İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/918 K.2025/957

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2025/918Karar2025/957Tarih13 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.421 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
13 Haziran 2025
Dosya no
2025/918
Karar no
2025/957
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/12/2024
Numarası
2023/461 Esas - 2024/989 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İstinaf karar tarihi
13/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.421 kelime·12 dk okuma

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesi ile.

26/05/2015 tarihinde müvekkilinin kendi sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken dava dışı ... tarafından kullanılan ... plakalı kamyonun çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve bedensel zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı kamyon sürücüsünün kusurlu olduğunu, kamyonun ZMM sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle müvekkillinin zararından davalı kurumun sorumlu olduğunu ileri sürerek,

geçici ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) şimdilik 3.000,00-TL maddi tazminatın 26.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.09.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 152.291,33-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiş, 03.07.2024 tarihli dilekçesi ile; tazminat taleplerini 290.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 02.12.2024 tarihli dilekçe ile,

06.09.2021 tarihli dilekçe ile artırılan kısmın, 12.931,08-TL'sinin geçici iş göremezlik zararına, 139.448,84-TL'sinin sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu, ıslah dilekçesi ile artırdıkları kısmın tamamının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;

davacının ehliyetinin bulunmaması ve kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davadan önce müvekkili kuruma başvurulmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşürülmemesi nedeniyle ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile,

152.391,33-TL'nin dava tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair kararına karşı taraf vekillerinin istinaf talebinin incelenmesi neticesinde, Dairemizin 08.06.2023 tarihli 2022/510 Esas ve 2023/1082 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tespit tutanağına kazaya karışan ... plaka sayılı kamyon sürücüsü ...'ın sola dönme kurallarına riayet etmediği için tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği,

mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/09/2018 tarihli raporda kazaya karışan ... plaka sayılı kamyon sürücüsü ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli ve %85 oranında, davacının ise koruyucu başlık(kask) takmadan motosiklete binip trafikte seyre çıkarak kurallara aykırı davranması ve kendi can emniyetini tehlikeye düşürmüş olması nedeniyle alt düzeyde tali ve %15 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, mahkemece de ATK kusur raporunu dikkate alarak hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.

Kaza tespit tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlar göz önünde bulundurulduğunda davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ile atfedilen kask takılmaması eyleminin sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmesi gerekirken kusur raporunda belirlenmesi doğru değil ise de, Yargıtay uygulamalarına göre müterafık kusur nedeni ile yapılacak olan indirim oranı %20 olup, mahkemece hesaplanan tazminattan %15 kusur indirimi yapılmış,

davacı tarafça da atfedilen kusura yargılama aşamasında itiraz edilmiş olup, mahkemece yapılacak iş, Yargıtay uygulamalarındaki toplamda %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasının sağlanması iken davalı tarafın müterafik kusura ilişkin itirazları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır...Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen aktüer raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen sürenin tamamı için AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir.

Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla; kaza tarihinde 15 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalıştığı ileri sürülmeyen davacı için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, kaza tarihinden davacının fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar olan dönem için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre için ise AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekli iken bu yönü gözetmeyen hatalı rapora göre karar verilmesi doğru değildir...Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının,

kaza tarihinden fiilen çalışmaya başlaşacağı 18 yaşına kadar olan dönem için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre için ise AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için dosyanın hükme esas alınan raporu düzenleyen aktüer bilirkişiye tevdii ile ek rapor alınması, davacının kask takmamasının kazanın oluşuna etkili kusur niteliğinde olmadığından,

ek rapor ile herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın belirlenecek tazminat miktarı üzerinden davacının müterafik kusuru nedeniyle Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır..." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; davanın 20/11/2015 tarihinde açıldığı, sigorta şirketlerine karşı dava açılmadan önce başvuru zorunluluğunun ise dava tarihinden sonra 26/04/2016 tarihinde KTK m. 97 kapsamında getirildiği,

İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 19/09/2018 tarih ve 2018/55453/7490 sayılı raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %15 oranında, davalının sorumlu olduğu araç sürücüsünün ise %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp A.B.D tarafından düzenlenen 13/11/2020 tarih ve 29043 sayılı raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranının %9, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği,

kaza tespit tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlar göz önünde bulundurulduğunda davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, koruyucu başlık(kask) takmadan motosiklete binip trafikte seyre çıkarak trafik kurallarına aykırı davranması ve kendi can emniyetini tehlikeye düşürmüş olması nedeniyle kask takılmaması eyleminin sürüş kusurlarından olmayıp müterafik kusur kapsamında olup davacının hak kazanacağı tazminat üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacının geçici iş göremezlik tazminatı kapsamında zararının (13.768,56 TLx80/100) 11.014,84-TL olduğu,

kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 27.11.2016-26.5.2024 dönemi maddi kazanç kaybı 34.573,44-TL, bilinemeyen döneme ait 35 yıllık aktif ve 14 yıllık pasif dönem kazancı 899.752,19-TL olmak üzere toplam 934.325,63-TL olarak hesaplandığı ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinde HMK m.31 kapsamında yapılan 02/12/2024 tarihli dilekçesi dikkate alındığında davalının kaza tarihi itibariyle sakatlanma nedeniyle kişi başı sorumluluk limitinin 290.00,00-TL olduğu, kalıcı tazminat yönünden 139.448,84-TL bedel artırım dilekçesinde yer aldığı; ıslah ile talep edilen sürekli iş göremezlik tutarının 137.708,67-TL olduğu,

139.448,84 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 20/11/2015 tarihinden. 137.708,67 TL’nin (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 05/07/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, davada müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile.

"1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 11.014,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 139.448,84 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 20/11/2015 tarihinden.

137.708,67 TL’nin (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 05/07/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece takdir edilen tazminatlara haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bir kısım tazminata dava tarihinden, bir kısım tazminata ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususuna ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği, istinaf dairesinin kaldırma kararının hilafına karar verildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabında belirlenen değerlere ne şekilde ulaşıldığına dair herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılmadığı,

güncel veriler kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğu, istinaf dairesinin kaldırma kararından evvel alınan bilirkişi raporundaki veriler aynı kalmak kaydı ile tazminat hesabı yapılması gerektiği, davacının ehliyetinin bulunmaması ve kask takmaması nedeniyle her bir müterafik kusuru için %20'şer oranda indirim yapılması gerektiği, davacının kaza tarihinde 15 yaşında olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği ve geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığı, kusur raporunun hükme elverişli olmadığı, hatalı belirlenen maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapıldığı,

kaza tarihi itibariyle maluliyet oranının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereğince belirlenmesi gerektiği, poliçe limitinin 290.000,00-TL olduğu, hükmolunan tazminat miktarının ise 150.463,68-TL olması nedeniyle aradaki fark yönünden müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, tazminat hesaplamasında PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiği, TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması halinde ise teknik faiz indirimi yapılması gerektiği hususlarına ilişkindir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1) Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı KTK'nin, 26.04.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değişik 97. maddesinde öngörülen dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartının, yasa değişikliği yürürlüğe girmeden 20.11.2015 tarihinde açılan eldeki dava bakımından uygulanamayacak olmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunun Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda belirtilen hususlara riayet edilerek düzenlenmiş olmasına,

ilk derece mahkemesinin Dairemizce kaldırılan ilk kararına karşı davacı tarafça da istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle karar tarihine en yakın güncel veriler ve asgari ücret değişiklikleri uygulanarak tazminat hesabı yapılmasında usule aykırılık bulunmamasına, davacının, birden fazla müterafik kusur sayılacak eylemi bulunsa dahi her bir müterafik kusur durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacak olmasına ve Yargıtay ilgili Dairesi'nin ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılmış olmasına,

davacının, yaşıtlarına göre daha fazla efor sarf edeceği göz önünde bulundurularak kaza tarihinden itibaren tazminat hesabı yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının, maluliyet oranını belirleyen raporda da açıklandığı üzere, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yaptığı atıf nedeniyle bu yönetmeliğin %60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması kabul edildiğinden,

kullanılan cetvel bakımından dosyaya sunulan ve davacının bizzat muayene edilmesi suretiyle, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından davacının maluliyetine neden olan görme kaybı göz önünde bulundurularak iki göz hastalıkları uzmanı ve bir adli tıp uzmanını yer aldığı heyet tarafından düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine (Bknz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27/12/2021 gün ve 2021/6396-11105 E-K. sayılı içtihadı), tazminat hesabında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 yaşam tablosu uygulanarak belirlenmesi gerekmesine ve teknik faiz uygulanamayacak olmasına,

geçici iş göremezlik tazminatı yönünden, hükmolunan miktar ile talep edilen miktar arasındaki farkın müterafik kusur indiriminden kaynaklanması nedeniyle reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28.maddesi gereğince, (1) sayılı tarife uyarınca, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınması gerekmekte olup, eldeki davada, mahkemece, 11.014,84-TL'si geçici iş göremezlik,

277.157,51-TL (139.448,84-TL+137.708,67-TL)'si kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 288.172,35-TL tazminat üzerinden binde 68,31 oranında 19.685,05-TL karar harcı alınmasına karar verilmesi gerekirken, 10.278,17-TL'ye hükmetmek suretiyle, eksik karar ve ilam harcı alınmasına karar verilmesi hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılması gerekmektedir.(2) Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde.

2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.

Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesi ile, 3.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, maddi tazminat taleplerini, 06.09.2021 tarihli dilekçesi ile 152.291,33-TL'ye, 03.07.2024 tarihli dilekçesi ile de 290.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, mahkemece, 11.014,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 139.448,84-TL kalıcı iş göremezlik tazminatına dava tarihinden,

137.708,67-TL kalıcı iş göremezlik tazminatına ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.Yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir.

Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı ... bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, davalıya başvuru yapılması veya dava açılmasıyla; kaza, davalıya ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır.

Bu itibarla eldeki davada, dava tarihinden evvel davalıya başvuru yapılmamış olması nedeniyle davalının, dava tarihinde temerrüde uğradığı göz önünde bulundurularak, alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi ve ıslah tarihi şeklinde ayırım yapılarak faize hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi kısmen yerindedir.

(Yargıtay 4. HD'nin 30.01.2020 tarihli 2018/96 E. 2020/282 K. sayılı ilamı)Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davacı yararına takdir edilen tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek ve alınacak karar harcı miktarının düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2023/461 Esas 2024/989 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına,

2/İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2023/461 Esas- 2024/989 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davacının davasının KISMEN KABULÜNE.

11.014,84-TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla dava tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b/277.157,51-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) dava tarihi olan 20/11/2015 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c/Fazlaya ilişkin talebin reddine,ç/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 19.685,05-TL karar harcından,

peşin yatırılan 27,70-TL harç ve 2.899,91-TL ıslah harcı ile karar tarihinden sonra davalı tarafça yatırılan 7.350,56-TL bakiye karar harcının mahsubu ile eksik kalan 9.406,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

d/Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 46.107,58-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,e/Davacı tarafından yapılan toplam 2.067,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.072,90-TL yargılama giderinin ve 27,70-TL harç ve 2.899,91-TL ıslah harcı ve 27,70-TL başvurma başvurma harcı toplamı 4.028,21-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,f/Davacı tarafından yapılan toplam 100,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan

SONUÇ / HÜKÜM

51,88-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,g/Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/918, K. 2025/957, 13 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/918
Karar No
2025/957
Tarih
13 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/919 K.2025/979
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/920 K.2025/1242
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/920 K.2025/793
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/920 K.2025/910
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/921 K.2025/1022
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/921 K.2025/1025

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.