İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/372 K.2024/1079

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2024/372Karar2024/1079Tarih4 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.256 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Temmuz 2024
Dosya no
2024/372
Karar no
2024/1079
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2023
Numarası
2021/66 Esas - 2023/461 Karar
Davanın konusu
Genel Muvazaa Hukuksal Nedenine Dayalı İptal
İstinaf karar tarihi
04/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.256 kelime·11 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

R A R Davacılar vekili dava açan dilekçesinde; müvekkillerinin, şirkette yönetici sıfatı bulunmamakla birlikte, davalı ...

Anonim Şirketi'nin toplamda %25 hissesine sahip ortağı olduklarını, davalı şirketin gayri faal olduğunu ve İstanbul İli, Eyüp İlçesinde değişik sayıda parselden hariç herhangi bir maddi mal varlığının bulunmadığını, söz konusu taşınmazların çoğunlukla arsa ve tarla niteliğinde olduğunu, bu taşınmazların inşaat işlerine başlanan 3. Boğaz Köprüsü - Kuzey Marmara Otoyolu'nun güzergahında yer aldığını, ... Anonim Şirketi'nin.

83, 89 ve 90 parselde yer alan taşınmazları m2 birim fiyatı 100-TL den diğer davalı ... Anonim Şirketi'ne sattığını, eksper incelemesine göre taşınmazların ortalama m2 birim değerinin 400-TL olarak tespit olunduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında yaptırılan kıymet takdir raporunda davaya konu taşınmaz ile komşu olan parsellerin m2 birim fiyatının 300-350 TL olarak tespit olunduğunu, bu durumun taşınmazların devrine ilişkin sözleşmelerin muvazaa ile illetli olduğunu gösterdiğini, muvazaalı işlemle; şirketin mal varlığının azaltılmasının, içinin boşaltılmasının ve taşınmazlardan arındırılan şirketin başkaca bir faaliyeti de bulunmadığından tasfiyeye sürüklenmek suretiyle, azınlık olan müvekkillerinin tasfiye paylarının buharlaştırılmasının amaç edinildiğini ve istenildiğini, davalı ...

Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ...'nun aynı zamanda satıcı olan diğer davalı şirketin genel koordinatörü sıfatını taşıdığını belirterek, davanın kabulü ile davaya konu taşınmazların, davalı ... Anonim Şirketi adına olan kaydının iptali ile diğer davalı ... Anonim Şirketi adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ...

Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıların, aynı sebeplerle ve aynı taleplerle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/84 Esas sayılı dosyası kapsamında dava ikame ettiklerini ve davanın halen derdest olduğunu, davacıların davayı açmaktaki amaçlarının;

müvekkili şirket yöneticilerini tahakküm altına almak, üzerilerinde baskı kurmak ve şirket yönetimini ele geçirmek olduğunu, davacıların aynı zamanda diğer aile şirketlerinin de hissedarı olduklarını, bu şirketlerinde yaptığı hemen her işlem ve karara muhalif oy kullanmakta olduklarını, çeşitli iddialar ile davalar açtıklarını, müvekkili şirketin davacıların iddialarının aksine gayri faal olmadığını, ticari faaliyet içerisinde olduğunu, dava konusu parsellere ilişkin 01.11.2013 tarihli gayrimenkul değerleme çalışması yapıldığını, bu rapora göre her üç parsel için toplamda 5.368.876-TL değer tespiti yapıldığını,

dava konusu parsellerin m2 rayiç fiyat ortalamasının 122,00-TL olarak tespit edildiğini, satış işlemlerinde de ortalama m2 satış fiyatının 100,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla 3 parselin birden aynı anda müvekkili şirketin daha önce ticari ilişkide bulunmuş olduğu diğer davalı şirkete nakit olarak satıldığını, müvekkili şirketçe 2012-2013 yıllarında toplamda yaklaşık 10.000 metrekare taşınmaz satın alındığını, alış fiyatlarının satış fiyatlarının yarısı oranında olduğunu, ...'nun müvekkili şirket ile herhangi bir bağının olmadığını belirterek,

davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir. Davalı ...

Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıların, ikame edilen dava öncesinde aynı sebeplere dayanmak suretiyle aynı taleplerde bulunarak İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/84 Esas sayılı dosyası kapsamında dava ikame ettiklerini ve davanın halen derdest olduğunu, eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu taşınmaz satışlarının rayiç bedeli üzerinden yapılan gerçek satışlar olduğunu, taşınmazların;

müvekkili şirket tarafından yapılan ve kar amaçlı alınmış taşınmazlar olup bölge rayiç bedelleri üzerinden satın alındığını, davacı yanca sunulan ekspertiz raporlarının emsal rayiçlerin çok üzerinde ve gerçek piyasa değerlerini göstermekten uzak olduğunu, muvazaa iddialarının gerçek dışı olup ispatının gerektiğini, müvekkili şirket yetkilileri ile diğer davalı şirket yetkilileri arasında uzaktan akrabalık ilişkisi olduğu yönündeki beyanların herhangi bir delile dayanmadığını belirterek,

davanın reddine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davaca tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;"...dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, Köy kenarı mevkii, ... parsel nolu taşınmazın 1.315.500-TL, ... parsel nolu taşınmazın 1.970.000-TL ve ... parsel nolu taşınmazın 1.098.000-TL bedelle davalı ...

Anonim Şirketi'ne 15/11/2013 tarihinde satıldığı, davaya konu taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerlerinin 83 parselin 3.400.000-TL, 89 parselin 5.090.000-TL ve 90 parselin 2.835.000-TL olduğu, bedeller arasında açık bir oransızlık olduğu, ayrıca satışın yapıldığı ... Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı ...'nun aynı zamanda satıcı şirket olan diğer davalı ...

Anonim Şirketi’nin Genel Koordinatörü sıfatını taşıdığı, ayrıca bu şirketin kurucu Yönetim Kurulu Başkanı ... davalı ... Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyesi ...'ın kayınpederi olduğu, satışların muvazaalı olduğu ve iptali gerektiği..." gerekçesiyle; a-Açılan davanın ... Anonim Şirketi açısından kabulüyle davaya konu ... İli, ... İlçesi, Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtlarında ... Köyü' ... Mevkii ... pafta kain ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların davalı ...

Anonim Şirketi adına olan malik kaydının iptali ile davalı ... Anonim Şirketi adına tesciline, b-Açılan davanın .... A.Ş açısından pasif husumet ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; pasif husumet yokluğu sebebi ile hakkında ki davanın reddine karar verilen diğer davalı ...

Anonim Şirketi tarafından; satışlarda muvazaa olmadığını, bu satışların amacının şirket sermaye artırımı geçekleştirilemediğinden, şirket malvarlığının çok küçük bir kısmını oluşturan parsellerin satışı ile şirkete nakit akışı sağlanmak olduğunu, gerçek satış bedellerinin banka üzerinden şirket hesabına geçtiğini, bunun neticesinde tüm hissedarlara kar payı dağıtıldığını, satışlarla ilgili alınan yönetim kurulu kararına ve bu kararı ibra eden genel kurula karşı davacılar tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2014/84 Esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığı belirtilerek, bu sebeple derdestlik iddiasında bulunulduğu,

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından daha önce rapor sunan bilirkişi heyetine aldırılan 21.06.2022 ve 07.04.2023 tarihli raporda açıkça, bir taşınmazın bedelinin çok altında satılmasının (bedelde) muvazaanın varlığı açısından tek başına belirleyici niteliği haiz olmadığı, her iki şirketin arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususunun da muvazaa iddiasını ispat etmeye yetmeyeceği, muvazaa iddiasında aslolanın, tarafların görünüşteki hukuki işlemin hüküm doğurmaması hususunda anlaşmış olmalarının ispatlanması olduğu,

ilgili satış işlemlerinin muvazaalı olduğu davacılar tarafından ispatlanmış olmadıkça ilgili işlemlerin muvazaa sebebiyle geçersiz olduğu kanısına varılamayacağı sonuçlarına ulaşıldığı, buna rağmen mahkemece davalı şirket yetkilileri ile müvekkili arasındaki tanışıklığın muvazaa gerekçesi olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin gerekçesini dayandırdığı sebeplerin muvazaayı ispata elverişli olmadığı, bilirkişi heyeti raporlarındaki bedel tespitlerinin denetime elverişli olmayan gerçeklikten uzak tespitler olduğu, 89 parselin bir kısmı ve 90 parselin tamamının orman alanı olarak belirlendiğinin açıkça tespit edildiği,

89 parselin kısmen park alanı ve kısmen dere koruma yasağı getirilen alanda kaldığı, 90 parselin nazım imar planı dahi olmadığı tapu kaydına şerh edildiğinin bilirkişi heyet raporlarına şerh edilmesi karşısında bu parsellere ilişkin bugünden geçmişe dönülmek sureti ile m2 fiyat belirlemesinin yapılmayacağı, orman kadastrosu içinde kalan ve yine dere koruma alanı içerisinde kalan parsellerin bölgede bulunan arsalar baz alınarak yapılan değerlemenin hukuken doğru olmadığı, itirazen bildirilmiş ise de yerel mahkemenin aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırmak konusunda ısrarcı olduğu,

bu suretle alına ek raporun kök rapordan farklı olacağını düşünmenin aklen mümkün olmadığı, nitekim ek raporun sadece kök rapordaki gerçek olmayan tespitlere dayandığı, raporun denetime elverişli olmadığı, yerel mahkemece orman alanı içerisinde kalan dava konusu parsellerle, bilirkişi heyeti tarafından emsal alınan bölgedeki arsa ve tarlarla yapılan mukayeseyi hukuka aykırı şekilde kabul ettiği, kaldı ki; dosyaya sundukları yine bilirkişi heyet raporuna itirazlarında tekrarladıkları Türkiye Cumhuriyeti Müfettişlerince hazırlanan resmi ve satış tarihine en yakın raporun görmezden gelindiği,

karar yerinde bu delil ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, davalı ... Anonim Şirketi’nin azınlık pay sahiplerinden, görülmekte olan davanın davacıları arasında yer alan ...'in inceleme başvurusu üzerine hazırlanan raporda, satışların gerçek satış olduğunun, bedellerinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bu hususun ve bu resmi raporların mahkemece gözetilmediği, her ne kadar yerel mahkemece kurucu Yönetim Kurulu Başkanı ...' in davalı ...

A.Ş.' nin yönetim kurulu üyesi ...' ın kayınpederi olduğu gerekçesiyle, satışların muvazaalı olduğu sonucuna varılmış ise de, müfettişlerce hazırlanan resmi raporlarda da tespit edilip belirtildiği üzere, satış işlemi Yönetim Kurulu Üyesi ...’ın kişisel inisiyatifiyle gerçekleştirilen bir işlem olmayıp, satışların yönetim kurulu kararına dayandığı, bu nedenle muvazaadan bahsedilemeyeceği, eldeki dava yönünden derdest dava oluşturduğu iddia edilen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/84 Esas sayılı dosyasının, görülmekte olan davadan önce açıldığı,

mahkemece söz konusu davanın görülmekte olan dava yönünden bekletici mesele sayıldığı, bekletici mesele sayılan dosyada davacıların açtığı davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce 2015/12902 E. ve 2017/3626 K. no’lu ilam ile onandığı ve bu suretle yönetim kurulu kararı ile yapılan satışlarda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinin tespit edildiği, müvekkili ...

Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ..., ...

Anonim Şirketi'nde genel koordinatör ya da başka sıfatta herhangi görev almadığı, taşınmazların devri sonucunu doğuran sözleşmede muvazaa bulunmadığı, bedellerinin belediye rayiç bedellerinin üzerinde ödendiği, bu hususların dosyaya sundukları resmi kayıt ve belgeler ile resmi müfettiş raporları ile sübut bulduğu, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hususlarına ilişkindir.İleri sürülüş biçimine göre görülmekte olan dava;

şirket ortağı sıfatı ile TTK'nın 555. madde kapsamında şirketin zarara uğratıldığından bahisle, TBK'nın 19.maddesi kapsamında dava konusu taşınmazların muvazaalı satışının iptali ile davalı ... Anonim Şirketi adına tescili istemine ilişkindir.Öncelikle belirtilmelidir ki.

TTK'nın 644.maddesi atfı ile 555.maddesi gereğince, şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartı ile şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazın tapusunun iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı da bulunmaktadır.

Görülmekte olan davada, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacıların şirket yönetiminde bir görevlerinin bulunmadığı, şirket ortağı oldukları göz önüne alındığında, davacıların işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. (-bkz..Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2014/11111 esas - 2014/18464 karar sayılı emsal ilamı-)Yerleşik yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve nihayetinde TBK'nın 19.maddesi göz önüne alındığında muvazaa;

tarafların iradeleri ile beyanları arasında bilerek yarattıkları uyumsuzluk, üçüncü kişileri aldatmak maksadıyla gerçek iradelerine uymayan ve bu sebeple aralarında hüküm doğurmayan bir görünüş yaratma hususundaki anlaşmadır.

Muvazaalı işlemin tarafı olmayan üçüncü kişilerin, muvazaa iddialarını her türlü delille kanıtlama imkanı mevcuttur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2011 tarih ve 2009/11676 esas ve 2011/11042 karar sayılı ilamında, bedelde muvazaa iddialarının bilirkişi raporları ile kıyaslama yapılarak, satıcıya ödenen paranın olup olmadığı da gözetilerek fahiş farkların bedelde muvazaa olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir.Eldeki davada davacılar vekili; müvekkillerinin, davalı ...

Anonim Şirketi'nde yönetici sıfatlarının bulunmadığını, şirketin toplamda % 25 hissesine sahip ortağı olduklarını, davalılar arasındaki, davaya konu taşınmazların alım satım akdinin muvazaa nedeniyle geçerli olmadığını belirterek, davalı ... Anonim Şirketi'ne ait iken, muvazaalı olarak davalı ... Anonim Şirketi adına tescil edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, davalı ...

Anonim Şirketi adına tesciline karar verilmesini talep ederek, görülmekte olan davayı açmıştır. Davalı ...

Anonim Şirketi vekili, yapılan satışın rayiç bedel üzerinden yapıldığını ve bedelinde tahsil edildiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, hissedarlarının tamamının akraba (usul/füru) olduğu şirketin faaliyet alanının taşınmaz alım satımı olduğunu, dava konusu edilen taşınmazlar dışında çok fazla sayıda başkaca taşınmazların da alınıp satıldığını, satımı yapılan taşınmazların toplam miktarının, alım satımı yapılan taşınmaz miktarları içerisinde cüzi bir miktara tekabül ettiğini, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların değerinin belirlenmesinde emsal incelemesi ile birlikte,

taşınmazların devir tarihindeki somut durumlarının değerlendirilmesinin de gerektiğini, zira taşınmazların bir bölümünün orman sınırları içerisinde yer aldığını ve rehabilite edilmesi gereken, mevcut durumu itibari ile kullanılamayacak araziler olduğunu, satışın şirket genel kurulunca onaylandığı hususun ve bu hususa temas eden, görülerek sonuçlandırılan dava dosyalarına ilişkin kararların gözetilmesi gerektiğini, savunmuştur.

Diğer davalı vekili ise, satışların gerçek satış olduğunu, bedelinin ödendiğini, iptali istenen tasarrufa konu taşınmazların bedellerinin tespit edildiği resmi raporların ve dayandıkları diğer raporların gözetilmediğini, muvazaanın söz konusu olmadığını, savunmuştur.Açıklamalardan sonra somut olaya gelince;Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle,

gerek Dairemiz'in kaldırma kararından önce İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporu ve ek raporu, gerekse görevsizlik kararı üzerine dosyanın devredildiği İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılamada alınan asıl ve ek bilirkişi heyeti raporuyla; iptali istenen tasarrufa konu taşınmazların satış tarihindeki gerçek değeri ile, satış değeri arasında fahiş fark bulunduğunun tespit edilmiş olmasına,

bilirkişi kurulu raporları arasında iptali istenen tasarrufa konu taşınmazların satış tarihindeki rayiç değerleri arasında her ne kadar çelişki var ise de, emsal inceleme yöntemine dayalı bilirkişi kurulu raporlarının bu suretle denetime el verişli olmasına ve tüm raporlardaki tespitlere göre, taşınmazların gerçek değerler ile satış değeri arasında misli fark bulunduğunun tespit edilmiş olmasına, taşınmazların satışının yapıldığı ...

Anonim Şirketi yönetim kurulu başkanı ..., firmalar arasında Genel Koordinatör olmasına, bundan ayrı alıcı şirketin Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı ... davalı ...

Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyesi ...'ın kayınpederi olması karşısında, taşınmazların devri sonucunu doğuran sözleşmenin muvazaa ile illetli olduğunun kanıtlanmış olmasına, her ne kadar istinaf eden vekili tarafından dava konusu ... parselin bir kısmının ve ... parselin tamamının orman alanı olarak belirlendiğinin tespit edildiği, ... parselin kısmen park alanı ve kısmen dere koruma yasağı getirilen alanda kaldığı, ... parselin nazım imar planının dahi olmadığının belirlendiği,

bu parsellere ilişkin bugünden geçmişe dönülmek sureti ile m2 fiyat belirlemesinin yapılmayacağı, orman kadastrosu içinde kalan ve yine dere koruma alanı içerisinde kalan parsellerin bölgede bulunan arsalar baz alınarak yapılan değerlemenin hukuken doğru olmadığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle bu husustaki Eyüp Tapu Dairesi'nin sunduğu belgelere göre 15/11/2013 satış tarihinde söz konusu şerhlerin bulunmamasına ve müteakip bu şerhlerin tapu kaydına işlenmiş olmasına,

satışların yönetim kurulu kararına dayanmış olmasının sonuca etkili bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Açıklanan nedenlerle;1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı ...

Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 773.610,75-TL karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin yatırılan 193.403,00-TL harcın düşümü ile kalan 580.207,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

SONUÇ / HÜKÜM

HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/372, K. 2024/1079, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/372
Karar No
2024/1079
Tarih
4 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/487
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/529
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/420
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/628
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/716
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/373 K.2024/504

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.