KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2022
- Esas no
- 2020/635
- Karar no
- 2022/238
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/12/2019
- Numarası
- 2014/1576 Esas - 2019/1417 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 28/10/2010 tarihinde meydana gelen haksız fiil sonucunda yaya ...'ın yaralanması sonucunda cismani zarar oluştuğu belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle; davaya konu haksız fiille ilgili olarak 26.635,00 TL tazminat hesaplaması yapıldığı ve davacı tarafa tazminat bedeli de ödendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın kısmenkabul kısmen reddine, 93.451,93 TL Maddi tazminat bedelinin 15/11/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin ise reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu bu nedenle hükmedilen tazminat tutarının da hatalı olduğunu,dosya kapsamında alınan 16.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ile asli kusur araç sürücüsüne atfedilmişken hükme esas alınan ATK ile asli kusurun müvekkiline atfedildiğini, bu anlamda bilirkişi raporu ile adli tıp raporu arasında çelişki bulunduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkiler dikkate alınmayarak hüküm kurulduğunu, rapor ücretlerinin yargılama giderine dahil edilmediğini, dolayısıyla eksik hükmedilen toplam 1.115,
TL'lik rapor ücretinin de yargılama gideri olarak davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 28/10/2010 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki davalıya zmms ile sigortalı ... plakalı otomobil ile Atatürk Bulvarını takiben Karabük yönünden Safranbolu istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının sağ ön kısımlarıyla, yolun sağından soluna doğru geçiş yapmak isteyen küçük davacı yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Kaza nedeniyle düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre, kazada sürücünün 52/1-b (aracın hızını, yol, yük, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamamak) maddesini ihlalden kusurlu bulunmuştur.
Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Karabük (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/828 esas sayılı dosyası kapsamında alınan ATK kusur raporunda kazanın oluşumunda sanık ...'ın tali kusurlu, yaya olan mağdur ...'ın ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, ceza mahkemesince 26/02/2014 tarih, 2010/828 E. - 2014/125 K. sayılı karar ile sanık ...'ın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/525 E. ve 2015/17274 K. sayılı kararı ile vekalet ücreti bakımından düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan 16/08/2018 tarihli aktüer ve makina mühendisinin birlikte düzenledikleri rapora göre, davacının %25, sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza dosyasında alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK'dan alınan 24/05/2019 tarihli raporda ise sürücü ...'ın, %25 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda çelişkinin giderilmiş olmasına, kesinleşen ceza dosyasındaki maddi olguların hukuk hakimi için bağlayıcı olmasına göre İlk Derece Mahkemesince olayın oluşuna da uygun düşen 24/05/2019 tarihli ATK kusur raporu hükme esas alınarak karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Yargılama sırasında ATK'dan alınan kusur ve maluliyet raporları için davacı tarafından 800,00 TL ve 315,00 TL faturalar için toplam 1.115,00 TL ödeme yapıldığı halde bu giderin yargılama giderine eklenmemiş olması doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi hükmü yargılama gideri bakımından düzeltilmiştir.
Yargılama sırasında davacı ... kısıtlanarak annesi Şaziye vasi tayin edildiği ve vasi tarafından verilen vekaletnamenin sunulduğu halde gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması doğru olmamış, eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/635, K. 2022/238, 11 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama