dilekçesi ve 12.02.2020 tarihli talep artırımı dilekçesinin her ikisinde de konu kısmında açıkça "Maddi tazminat taleplerimiz yönünden HMK 107 maddesi uyarınca dava değerinin yükseltilmesi dilekçesidir...." denilmesine rağmen Mahkemece 12/02/2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilip ıslah hakkının kullandırılmamış olmasının hukuka aykırı olduğu, müterafik kusur indiriminin, dava değeri üzerinden hesaplandığı,
oysa müterafik kusur indiriminin, dava değeri üzerinden değil, güncel olarak hesaplanacak tazminat miktarı üzerinden uygulanması gerektiği, bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak tazminat miktarlarının güncel hesaplamaları yapılarak, davacılara ıslah imkanı da tanınmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
her ne kadar son karar tarihine (17.06.2022) en yakın veriler kullanılarak hesap raporu alınıp buna göre karar verilmesi gerekir ise de; davacı tarafça açılan belirsiz alacak davasında 12/02/2020 tarihli ikinci dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını da saklı tuttuğu, dolayısıyla ek dava açma hakkı da olduğu anlaşılmakla karar tarihine en yakın verilere göre değil de sonuç itibari ile 6100 sayılı HMK 26 ncı maddesi gereği mahkemece talep edilen miktarın hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmamasına (Aynı yönde Bknz: Yarg.
4 HD 18/09/2025 tarih 2025/2333 Esas 2025/12718 Karar sayılı ilamı) göre davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 161,40-TL harcın düşümü ile bakiye 570,60-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/286, K. 2026/562, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama