Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 20/11/2023 günlü trafik kazasında, müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın hasarlandığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi 20/11/2023 olmasına rağmen 30/11/2023 olarak bildirildiği ve müteakip yapılan tramer sorgulamasında da aynı kaza nedeniyle iki ayrı tarih ve iki ayrı hasar kaydı bildiriminde bulunulduğunun öğrenildiğini, bu durumun vekil edeninin fazla kaza yaşamış gibi bir izlenim oluşmasına sebebiyet vereceğini,
davalı sigorta şirketinin hatalı bilgi bildiriminin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek, 20/11/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plaka sayılı araçla ilgili olarak sigorta şirketince yapılan mükerrer hasar bildiriminin ve dahi kaza tarihinin doğru şekilde tespiti ile kayıtların buna göre düzeltilmesi için verilecek kararın bir örneğinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesini talep etmiş, 20/03/2025 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda da hatalı olduğunu ileri sürdükleri tramer kaydının düzeltildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını bildirmiş,
ancak yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin devam ettiğini açıklamıştır.Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; yaptıkları araştırmada taraflarınca tek tramer girişi yapıldığının belirlendiğini, dolayısıyla kendilerinden kaynaklanan herhangi bir hata olmadığını, kaldı ki kayıtlarda iddia edildiği gibi bir hata varsa bu hatayı düzeltecek olanın da Sigorta Bilgi Merkezi olduğundan davanın ona yöneltilmesi gerektiğini,
ayrıca eldeki dava açılmadan önce de Sigorta Bilgi Merkezi'ne yapılacak bir başvuru ile de mevcut herhangi bir hatanın düzeltilmesinin mümkün bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "... davacı taraf 20.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle sahibi olduğu ... plakalı aracın tramer kaydına yanlış girilen hasar bedelinin tespitini ve düzeltilmesini talep etmektedir.
Eldeki davanın görülebilmesi için davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumeti bulunması gerekmektedir. ... plakalı aracın tescil bilgileri incelendiğinde davanın 22/11/2024 tarihinde açıldığı, dava açıldıktan sonra 25/11/2024 tarihinde satıldığı,
davacının araca malik olmadığı görülmekle, tramer kayıtlarının düzeltilmesi davalarında araç sahipleri araçlarının satışı aşamasında aracın hasarının olduğundan fazla görünmesinin satışa ve satış bedeline yapabileceği olumsuz etkileri bertaraf etmek için tespit davası niteliğindeki bu davaların açmakta olup bu davalarda hukuki yararlarının varlığı kabul edilmekte ise de davacının aracını mevcut kayıtları ile sattığı anlaşıldığından dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı..." gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri;
müvekkilinin eldeki davayı açmakta haklı olduğu ve hukuki yararın da bulunduğu halde yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
(İstinaf dilekçesinde yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin herhangi bir açık istinaf bulunmamaktadır.)Dava; davacıya ait araca ilişkin tramer kaydının sigorta şirketi tarafından yapılan hatalı bildirim neticesinde oluştuğunun tespiti isteğine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı deliller ile usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;
bir davanın görülebilmesi için gerekli hukuki yarar şartının sadece davanın başında değil, davanın ilerleyen aşamasında da devam etmesinin gerekmesi yanında davacının varsa bile hatalı bildirimin davalı sigorta şirketinden kaynaklandığını ve bu suretle kendisine zarar verdiği yolundaki iddiasını da somut bir şekilde kanıtlayamamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen kararın esasen istinaf edenin daha lehine bir karar niteliği taşıması karşısında, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih, 2024/854 Esas - 2025/530 Karar sayılı kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından,
bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025