KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUKDAİRESİ
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Esas no
- 2017/1574
- Karar no
- 2018/365
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31/05/2017
- Numarası
- 2013/230 Esas - 2017/453 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 29/07/2013
- Dava
- Maddi Ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/230 Esas ve 2017/453 Karar Sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı, istinaf yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde özetle. 26/02/2013 tarihinde, müvekkili...'un eşi ve müvekkili ..'un babası olan ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... plakalı kamyonla çarpışması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiğini, ...'un kullandığı ... plakalı aracın, ..
Sigorta Kooperatifi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün davalı .. olduğunu ve asli kusurlu olduğunu, karşı aracın malikinin davalı ... ve Ortakları Kollektif Şirketi olduğunu, davalılar ... Sigorta ile ....
A.Ş'nin karşı aracın sigortacısı olduklarını, müvekillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, davacı ... için 200.000,00 TL. manevi ve 25.000,000 TL. maddi, davacı ... için 5.000,00 TL. maddi, 100.000,00 TL. manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen (maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi tazminatın ise davalılar....ve Ortakları Kollektif Şirketi ve ...
Sigorta Şirketinden) alınarak, davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının, davanın açılmasından önce tam ve eksiksiz olarak ödendiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili tarafından, birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, avans faiz talebinin yersiz olduğunu, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı S.S ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalı aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve Ortakları Kollektif Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/207 Esas sayılı ceza dosyasında alınan kusur raporlarının, hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olmadığını, ...plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, ancak maddi tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığını, manevi tazminat taleplerinden kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücüsü olduğu ve kazaya karışan ... plakalı aracın, trafik ve kasko poliçesi bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin sigorta şirketlerince ödenmesi gerektiğini, olayın müteveffa sürücünün kusurundan kaynaklandığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; asıl davada, davacının maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 60.000,00 TL. manevi tazminatın, davalılar ... Sigorta ve ... ve Ortakları Kooperatif Şirketleri ve ...den alınarak davacı ...'a verilmesine, bu miktara davalılar ...ve Ortakları Kollektif Şirketi ile ... yönünden olay tarihi olan 26/02/2013 tarihinden itibaren, davalı ...
Sigorta yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada; davacının maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 80.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ...
Sigorta, ... ve Ortakları Kollektif Şirketi ile ...'den alınarak, davacı...'a verilmesine ve bu miktara davalılar ...ve Ortakları Kollektif Şirketi ile ... yönünden olay tarihi olan 26/02/2013 tarihinden itibaren, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 200.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, mahkemece verilen 60.000,00 TL. manevi tazminatın düşük olduğunu, ayrıca manevi tazminata yasal faiz yürütülmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... ve Ortakları Kollektif Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, olay nedeniyle Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/207 esas-2017/376 karar sayılı dosyasının Yargıtay incelemesinde olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafesinin kabul edilemeyeceğini, kazanın, müteveffa araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana geldiğini, maddi ve manevi tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, manevi tazminat talebinin, kasko poliçesi kapsamında olduğundan,
müvekkilinin sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarlarının hukuka aykırı ve çok yüksek oranda tespit edildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacı tarafı zenginleştireceğini, davalı müvekkili şirketi ile fakirleştireceğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, müvekkilinin mahfına sebep olacak kadar yüksek olduğunu, ölçülülük ilkesine uygun olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında, davacılar için farklı manevi zararlara hükmedilmiş olmasının objektif gerekçelerinin açıklanmadığını belirtmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takdir olunan manevi tazminat miktarının öncelikle, sorumlusu sigorta ettirende fakirleşmeye yol açacağı gibi, lehine tazminat hükmedilenin de açık şekilde zenginleşmesine yol açacağını, müvekkili şirket ile birlikte, sürücü aleyhine toplamda 140.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesinin adalet anlayışına uygun olmadığını, salt poliçe düzenlenmiş olmasının fahiş miktarda manevi tazminata hükmolunmuş olmasını hukuka uygun kılmadığını belirtmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davacı ... için 60.000,00 TL., davacı... için 80.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvurusunda, manevi tazminatın düşük olduğunu, avans faize hükmedilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Davalılar vekilleri ise, manevi tazminatın yüksek olduğunu, kazanın davacıların murisi müteveffa sürücünün kusurundan kaynaklandığını iddia etmişlerdir.
Dosya kapsamından, davacı ...'un eşi ve davacı ...'un babası olan müteveffa sürücü ...'un kullandığı ... plakalı araç ile davalı ... ve Ortakları Kollektif Şirketi'nin maliki, davalı ... Sigorta Şirketi'nin kasko sigortacısı, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ZMSS sigortacısı olduğu ve ...'in kullandığı ... plakalı aracın, 26/02/2013 tarihinde çarpışmalarıyla meydana gelen kaza sonucu, davacıların murisi desteği ...'un vefat ettiği anlaşılmıştır.
Öncelikle, olaya karışan her iki araç da, ticari araç olduğundan, avans faize hükmedilmesi gerekmektedir. Oysa ki, İlk Derece Mahkemesi'nce yasal faize hükmedilmiştir. Davacılar vekilinin, bu yöndeki istinaf başvurusu yerindedir.
Ceza dosyasına ibraz edilen Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 19/04/2013 tarihli raporuna göre, davacıların murisi sürücü ...'un meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsü davalı ...'in asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce aldırılan 12/03/2014 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, meydana gelen kazada, davacıların murisi müteveffa ...un %25 oranında tali kusurlu, davalı sürücü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, mahkemece alınan bilirkişi raporu birbirini teyit etmektedir. İlk Derece Mahkemesi'nce, birbirini teyit eden raporların, hükme dayanak alınmasında, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davalıların, kusura yönelik itirazları yerinde değildir.
Davacıların, manevi tazminatın az olduğu, davalıların ise manevi tazminatın yüksek olduğu yönündeki istinaf iddia ve itirazlarına gelince ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre, hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın, manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre, vefat edenin yakınlarının, olay nedeniyle duydukları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesini amaç edinen manevi tazminat belirlenirken, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlar vs. gibi her olaya ilişkin özel haller dikkate alınarak, manevi tazminat miktarının takdir edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, verilecek manevi tazminat, zarar görenlerin zenginleşmesine ve zarar sorumlularının da fakirleşmesine yol açmamalıdır.
Bu çerçevede, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için takdir edilen 60.000,00 TL. ve davacı ... için takdir edilen 80.000,00 TL. manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak takdiren davacı ... için 30.000,00 TL. manevi tazminat ve davacı ... için 40.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
Bu bağlamda; H.M.K.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne-kısmen reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne-kısmen reddine, avans faiz ve manevi tazminat miktarları yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek, esas hakkında yeniden hüküm oluşturulmasına, diğer yönlerden istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/1574, K. 2018/365, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama