KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/212
- Karar no
- 2020/261
- İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESz
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26/12/2017
- Numarası
- 2017/6308 D.İş Esas 2017/6308 D.İş Karar (İtiraz Hakem Heyeti 03/11/2017 tarih, 2017/İHK-4356)
- Dava
- Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
18.11.2014 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile seyir halindeyken plakası tespit edilemeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketinden talepte bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı anne ... için 25.000,00 TL, baba ... için 16.000,00 TL, cenaze ve defin masrafları için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 42.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminat talebini anne ... için 46.526,00 TL, baba ... için 60.390,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasında vefat eden ...'ın anne ve babasına ödeme yapıldığını, müvekkilinin tazmin sorumluluğunu yerine getirdiğini, cenaze masraflarının ise poliçe kapsamında olmadığını belirterek başvurunun reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti, "başvuru sahibi anne ... için 46.526,00 TL, baba ... için 60.390,00 TL olmak üzere toplam 107.916,00 TL ek tazminat talebinin 106.916,00 TL olarak kısmen kabulüne, 106.916,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının başvuran tarafa 27.03.2017 tarihi itibariyle ve 106.916,00 TL üzerinden yasal direnim faizi ödenmesine, fazlaya ilişkin 1.000,00 TL'nin reddine" karar vermiş, davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti, "davalı vekilinin itirazının reddine" karar vermiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların murisinin kazada vefatından sonra davacılar tarafından müvekkiline yapılan başvuru sonucu araçların kusur tespitinin yapıldığını, %50 - %50 kusur oranı üzerinden davacılara yargılama öncesinde ödemede bulunulduğunu, aynı kazada bedeni zarara uğrayan ...'ın da maddi tazminat istemi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapmış olduğu başvuru sonucu hakem heyeti tarafından %50 - %50 kusur oranı üzerinden hüküm tesis ettiğini ancak eldeki başvuruda herhangi bir kusur tespitine gidilmeden %100 kusur üzerinden hüküm tesis edildiğini,
kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzereİtiraz Hakem Heyetince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Bir dava dilekçesinde nelerin yer alacağı 6100 sayılı HMK’nın 119.maddesinde gösterilmiştir. HMK’nın 119/1-ğ maddesine göre, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde davacı, neye karar verilmesini istiyorsa onu açık bir şekilde yazar. Mahkemece davanın kabulü halinde talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına alabilmesi bakımından talep sonucunun çok açık bir şekilde yazılması gereklidir.
Talep sonucunun açık olmaması durumunda, HMK’nın 31. maddesine göre mahkemece, davacıya talep sonucunun açıklattırılması gerekir.
Bu hükümde, “hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişki gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir” denilmekte ise de bunu sadece hakime tanınan bir yetki şeklinde değil, aynı zamanda hakime verilen bir ödev olarak anlamak gerekir.
Bu doğrultuda hakem heyetince; davacı vekiline HMK 31 ve 194. maddeleri gereğince öncelikle başvuru açısından, müteveffanın sürücüsü olduğu motosikletten dolayı mı, çarpılan araçtan dolayı mı Güvence Hesabına başvurulduğu açıklattırılmalı, bu konuda beyan için süre verilmeli, beyan sonucuna göre kusur raporu alınıp alınmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerkmektedir.
Belirtilen nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılarak dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/212, K. 2020/261, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama