KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/684
- Karar no
- 2019/4129
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/11/2017
- Numarası
- 2014/175 Esas - 2017/805 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd.
Şti.'nin ve davalı ...Ş.'nin işleteni ve dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı otobüsün 08/01/2013 tarihinde tek taraflı olarak yaptığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla kalıcı işgücü kaybı ve diğer zararlar mukabilinde 100,00 TL kalıcı iş gücü kaybı ve diğer zararlar karşılığı maddi, 40.000 TL acı ve ıstıraplara karşılık manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Sigorta ...vekili cevap dilekçesinde; ... yönetimindeki ... plakalı otobüsün vekiledeni şirket nezdinde ZMMS poliçesi ve kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, vekiledeninin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle belirlenen teminatlarla ve sigortalısının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, trafik sigorta poliçesinin teminatının yeterli gelmediği takdirde devreye girecek olan kasko poliçesi/ ihtiyari mali mesuliyet teminatının ise kaza başına 500.000 TL olduğunu ve bu tutara manevi teminat taleplerininde dahil olduğunu,
dava konusu kazada sigortalının kusuru bulunmaması halinde vekiledeninin poliçe teminatınında devreye girmeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ...
Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, yaşanan trafik kazasının, işbu dilekçe ekindeki kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi yolun kaygan ve kar yağışlı olmasından kaynaklandığını, davacı tarafın taleplerinin hukuka aykırı ve fahiş nitelikte olduğunu, davacı ...'ın kaza nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesinde müşaade altına alınıp gerekli tedavilerinin yapıldığını, vekiledeninin, davacı ...'ın tüm tedavi masraflarını karşıladığını ve gerek tedavi süresinde,
gerekse de tedavi bitiminden sonra davacı ve yakınlarına gerekli bütün manevi desteği verdiğini, vekiledeninin diğer davalılardan ...'den hat kiralama ilişkisi çerçevesinde araç kiraladığını, gerek Karayolları Trafik Kanunu gerek Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olduğu üzere, dava konusu kaza sebebiyle ...nin sorumluluğu bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin işleten sıfatını haiz olmadığını, ne aracın kendilerine ait olduğunu, ne de sürücünün vekil eden davalının çalışanı olduğunu, vekil edenin Belediye Meclis Kararı ile büyükşehir sınırları içinde toplu taşıma yapacak hatları 3.kişilere kiralanması konusunda yetkilendirilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı iştiraki olduğunu, hatları bedel karşılığında 3.kişilere kiraladığını, hattı kiralama yetkisine sahip olup, kiralanan hatta kiracı sıfatı ile araç işleten veya adam çalıştıran konumunda olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "Davalı ...yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar ... Ltd. Şti. ve ...
Sigorta ...yönünden davanın kısmen kabulüne, 1.693,33 TL maddi tazminat ile 7.500 TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden İMM poliçesi kapsamında) davalılardan sigorta şirketinden 05.05.2014 dava tarihinden, diğer davalıdan 08.01.2013 kaza tarihinden itibaren maddi tazminata değişen oranlı avans faizi, manevi tazminata yasal faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davalı ...yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verdiğini, oysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bir kısım hat işletmeleri ...ye devredildiğini, müvekkilin içinde yolcu olarak bulunduğu ve yaralandığı otobüste davalı ...tarafından işletildiğini, müvekkilinin yaralanması sonucu meydana gelen zarardan işleten olarak sorumluluğu bulunduğunu, buna rağmen bu davalı için davanın husumetten reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...yönünden mükerrer vekalet ücretine hükmedildiğini,
manevi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden verilen vekalet ücretinin yanı sıra davanın husumetten reddine karar verildiği gerekçesi ile yeniden vekalet ücretine hükmedildiğini, haksız ve hukuka aykırı verilen bu kararın da kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere itiraz verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, davalılar ...
Ltd Şti ve ...'nin işleteni olduğu, yolcu otobüsünün 08/01/2013 tarihinde tek taraflı kaza yapması neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, ATK raporuna göre, araz bırakmadan iyileşmiş olduğu ve iyileşme süresinin 08.01.2013 tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacının bu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Aynı kaza nedeniyle başka bir yolcunun aynı davalılar aleyhine açtığı davada Mahkemece davalı ...Ş.'nin husumet itirazının reddi ile tazminattan sorumlu tutulmasına dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2016/18604 Esas 2019/9140 Karar sayılı ilamında davalıların temyiz itirazlarının reddine, davalıların tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına ilişkin hükmün vekalet ücreti bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Bu karar eldeki dava bakımından güçlü delil niteliğindedir. Davalı ...Ş.'de işleten olarak zarar gören davacıya karşı diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan aleyhine açılan davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın da kabulüne; kabule göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazları konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/684, K. 2019/4129, 30 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama