KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Esas no
- 2018/4280
- Karar no
- 2019/209
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 09/08/2018
- Numarası
- 2018/5662 D.İş Esas - 2018/5700 D.İş Karar
- Dava
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda: 11.01.2010 tarihinde ...plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkili ... kızı ... vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren aracın herhangi bir sigortasının bulunmadığı ve kazadan dolayı tam kusurlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için Güvence Hesabına başvurulmasına karşın, İncirliova Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/48 nolu kararında mağdurların zararlarının giderilmiş olduğunun belirtilmesi,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tesis edilmesi ve zarar verene rücu hakkının ortadan kalkması nedenleriyle kurumun söz konusu talebi reddettiğini, ret gerekçesinin hakkaniyete uygun olmadığını ve söz konusu durumun davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Başvuru sahibinin, tüm zararının araç sürücüsü tarafından karşılandığını ve zarar verenden herhangi bir şikayetinin bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle, müvekkili kuruma karşı da talep hakkının ortadan kalktığını, ceza dosyasında verilen ifade ile zarara sebebiyet veren diğer şahıslara ilişkin olarak şikayetinden vazgeçildiğinin belirtildiğini, müvekkili kurum ile müşterek müteselsil sorumluluğu bulunan kişilere karşı şikayet hakkından vazgeçen davacının müvekkilinden tazminat talep etme hakkının da ortadan kalktığını,
KTK'nın 88.maddesinde aynı zarardan sorumlu olan bu kişilerin müteselsilen sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, yerleşik yargıtay kararlarına göre müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki haklardan feragat edilmesinin diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşıdığı ve böylece müteselsil sorumlu olan kişi/kurumun da sorumluluğunun ortadan kalktığının belirtildiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin yapılması gerektiğini, tazminat hesabında Trafik Sigortası Genel Şartlarının esas alınması gerektiğini belirterek başvurunun reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakemi tarafından: Dosyanın görevli mahkemeye tevdi edilmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmiştir.Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusunun Sigorta Tahkim Komisyonunun görev alanında olduğunu, verilen kararda gerekçe ile hüküm arasında farklılık bulunduğunu, gerekçede yetkiden bahsedilirken görevden bahsedilmediğini, gerekçenin de hukuka aykırı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı tarafça sigorta tahkim komisyonuna 15/01/2018 tarihinde başvurulduğu, komisyonca 27/02/2018 tarihli yazı ile hakemin görevlendirildiği, ancak 17/07/2018 tarihine kadar bir işlem yapılmayıp tarafların sundukları delillere ve beyanlara göre uyuşmazlığın 5684 sayılı Kanun'un 30/16. maddesinde öngörülen (dört ay) sürede çözülemeyeceği gerekçesiyle dosya komisyona tevdi edilmiştir.
Oysa, hâkimin hukuk kurallarını kendiliğinden uygulaması, delilleri takdir etmesi, usul ekonomisi gibi ilkeler sigorta tahkimde de aynen geçerlidir.
Bu bağlamda, karara varmak için bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın esastan çözülemeyeceği kanaatine varılması halinde eksik bilgi ve belgelerin taraflara yazı yazılarak veya kendiliğinden giderilmesi mümkün iken ve başvurunun niteliği itibarıyla kusur incelemesinin ceza dosyası örneği celp edilip kusur durumunun incelenmesi, gerekli görüldüğü takdirde dosya üzerinden ceza dosyasındaki veriler de dikkate alınıp bilirkişi raporu alınması,
tazminat hesabına esas olabilecek diğer unsurların (gelir ve desteklik durumu gibi) sonucuna göre aktüer raporu alınması olanağı bulunduğu halde dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle dosyanın komisyona tevdii, usul ve yasaya aykırı olmuş, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülerek Uyuşmazlık Hakemi kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki karara varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/4280, K. 2019/209, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama