KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/3424
- Karar no
- 2020/3782
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/04/2018
- Numarası
- 2014/1216 Esas - 2018/450 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 30/08/2011 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı aracın çarpışması ile meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, maluliyetinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden, aksi halde ihbar tarihini müteakip 8 iş gününü bitiminden, olanaklı değilse rücu tarihinden itibaren başlayarak işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Kocaeli'de açılması gerektiğini, davacı tarafından ... plaka sayılı aracın sürücüsü ve maliki ... aleyhine 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/329 E.sayılı dosyasından dava açıldığını, dosyanın celp edilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davacılara 14.522,00 TL'nin müvekkil şirket tarafından 09/05/2012 tarihinde davacı ...'e ödendiğini, davacının maddi vakıayı, zararı, maluliyeti ve kusuru ispat etmesi gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılamada; "davanın kabulüne, 34.870,48 TL sürekli iş görememezlik tazminatının 06/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı istinaf başvuru dilekçesinde: davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen iki farklı raporda bulunan çelişki giderilmeden iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 30/08/2011 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı sayılı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığı ve bu yaralanma nedeniyle kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesinin 29/05/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının tazminata konu edilen kaza nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %13,1 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bildirilmişken.
Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu aynı kaza nedeniyle ödenen tazminatın sürücü ...'tan tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan 01/12/2014 tarihli maluliyet raporunda ise davacı ...'in Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı araz bırakmadan iyileştiği bildirilmiş ve bu suretle davacıya ait maluliyet raporları arasında açık bir çelişki oluşmuştur.
Bu durumda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan " Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı,
kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile taraflarca sunulan deliller irdelenerek denetime elverir nitelikte dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/3424, K. 2020/3782, 23 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama