KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Esas no
- 2017/2833
- Karar no
- 2020/2714
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/12/2016
- Numarası
- 2015/185 Esas - 2016/1034 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.999 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde özetle. 18.01.2011 günü saat 20.25 sıralarında, davalı sürücü ... yönetiminde bulunan davalı ... A.Ş'nin maliki olduğu, diğer davalı ...
A.Ş.'ne ZMSS Poliçesi ile sigortalı ... plakalı ... marka otomobil ile D-100 devlet yolunda Yalova - Kocaeli istikametinde giderken, Karamürsel Tepeköy Mahallesi Tepeköy girişi kavşağında, karşı tarafa geçmek üzere sağ taraftan yola giren davacıların annesi ... (...)'ya aracın ön solu ile sol şerit üzerinde çarptığını ve ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan müteselsilen alınmasına,
yine tüm davacılar adına toplam 160.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak davalılar işleten ve sürücüden alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava da Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, meydana gelen kaza sonucu ortaya çıkan maddi zararlardan davalı ...A.Ş.'nin poliçe teminatı dahilinde mesul olduğunu, ayrıca trafik sigortası teminat tutarını aşan kısım için kasko poliçesi teminat tutarı dahilinde sorumlu olduğunu, maddi tazminat hesabı yapılırken esas alınacak ücretin resmi belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, SGK tarafından destekten yoksun kalan davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
boşanma sonrası çocukların babalasından nafaka alıp almadığının araştırması gerektiğini, müvekkiline isnat olunan %20 kusur oranını kabul etmediklerini, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini istenilen manevi tazminatı müvekklinin karşılama olanağı olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesi ile dava dilekçesinde ölümlü trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın Trafik sigorta poliçesi ile ölüm halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 200.000,00 TL sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, söz konusu maddi teminat miktarınının müvekkili sigorta şirketinin iş bu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacılar vekilinin talebinin yerinde olmadığını kaza neticesinde müavekkili şirkete yapılan başvuru üzerine,
hasar dosyası açıldığını ve yaptırılan aktüer hesabı sonucunda %20 lik kusur oranına göre tespit edilen tazminat miktarlarının 13.04.2012 tarihinde davacılara ödendiğini, usul ve yasaya uygun olarak yapılan bu hesaplama ve ödeme sonrasında müvekkili sigorta şirketinin davacılara karşı başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafın yapılan ödeme sonrasında müvekkili sigorta şirketine gayri kabili rücu olmak üzere ibra ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvcekkili şirketin kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu olduğunu, davacılara yapılan ödeme dikkate alınarak,
belirlenen tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, bu itibarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile husumet itirazında bulunarak, müvekkili şirketin kazaya karışan aracın maliki olduğunu işleteni olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu aracı ...
A.Ş şirketine kiraya verdiğini, bu nedenle davanın bu şirkete ihbarı edilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin itirazlarını da bildirerek, müvekkili şirketin araç kiralama hizmeti veren ticari bir işletme olduğunu, işleten sıfatına sahip olmadığını, aracın kira sözleşmesine istinaden ...
Şirketine 3 yıllığına kiralandığını, kaza tarihinde de işleten ve zilyetlik sıfatının aracı kiralayan şirkete ait olduğunu, yasa hükümleri ve sözleşmenin bütünü incelendiğinde işleten sıfatına kiracı şirketin haiz olduğunu ve müvekkili şirketin hiç bir şekilde sorumlu tutulamayacağını ve tazminat taleplerine muhatap olamayacağının açık olduğunu, istenen tazminat miktarının haksız ve fahiş olduğıunu bu itibarla husumete ilişkin itirazları nedeniyle davacıların hukuki dayanaktan yoksun ve haksız taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda: "Davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının husumet yokluğundan Reddine, Davacının davalılar ... ve ...yönelik maddi tazminat talebinin Kabulü ile; davacı ... için 4.964,32 TL, davacı ... için 760,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı ... yönünden bu miktarlara 30.09.2011 tarihinden itibaren davalı ... yönünden 18.01.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacının davalı ... yönelik manevi tazminat talebinin Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile,
davacı... için 25.000 TL, davalı ... için 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın davalı ... alınarak davacılara verilmesine, bu miktara 18.01.2011 tarihinden yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların anneleri olan muris çalıştığı halde SGK kaydının olmaması nedeniyle, bu konuda dinlenilen şahit beyanı dikkate alınmadan maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacıların küçük yaşta annelerini kaybetmiş olmaları nedeniyle belirlenen tazminat miktarının az olduğunu, Davalı ... A.Ş.
Araç sahibi, işleten olmasına rağmen uzun süreli araç kiralama sözleşmesi olması nedeniyle nedeniyle red kararı verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, talep doğrultusunda kabul kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel mahkeme nezdinde ikame olunan davanın, vasi tarafından açılacak davalarda öncelikle vesayet makamından izin alınması gerektiğinden dava şartından noksan olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafa 28.12.2011 tarihli protokol ile yapılan ödeme mukabilinde ...A.Ş, sürücü ( ...) ve işletenin bu borçtan ibra edildiğini, imzalanan protokol 28.12.2011 tarihli olup dava tarihi 20.02.2015 olmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kovuşturma sırasında ve mahkemece alınan kusur raporlarının çelişkili olduğunu, manevi tazminatın yüksek olduğunu,
yerel mahkeme tarafından ölenin hak sahiplerine SGK yada ilgili kurum tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını, ödeme var ise tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada, davacılar vekili, 12/06/2017 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Ancak davacılar vekilinin müvekkillerinden ... feragat dilekçesi tarihi itibariyle reşit olduğu halde dosyada vasisi tarafından düzenlenmiş vekaletname bulunduğu, asaleten düzenlediği vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından davacı asillerin beyanların tespiti için talimat yazılması için HMK'nın 356. maddesi gereğince duruşmalı olarak istinaf incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan yargılama sırasında davacı asillere ulaşılamadığından beyanları alınamamıştır.
Duruşmaya katılan davacılar vekili davayı istinaf ettikten sonra davalı ve dava ihbar edilen ile anlaştıklarını, alacaklarını aldıklarını, aralarındaki anlaşma gereği istinaf talebinden feragat ettiklerini, karşı taraf her ne kadar davadan feragat etmelerine istinaden istinaf talebinde bulunmuşsa da feragatnameden anlaşıldığı gibi mahkeme kararıyla hükmedilen tazminatın müvekkillerine ödendiğini, ileride oluşacak fazlaya ilişkin haklardan da feragat edildiğini beyan etmiştir.
Bilahare davacılar vekili, müvekkili davacı ... için 07/03/2017 tarihli vekaletnameyi, ... için 29/05/2017 tarihli vekaletnameyi dosyaya ibraz etmiştir. Bu vekaletnamelerde davadan ve istinaftan feragat yetkisi bulunduğu görülmüştür.
İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/222 E. Nolu dosya üzerinden 06/10/2015 tarihinde verilen ek karar ile ...nın kısıtlanarak kendisine ... vasi tayin edildiği, sulh sözleşmesinin imzalanması ve İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/185 E. 2016/1034 K.sayılı ilamına karşı temyizden feragat için yetki ve izin verildiği açıklanmıştır.
Davacılar vekili ve davalı ... vekili ile ihbar olunan vekilince imzalanan, ekinde 05/06/2017 tarihli 87.850,00 TL miktarlı dekont bulunan İbraname, Feragatname ve Makbuz başlıklı belge ile 87.850,00 TL'nin ödenmesi konusunda taraflarca uzlaşmaya varıldığı, davacıların İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/185 E. 2016/1034 K. sayılı dosyası ve 18/01/2011 tarihli kaza sebebiyle davalı ... ve ihbar olunan şirket hakkında ibra ve feragat edileceği, ödeme ile temyizden feragat edileceği kararlaştırılmıştır.
Davacılar vekili Av. ... tarafından sunulan 12/06/2017 uyap kayıt tarihli dilekçeyle; manevi tazminat yönünden tüm hak ve alacakları aldıkları ve karşılıklı sulh olduklarından dolayı manevi tazminat yönünde istinaf yoluna başvurmak hususundaki kanun yolu hakkından feragat edildiği. 17/11/2019 uyap kayıt tarihli dilekçeyle; davalı ... ve ihbar olunan ...
A.Ş.'den mahkeme kararından sonra tüm hak ve alacakların alındığı, karşılıklı sulh olunduğundan dolayı maddi ve manevi tazminat yönünden istinaf yoluna başvurmak hususundaki kanun yolu hakkından feragat edildiği. 17/11/2019 uyap kayıt tarihli dilekçeyle; davalı ... ve ihbar olunan ... A.Ş.'den mahkeme kararından sonra tüm hak ve alacakların alındığı, karşılıklı sulh olunduğundan dolayı maddi ve manevi tazminat yönünden dava ve alacak hakkından feragat edildiği bildirilmiştir.
Davalı ... vekili 29/06/2017 tanzim ve uyap kayıt tarihli sunduğu dilekçesi ile müvekkili açısından davanın konusuz kaldığını açıklanmıştır. HMK’nın 307. maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 309 ve 310. maddelerine göre davadan feragat; dava hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar her zaman yapılabilir ve feragat davayı neticelendiren tek taraflı hukuki işlemlerden olup karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.
HMK’nın 311/1. maddesine göre ise feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracaktır.
Bu nedenlerle, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacı ... vekili tarafından davadan feragat dilekçesi verildiğinden, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 307 vd. maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine; davacı ... istinaf başvurusundan feragat etmiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2.maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ... tarafından davadan feragat edildiğinden HMK'nın 307 vd. maddeleri gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilmesi nedeni ile davalı ..., davacı ... yönünden istinaf talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş.
Yine yukarıda açıklandığı üzere istinaf aşamasında dosyaya sunulan İbraname, Feragatname ve Makbuz başlıklı belge ve ekindeki dekont ve davacılar vekilinin 17/11/2019 uyap kayıt tarihli dilekçesi içeriğinden mahkeme kararından sonra davacıların, davalı ... ve ihbar olunan ...
A.Ş.'den tüm hak ve alacakların aldığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davalı ... davacı ... bakımından istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamış, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince yeni kurulan hükümde dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ve HMK'nun 331. maddesi gereğince yapılan değerlendirmeye göre de davada ki haklılık durumu nazara alınarak kusur durumu, davalı tarafça ödeme yapılmış olması davacıların dava açmakta haklı olduğunu göstereceğinden yargılama gideri ve harcın davalılara yükletilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle. HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacı ... vekilinin, davalı ... istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/2833, K. 2020/2714, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama