KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1702
- Karar no
- 2024/2123
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2024
- Numarası
- 2023/530 Esas - 2024/225 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Rücuen Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde 16/05/2021-16/05/2022 tarihleri arasını kapsar biçimde kasko sigortalı bulunan dava dışı ... San. Dış. Tic. Ltd.
Şti'ne ait ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği, 08/07/2021 günlü trafik kazasında hasarlandığını, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmesi için, sigortalı tarafından yapılan ihbar üzerine hasar dosyası açılarak yaptırılan ekspertiz incelemesinde, araçta oluşan hasar bedelinin 27.712,82-TL olduğunun belirlendiğini ve ekspertiz raporuyla tespit edilen hasar bedelinin 24.752,83-TL'lik kısmını 26/10/2021 tarihinde, 2.959,17-TL'lik kısmının da 30/10/2021 tarihinde aracın onarımını gerçekleştiren ...
San. Ve Tic.A.Ş'ye ödenerek, sigortalının haklarına halef olunduğunu ve müteakip zarara sebebiyet veren ... plaka sayılı araç maliki ... A.Ş.aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ... tarafından takibe itiraz edilmesiyle iş bu takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında davalı araç maliki ... tarafından ... plaka sayılı aracın, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ...
Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kiralandığını ileri sürmesi üzerine de, dosyaya sunulan 12/12/2023 günlü ıslah dilekçesi ile huzurda görülen davanın itirazın iptali davası olduğu, ancak yargılamada tespit edilen ve davalı tarafından bildirilen duruma göre davalarını alacak davası olarak ıslah ettiklerini ve iradi taraf değişikliği yaptıklarını belirtilerek, ... Şirketi'nin iş bu davaya davalı olarak eklenmesini ve ekte sundukları dava dilekçesinin de ...
Şirketi'ne tebliğinin sağlanılması talebinde bulunarak; araç işleteninin ... Şirketi olduğunun yargılama sırasında öğrenildiğini, bu durumda müvekkili nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın uğradığı zarardan karşı aracın işleteni olan davalı ...
Şirketi'nin sorumlu tutulması gerektiğini ve zorunlu arabuluculuk başvurusunda da sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 24.752,83-TL'nin 26/10/2021 tarihinden, 2.959,17-TL'nin de 30/10/2021 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın önce 08/08/2023 tarihinde ...
Şirketi'ne karşı ikame edildiği ve müteakip davacı tarafından 12/12/2023 tarihinde HMK'nın 124.madde hükmü uyarınca taraf değişikliğine gidilerek müvekkili şirkete husumet yöneltilmiş ise de asıl davalının açık kabulü olmaksızın iradi taraf değişikliğine gidilemeyeceğini, ayrıca davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın açıldığı mahkemenin de yetkisiz bulunduğunu ileri sürerek, davanın öncelikle bu sebeplerle reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "... davacı vekili tarafından HMK 124 mad. gereğince taraf değişikliği ve HMK 180 mad. gereği tam ıslah dilekçesi sunulduğu, HMK 124/3 mad.
Göre maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kurallına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceği, somut olayda, davacı tarafça araç malikine yönelik dava açılmış ise de davalı tarafça cevap dilekçesi ile aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile ... San. ve Tic.
A.Ş.'ne teslim edildiği belirtildiğinden işleten sıfatının da bu şirkete ait olduğunun yargılama sonucu ortaya çıkmış olup, davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı kanaatine varılarak talebin kabulüne karar verilerek ... San. ve Tic.
A.Ş.'ne yönelik davanın devamına karar verilmiştir." şeklindeki açıklamayı müteakip; "...sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin davada, davacı tarafça sigortalıya ödemenin 30.10.2021 tarihinde yapıldığı, işbu davalı yönünden arabuluculuk başvurusunun 06.12.2023 olduğu, KTK hükümleri gereği rücu hakkının ödeme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu, somut olayda davalı tarafça cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulduğu nazara alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." gerekçesiyle;
davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri. 2918 sayılı KTK'nın 109.madde hükmü uyarınca, zamanaşımı süresinin zarar sorumlusunun öğrenildiği tarihnden başlatılması gerekirken, yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya olduğu, kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigortacısının sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuan tahsili isteğine ilişkin olup; somut uyuşmazlıkta çözülmesi gereken ilk sorun davanın zamanaşımı süresinde açılıp, açılmadığına ilişkindir.Bu durumda uyuşmazlığın halli için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler üzerinde durulmalıdır.
TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.
Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir.
Sigorta rücu davalarında zamanaşımı, halefiyet ilkesi gereğince sigorta ettirenin zarar veren aleyhine açacağı davanın zamanaşımı süresine tabi olup, aynı tarihte başlar.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı karşı aracın sebebiyet verdiği ileri sürülen çift taraflı trafik kazasında hasarlandığı, kazanın 08/07/2021 tarihinde meydana geldiği, davacı sigortacı tarafından sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında, aracın onarımının gerçekleştirildiği ileri sürülen ... Otomobilcilik San.
Tic.A.Ş'ye ödendiği, kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın ... Kiralama Şirketi adına kayıtlı olması nedeniyle, davacı sigortacı tarafından yapılan ödemenin rücuan tahsili amacıyla ... Kiralama Şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 28/01/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı; icra takibine ...
Kiralama Şirketi tarafından 02/02/2022 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve davacı tarafça 08/08/2023 tarihinde itirazın iptali talebiyle görülmekte olan davanın açıldığı, yargılama sırasında az yukarıda açıklandığı üzere davanın ıslah yolu ile rücuan tazminat istemine dönüştürüldüğü ve iradi taraf değişikliği ile de davanın ...
Şirketi'ne yöneltildiği, iradi taraf değişikliği yoluyla davanın yöneltildiği ... şirketi tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK.'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri icra takibinin başlatılması bir diğeri de dava açılmasıdır. Somut olayda olduğu gibi davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur. (Bkn.
Yargıtay 4.Hukuk Daire'sinin 2022/2083 esas-2022/15312 karar sayılı ilamı) Bunun yanında, 08/08/2023 tarihinde açılan itirazın iptali davası tam ıslah yoluyla tazminat davasına dönüştürülebileceğine ve icra takip tarihi itibariyle de 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış bulunmasına göre. (Bkn.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2013/7072 esas-2014/9343 karar sayılı içtiadı) görülmekte olan davada; zamanaşımının kesilme koşullarının gerçekleşmiş olduğu, yani zamanaşımının dolmadığı belirgindir. Hal böyle olunca; mahkemece. 08/08/2023 tarihinde açılan iş bu davada ıslah ve iradi taraf değişikliği yolu ile davanın ... Şirketi'ne yöneltilmesinden önce ...
Şirketi bakımından zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, başvurunun anlaşmazlıkla sonuçlandığı bu suretle dava şartı eksikliğinin de mevcut olmadığı gözetilmek ve davalı ...
Şirketi'ne yönelik olarak açılan dava bakımından zamanaşımı süresinin geçirilmediği kabul edilmek suretiyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken; zamanaşımına ilişkin hatalı değerlendirme neticesinde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih ve 2023/530 Esas 2024/225 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1702, K. 2024/2123, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama