İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1297 K.2025/1128

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2024/1297Karar2025/1128Tarih10 Temmuz 2025Okuma10 dk · 1.930 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Dosya no
2024/1297
Karar no
2025/1128
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/12/2023
Numarası
2020/329 Esas - 2023/1041 Karar
Davanın konusu
Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
10/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.930 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARA R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, zorunlu taşımaçılık mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, zorunlu ferdi kaza sigorta poliçesi ve kasko poliçesinin de ...

Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlendiğini, davalı...şirketinin aracın işleteni olduğu aracın, davalı ...'in sevk ve idaresinde iken, 10.04.2012 tarihinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile oluşan trafik kazasında müvekkili şirketin bir kısım sigortalılarının yaralandığını ve vefat ettiğini, yaralanması nedeniyle tedavi gören sigortalılar ile vefat eden sigortalıların tüm tedavi, bakım ve sair tazminatlarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, kazaya karışan aracın ticari nitelikteki otobüs olması nedeniyle ödenen tazminata avans faiz işletilmesi gerektiğini,

6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi gereğince tedavi giderlerinden davalı ...'nın sorumlu olduğunu, tedavi ve sağlık giderleri ile birlikte, ulaşım, yeme-içme, özel diyet, konaklama, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı...vs giderlerden diğer davalıların sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,

müvekkili şirket tarafından sigortalılarına ödenen 617.158,37-CHF (İsviçre Frangı) tazminatların fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plaka sayılı araca ilişkin olarak müvekkili şirket nezdinde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ve Genişletilmiş Kasko Poliçesi düzenlendiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından devralınan ...

Sigorta A.Ş nezdinde de, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunduğunu, davacı tarafça sunulan delillerin Türkçe tercümelerinin sunulması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından talep edilen bedellerin poliçe kapsamında olup olmadığının tespiti için davacı tarafça ödenen bedellerin kime, ne kadar ve hangi kalem için (vefat nedeniyle, tedavi gideri...vs) açıklanması gerektiğini, koltuk ferdi kaza sigortası yönünden, Genel Şartlar'ın A.3.3 madde hükmü karşısında müvekkilinin kaza tarihinden iki yıl sonra yapılan tedavi gideri ödemesine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını,

genişletilmiş kasko poliçesi yönünden ise İMMS teminatı kapsamında sorumluluğunun ancak zorunlu trafik sigortasının teminat limitinin aşılması halinde doğacağını, araca ait zorunlu trafik sigorta poliçesinin ise, diğer davalı ... Sigorta şirketi nezdinde düzenlendiğini, sorumluluğun kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi giderleri yönünden sorumluluğun ...'ya ait olduğunu, tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, devralınan ...

Sigorta şirketi nezdinde düzenlenen zorunlu taşımacılık poliçesi bakımından ise, davaya konu kazanın, il içi taşıma sırasında veya 100 km altında yapılan taşıma sırasında meydana gelmiş olması halinde tazminat talebinin teminat kapsamında bulunmadığını, kusur raporunun ATK'dan alınması gerektiğini, davacının iddia olunan zararının İsviçre Frangı olması nedeniyle ancak 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde yer alan faize hükmedilebilecek iken avans faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin kişi başı 200.000,00-TL ve kaza başına 3.200.000,00-TL olduğunu, tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, kazanın taşıma işi esnasında meydana gelmiş olması sebebiyle zararın öncelikle zorunlu taşımacılık sigortacısı tarafından karşılanması gerektiğini ve söz konusu poliçe teminat limitinin tükenmesi halinde müvekkili şirketin sorumluluğu doğacağını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini,

her ne kadar davadan evvel başvuruda bulunulmuş ise de, cevaben tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun ...'ya ait olduğu bildirildiğinden temerrütten bahsedilemeyeceğini ve ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...vekili cevap dilekçesi ile;

davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerinin açıklattırılması gerektiğini, kaza neticesinde birden fazla kişinin yaralandığı ve vefat ettiğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacı tarafça alacak kalemlerinin açıklanmasından sonra her bir sigortalı yönünden davanın tefriki gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine yöneltilen dava bakımından iş mahkemelerinin görevli olduğunu, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili kurum aleyhine dava açılmadan evvel başvuruda bulunulması gerektiğini ancak davacı tarafça başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,

ödemelerin rücu edilebilmesi için Genel Şartlara uygun ödeme olması gerektiğini, sigorta şirketleri yönünden halefiyet hakkının 6102 sayılı TTK'nın 1472 sayılı madde hükmünden kaynaklandığını, yabancı sigorta şirketlerinin bu hakkı bulunmadığı gibi, tedavi giderlerine yönelik alacağın devredilemeyeceğine ilişkin 5510 sayılı Kanun'un 93/1 madde hükmü karşısında ödeme yapan sigorta şirketlerinin müvekkili kurumdan rücuen tahsil talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını,

2012/5 sayılı Genelge'nin 1/5.madde hükmünde yer alan "Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır." düzenlemesi karşısında öncelikle dava dışı sigortalıların Türk vatandaşı olup olmadığının tespiti gerektiğini, yabancı uyruklu olduklarının tespiti halinde yurt dışında devam eden tedavi giderlerinden müvekkili Kurum'un sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini,

müvekkili kurumun yasal hasım olması sebebiyle avans faiz isteminin yersiz olduğunu ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazanın 10.04.2012 tarihinde meydana geldiğini, ancak eldeki davanın 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını, kazaya karışan aracın, dava dışı ...

Gıda Temizlik şirketi ile aralarında 01.09.2010 tarihinde yapılan taşımacılık protokolü ile adı geçen şirkete verildiğini, yine 01.09.2014 tarihinde ve 01.09.2015 tarihinde protokol düzenlendiğini, 2012 yılına ait taşıma hizmet bedellerine ilişkin fatura düzenlendiğini, söz konusu protokoller ile faturaların, araca ilişkin müvekkili ile diğer şirket arasında 2010 ila 2015 yılları arasında uzun süreli kiralama işi yapıldığının ispatı olduğunu, aracı kullanan davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını,

manevi tazminat miktarına avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...6098 Sayılı TBK'nın 127. Maddesi alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin 2 halde alacaklıya halef olacağını belirtmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi Sigortacı sigorta tazminatını ödediği taktirde hukuken sigortalının yerine geçer hükmüne haizdir.

Aynı maddede sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder hükmüne haizdir. TTK'nın 1481. Maddesi sigortacının sigorta tazminatı ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceğini, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin edilen bedel tutarında sigortacıya intikal edeceğini belirtmiştir.

Bilirkişi raporunda da beyan edildiği üzere TTK'nın m. 1472 ve 1481 uyarınca sigortacının halef olabilmesi için sigorta ettirene yapılan ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanması gerekmektedir.

Davacı yanca dava açılırken bir çok delil ibraz edilmemiş olup mahkememizin 20.01.2021 tarihinde icra edilen duruşmasında eksik deliller nedeni ile ön inceleme duruşması ertelenerek davacıdan 1 nolu ara karar ile hangi sigortalısının vefat ettiğini, ölümü nedeni ile kimlere ne tutarda ödeme yapıldığını, yaralanan diğer sigortalılara yapılan ödemeleri, ödeme tarihlerini, söz konusu ödemenin neye istinaden yapıldığını, sigortalıların kimlik bilgilerini ve sigortalılar ile arasındaki sigorta poliçelerini ibraz etmek üzere işin mahiyetine uygun 2 ay kesin süre verilmiş,

2 nolu ara kararda davacının sunduğu tercümeli ödeme belgelerinde ödeyen kişi olarak davacı şirketin isminin geçmediği, davacının hukuken halef sıfatına haiz olup olmadığının bu nedenle anlaşılamadığı gerekçesi ile davacı vekiline bu delilleri sunmak üzere tekrar kesin süre verilmiş, 22.09.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında 2 nolu ara karar ile davacı vekilinin yüzüne karşı delillerini sunması hususunda kesin süre verilerek sonuçları ihtar edilmiş,

keza 3 numaralı ara karar ile kazada yaralanan ve ölen şahıslarla olan sigorta poliçelerini ve ödemenin neye istinaden yapıldığına dair tüm belgeleri sunması hususunda kesin süre verilerek sonuçları ihtar edilmiş, 23.02.2022 tarihinde icra edilen duruşmada yine davacının yukarıdaki ara kararda açıkça belirtilen bir çok delili sunmadığı,sunmadığı deliller tek tek yazılmak sureti ile davacı vekiline bu delilleri sunması hususunda detaylı ara karar oluşturulmuştur.Davacı yanca dosyaya ibraz edilen poliçe incelendiğinde sigortalının ... isimli şirket olduğu, sözleşme başlangıcının 01.01.2000 olduğu 1 yıl süreli olduğu,

keza sunulan "... toplu işletme mali sorumluluk sigortası" başlıklı evrakta da sadece sigorta başlangıç tarihi bulunduğu, sigorta başlangıç tarihinin 01.12.2008 olarak belirtildiği, davacının kendisine duruşmalarda verilen kesin sürelere rağmen davada aktif husumeti olduğunu ispat edecek olay tarihinde geçerli sigorta poliçesi olduğunu ispat edemediği, dayanak belgelerini sunmadığı, buna dair bir poliçe sunmadığı, keza kazazedelerin ... isimli acente aracılığıyla tur paketi satın alıp Türkiye'yi ziyaret ettiklerine dair deliller sunulmadığından davacının somut olayda aktif husumeti olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan dava zaten aktif husumet nedeni ile red edilmiş olmakla birlikte davacının tazminat hesaplanması için istenen delilleri de sunmadığı,Ölen kişinin nüfus aile kayıt tablosunun ibraz edilmediği, anne ve babasının sağ olup olmadığının bilinmediği, anne ve babası sağ ise destekten yoksun kalma tazminat hesabında pay ayrılması gerektiği, davacının buna dair delil sunmadığı, ayrıca destekten yoksun kalan kadının yeniden evlenip evlenmediği bilgisinin de mevcut olmadığı, ibraz edilen mirasın reddi tutanağında bu ölen kişinin ... ismli bir mirasçısı olduğu, bu kişinin yaşının evrakta yazmadığı,

destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirsiz olduğu bu nedenlerle ölen kişinin eşi için yapılan hesaplamaların da denetimsiz olduğu, olayda yaralanan bir kısım kazazedelerin kesin hekim raporlarının da bulunmadığı, bu kişilerden bazılarına yapılan iş göremezlik ödeneklerinin neye istinaden yapıldığının belirsiz olduğu,

kaç günlük dönemde hangi kazanca göre, hangi hekim raporuna istinaden iş göremezlik ödeneği ödendiğinin belirsiz olduğu yapılan hesaplamaların da davacının eksik evraklar sunması nedeni ile denetime uygun olmadığı görülmüştür...." gerekçesi ile;"Davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; tüm delillerinin dava dilekçesine ekli olarak 432 sayfa olmak üzere mahkemeye sunulduğu, ancak mahkemece sunulan belgelerin detaylı olarak incelenmediği,

müvekkili şirket ile ... isimli şirket arasında 01.01.2000 başlangıç tarihli Toplu İşletme Mali Sorumluluk Sigortası düzenlendiği ve dosya kapsamına sunulduğu, sözleşme kapsamının ... isimli şirkete katılım sağlayan diğer diğer üye şirketleri de bağladığı ve üye olan işletmelerin sigorta hükümlerini kabul ettiği, kazazedelerin tur paketi satın aldıkları acentenin ... isimli şirkete üye işletmelerden olduğu, 01.12.2008 tarihli üyelik beyanı ile müvekkili şirketin de, imzalanan sigorta sözleşmesinin tarafı haline geldiği, mahkemece sadece sigorta sözleşmesinin başlangıç tarihine bakıldığı, içeriğinin okunmadığı,

sigorta sözleşmesinin, feshedilinceye kadar her yıl yenilendiği ve sözleşmenin 2014 yılında şirket yetkilisinin vefatı nedeniyle iptal edildiği, söz konusu tarihe kadar dolayısıyla da kaza tarihi itibariyle geçerli bir poliçe bulunduğu,

Türk hukukuna göre, sigortacı, ödeme yaptığı oranda sigortalısının yerine geçer, mahkemece İsviçre hukuk mevzuatına göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği hususlarına ilişkindir.Dava, davacı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında, dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminatın, zarar sorumlularından tahsili talebine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

davacı vekilince sunulan, davacı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesinin 01.01.2000 tarihli 1 yıl süreli olduğunun anlaşılmasına, söz konusu poliçenin, kaza tarihi itibariyle yenilenmiş olduğunu ve sigortalılığın devam ettiğini ispata yarar herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamına sunulmamış olmasına,

davacı tarafça ödeme yapıldığı bildirilen hak sahiplerinin dava dışı ...şirketi tarafından düzenlenen tur ile Türkiye'ye geldiklerinin, dolayısıyla da sigorta sözleşmesi kapsamında hak sahibi olduklarının ve davacının halefiyete binaen eldeki davayı açmakta aktif husumeti bulunduğunun ispatlanamamış olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde.

SONUÇ / HÜKÜM

04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/07/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1297, K. 2025/1128, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1297
Karar No
2025/1128
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1297 K.2025/884
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1298 K.2025/787
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1302 K.2025/872
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1304 K.2025/796
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1306 K.2025/802
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1308 K.2025/777

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.