KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/317
- Karar no
- 2021/222
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/04/2018
- Numarası
- 2014/997 Esas - 2018/344 Karar
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı ... marka 2004 model otomobilin 08/05/2012 tarihinde oğlu ... sevk ve idaresinde iken ... plaka sayılı ...
Marka Master okul otobüsü ile çarpışarak hasarlaştığını, davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, diğer davalıya ait tamirhanede otonun tamirinin yapıldığını, müvekkilinin aracı teslim alıp Antalya'ya giderken yol boyunca araçta oluşan aksaklıklar ve arızalardan sonra servise gittiğinde araçta oluşan hasarın giderilmemiş olduğu söylenince Antalya 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/61 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, davalı sigortanın otoda oluşan zararı karşılamadığını, oluşan gerçek zarar bedelini ödemediğini,
bu nedenlerle müvekkiline ait oto da oluşan hasar bedeli olan 35.000,00 TL'nin araçta oluşan değer kaybı için 2.400,00 TL'nin aracın muhtemel tamir süresi nedeni ile yoksun kalma kaybı için 600,00 TL'nin dava tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacının hasar kaybına yönelik tazminat ödemesinin yapıldığını, değer kaybına ve aracın kullanılamamasına ilişkin taleplerin doğrudan zarar kapsamında olmadığından dolayı KZMSS teminatı dışında olduğunu, davacının araçta oluşan değer kaybı taleplerinin fahiş olduğunu, kabul edilemeyeceğini, davacının faiz oranına ilişkin talebinin hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin sorumlu olduğu kısımla ilgili gerekli ödemeyi davacı tarafa yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davalı ... yönelik husumet yönünden reddine, davacının davalı ... Şirketine yönelik tazminat davasının kısmen kabulü ile. 7.502,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...
A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ...
A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; onarımı yapan ... isimli firmanın müvekkili şirketle bağlantısının olmadığını, onarım, davacının vekil olarak atadığı ... taahhüt, kabul ve beyanları doğrultusunda yapıldığından, hatalı onarımdan kaynaklanan zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu aracın onarımının yapıldığı servisin müvekkilinin anlaşmalı servisi olmadığını, ayrıca dosyaya atanan bağımsız ve tarafsız eksper tarafından onarım süreci kontrol edilmiş ve bu hususta davacı vekiline bilgi verildiği halde,
eksperin bir kusuru varsa bu kusur nedeniyle müvekkili sigorta şirketine sorumluluk atfedilmesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin poliçeden doğan sorumluluğu yerine getirdiğini, vekalet sözleşmesine aykırı davranışlar nedeniyle ortaya çıkan zarar var ise bu zararların davacı ile vekili ... arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren bir husus olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 08/05/2012 tarihinde ... plaka sayılı arac ile ... plakalı araç arasında gerçekleşen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasarlandığı, davacı tarafından aracında meydana gelen kazanın giderilmesi ... vekalet verildiği sigorta işlemlerinde bu kişinin aracılık ettiği, davacı tarafından aracın tamir edildikten sonra teslim aldığı ancak araçtaki hasarın tam olarak giderilmediği nedenle bu davanın açıldığı görülmektedir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza nedeni ile hasarlanan ve hiç tamiri yapılmayan toplam hasar bedelinin 5.000 TL olduğu,
davacıya ait araçta kazadan kaynaklı orijinal parçalar değiştirilerek yapılacak onarım bedelinin 25.002,00 TL, kazadan kaynaklı değer kaybının 2.400,00 TL, kazanç kaybının ise 600,00 TL olduğu, davalı sigortanın hasar bedeli için 14.988 TL'nin ödendiği, poliçede araç başına maddi hasar 22.500,00 TL, kaza başına ise 45.000,00 TL olduğu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun bildirilmiştir.
Dosya kapsamında davacıya ait araçta kaza nedeni ile meydana gelen hasarın bir kısmının hiç yapılmadığı, yapılan kısımlarında kusurlu yapıldığı saptanmıştır. Bu halde davalı sigorta şirketinin gerçekleşen trafik kazası nedeni ile sigortalı araçta hiç giderilmeyen hasardan ve değer kaybından poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunduğu açıktır.
Ancak trafik kazası sonrası aracın tamiri için davacı tarafından götürülen servis tarafından yapılan tamir işlemleri ile oluşan hasardan başka bir ifadeyle tamircinin kusurlu ifası ile meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğu bulunmamaktadır.Davalı ... tarafından 14.988 TL yapılan ödemenin poliçe limiti olan 22.500 TL'den çıkartıldığında sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu miktar 7.512 TL olduğu açıktır. Bu nedenle.
İlk Derece Mahkemesince davacının aracında hiç tamiri yapılmayan toplam hasar bedeli 5.000,00 TL ve değer kaybı bedeli 2.400,00-TL'den oluşan toplam 7.400,00 TL için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davalı ...
A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde 7.400,00 TL üzerinden kısmen davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/317, K. 2021/222, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama