KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1557
- Karar no
- 2024/2130
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2018/188 Esas - 2022/383 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/12/2024
Karar Metni
1.437 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen maddi tazminat istemli davada; yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda verilen kararın Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 11/09/2023 tarih ve 2023/1368 Esas - 2023/9004 Karar sayılı ilamı ile bozulması sonucunda; HMK'nın 373/3.maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARA R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 28/07/2010 günü saat 20:00 sıralarında müvekkilin sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı ... adına kayıtlı olan Kanuni marka motosikleti ile İskenderun istikametinden ...
Caddesi'ni takiben ... istikametine doğru seyrettiği sırada, kendi şeridinin solundan giderken ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile aniden direksiyonu önüne kırması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde sürücü konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, İskenderun Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, söz konusu trafik kazasıyla ilgili olarak İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/9305 soruşturma, 2010/4824 karar numarasıyla soruşturması yapıldığını, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını,
... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazminini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 02/02/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu,15 günlük yasal süre içerisinde sigorta şirketi tarafından verilen cevapta taleplerinin reddedildiğini belirterek,
fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davacı vekili 24/01/2022 tarihli dilekçesi ile HMK.nun 107/2 maddesi kapsamında bedel arttırımında bulunduğunu, 200-TL.olan maddi tazminat talebini, 174.800-TL. arttırarak, 175.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, Trafik kazasındaki kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü tarafından belirlenmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 16/2. maddesi “c” bendi gereğince, davacının sakatlık oranı Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından tespit edilerek dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının olup olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini,
dava konusu kazada motosiklet kullanan davacının motosiklete binerken takılması zorunlu koruyucu teçhizatı takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve eğer koruyucu teçhizat takmaması maluliyetinde etkiliyse belli bir oranda kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının poliçe genel şartları ekinde belirtilen hesaplama yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacı tarafın ilk dava miktarı için dava tarihinden, eğer dava ıslah edilirse ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini,Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerinin sorgulanması gerektiğini,
rücuya tabi bir ödeme var ise yapılacak tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini belirterek, yasal dayanaktan yoksun kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 31.05.2022 tarihli 2018/188 Esas ve 2022/383 Karar sayılı kararı ile "1-Davacının davasının, 200-TL. maddi tazminat yönünden kabulü ile 11/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davasının 174.800-TL maddi tazminat yönünden zamanaşımından reddine" karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizin 21.11.2022 tarihli 2022/1414 Esas ve 2022/1463 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişen haklarını saklı tutarak, vekil edeninin uğradığı zararın tahsilini istemiş ve belirlenecek tazminat miktarına karşılık olarak da 100,00-TL geçici ve 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminat isteğinde bulunmuştur.
Her ne kadar dava dilekçesinde davanın HMK'nın107.maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu yolunda açık bir bildirimde bulunulmamış ise de, dava dilekçesindeki anlatım şekli ve davanın niteliği gözetildiğinde, davanın HMK'nın 107.maddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu belirgindir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, davanın tamamı için kesilir.
6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK.nun 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür.
HMK 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımı da söz konusu değildir. mahkemece yanılgı ile zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan kısmın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır." gerekçesi ile, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak.
"Davacının davasının KABULÜNE, 175.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması sonucunda, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 11/09/2023 tarih ve 2023/1368 Esas - 2023/9004 Karar sayılı ilamı ile;" 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere,
ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması;
işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir.Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... hizmet cetvelinde davacının 26.07.2017 tarihine kadar eksik gün bildirimi de göz önüne alındığında gelirinin asgari ücret kadar olduğunu, 2017 yılı brüt yasal asgari ücret 1.777,50 TL, ancak davacının prime esas kazancı/ brüt ücreti 1.970,06 TL, (yıl sonuna kadar) (net ücret 1.408,42 TL + 133,31 AGİ = 1.541,73 TL),
01.01.2018-12.09.2018 tarihleri arasında prime esas kazancı/ brüt ücreti asgari ücret (2.029,50 TL) düzeyinde, 14.08.2020-30.09.2020 tarihleri arasında, prime esas kazancı / brüt ücreti 3.000,00 TL, (net ücret 2.144,73 TL + 220,73 AGİ = 2.365,46 TL) 2021/03 dönemde, prime esas kazancı / brüt ücreti asgari ücret düzeyinde (3.577,50), 2021 yılının 4. ayından itibaren, prime esas kazancı / brüt ücreti 6.294,51 TL (eksik gün tamamlandığında) olduğunu,
davacının 2021 yılı prime esas kazancı/ brüt ücreti 6.294,51 TL ve ücretin 2021 yılı brüt asgari ücrete oranı: (6.294,51 TL /3.577,50 TL)= 1,76 (1,759471698113208) kat ile işleyecek dönem geliri tespit edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. ... kayıtlarına göre 2021 yılının beşinci ve altıncı ayına kadar asgari ücret üzerinden, 2021 yılının beşinci ve altıncı ayları için ise ... kayıtlarında gösterilen ücret üzerinden, bu tarihten sonraki bilinen dönem ve bilinmeyen dönem asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, denetime elverişli olmayan hesap raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiş,
kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle Dairemiz ilamının bozulmasına karar verilmiştir.
Dosyanın Yargıtay bozma ilamına binaen Dairemize gönderilmesi üzerine, 08.10.2024 tarihli celsede Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır.Dosya kapsamına alınan, aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda;Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışında kalan ve taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturan hususlara dokunulmaksızın, bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği tazminat miktarı 204.596,95-TL olarak belirlenmiş olup, her ne kadar davacı vekilince,
müvekkilinin talep edebileceği tazminat miktarındaki azalmanın nedeninin bilirkişi tarafından açıklanmadığı, kök rapor ile ek rapor arasında çelişki bulunduğu ileri sürülerek bilirkişi ek raporuna itiraz edilmiş ise de, bilirkişi kök ve ek raporunda belirlenen tazminat miktarlarındaki farklılığın, 2021 yılının 7. ayı ve devamındaki bilinen ve bilinmeyen dönem zararının hesabında, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesinden kaynaklandığı, bu hali ile raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği göz önünde bulundurularak davacı vekilinin ek rapora karşı itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 11.11.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, her ne kadar Dairece, karar celsesinde davalı sigorta vekili hazır olmamasına rağmen sehven tefhim edilen kısa kararın davalı vekilinin yüzüne karşı verildiği belirtilmiş ise de, söz konusu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, bu hususa ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi suretiyle aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davacının davasının KABULÜNE, 175.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2/Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 598,00-TL tamamlama harcı ile davalı tarafça yatırılan 11.320,35-TL bakiye karar harcı yeterli olduğundan yeniden karar harcı alınmasına yer olmadığına,3/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4/Davacı tarafından iş bu dava için yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç, 598,00-TL tamamlama harcı, 384,90-TL keşif harcı,2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 737,75-TL tebligat ve müzekkere giderinden ibaret toplam 4.392,45-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan ve kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nın 361/1.maddesi hükmü gereğince,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1557, K. 2024/2130, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama