KÜNYE
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2018
- Esas no
- 2017/726
- Karar no
- 2018/106
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2017
- Numarası
- 2014/1668 E.-2017/87 Karar
- Dava
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2017 tarih, 2014/1668 sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı, davalı vekili ve ihbar olunan ... vekili istinaf yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
06/03/2014 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin, kaza yapması sonucu, motosiklette yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiğini, ...'un 22/03/1997 doğumlu olduğunu, kaza yapan motosikletin ZMSS poliçesinin bulunmadığını, vefat eden ...'un anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davalı tarafça, davacı anneye 9.721,00 TL, davacı babaya 9.241,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu iddia ederek,
fazlaya illişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, H.M.K.'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, her bir müvekkili için 500,00 'er TL'den olmak üzere toplam 1.000,00 Tl destekten yoksun kalma tazminatının davaya başvurduklarını tarihin 8. iş gününün bittiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olay yerinin Antalya Demre ilçesi olduğunu, yetkili mahkemenin Demre Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kısmi dava açılamayacağını, davanın,.....plakalı motosiklet maliki ... ile sürücüsü ...'a ihbar edilmesi gerektiğini, olayda vefat edenin müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, daha önce yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin ibra edildiğini, bu nedenle dava açılamayacağını, müteveffanın gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini,
kaza sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, faiz istemi başlangıç tarihi ve yargılama gideri isteminin haksız olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; dava ve ıslah dilekçesine göre davanın kısmen kabulüne; davacı anne ... için 15.139,89 TL, davacı baba ... için 16.169,58 TL'nin 20/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenmesinin hatalı değerlendirildiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan ödemenin güncel tazminat hesabından düşülerek, daha sonrasında kusur ve hatır taşıması indirimine ilişkin indirimlerin uygulandığını, oysa ki yapılması gerekenin, tazminat miktarının ödeme tarihi itibariyle hesaplanması, hesaplanan tazminattan kusur ve hatır taşımasın ilişkin oranlarda indirim uygulanması ve neticede en son olarak yapılan ödemenin düşürülmesi gerektiğini kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Ayrıca, ihbar olunan ... vekili, istinaf talebinde bulunmuştur.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
14/12/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada, ...'un vefatı nedeniyle, davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi ve %25 müterafik kusur indirimi yapılması sonucu, davacı annenin talep edebileceği ek destekten yoksun kalma tazminat miktarının 20.186,51 TL, davacı babanıın talep edebileceği ek destekten yoksun kalma tazminatının 21.559,43 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu, taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Davalı tarafça, bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir.
Bilirkişi ek raporuyla, davacılar vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, öncelikle, davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının ödeme tarihi itibariyle hesaplanması, hesaplanan tazminattan kusur ve hatır taşımasına ilişkin indirim uygulandıktan sonra, müvekkili tarafından yapılan ödemenin düşürülmesi gerektiğini, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, müvekkil kurum tarafından yapılan ödemenin, güncel tazminat hesabından düşüldükten sonra, daha sonra kusur ve hatır taşıması indirimlerinin yapıldığını, bu yönleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunun, davalı tarafa tebliğinden sonra, davalı taraf, bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi yargılama aşamasında da, bu yönde herhangi bir iddia ileri sürmemiştir. H.M.K.'nın 357. maddesine göre, İlk Derece Mahkemesi'nde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar, istinaf aşamasında dinlenemez. Dolayısıyla, davalı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazın dinlenemeyeceği kanısına varılmıştır.
Bu bağlamda; H.M.K.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
İhbar olunan ... vekilinin istinaf başvurusuna gelince; H.M.K.'nın 341. ve devamı maddelerine göre, istinaf yoluna, ancak taraflar başvurabilir. İhbar olunanın istinafa başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Bu bağlamda; H.M.K.'nın 352. maddesi gereğince, ihbar olunan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/726, K. 2018/106, 1 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama