KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/1814
- Karar no
- 2023/2356
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/07/2021
- Numarası
- 2019/685 Esas - 2021/658 Karar
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Karar Metni
1.450 kelime·7 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait ve ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin 29/01/2018 tarihinde saat 21:10 sıralarında İstanbul/...'nda seyir halindeyken yan yolun çıkışında sürücüsü tespit edilemeyen davalılardan ...'na ait ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda ... sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazadan sonra aracın tamirat ve onarımları yaptırılmış olmasına karşılık araçta çok ciddi boyutta değer kaybı meydana geldiğini, Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/86 D,
İş Sayılı dosyasında düzenlenen raporda müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarının KDV dahil 38.260,54-TL olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracın ZMMS sigortalısı olan davalılardan ...
A.Ş.'ye müracaat edilerek tespit edilen değer kaybının ödenmesi talep edilmiş ise de 21.09.2018 tarihinde sigorta şirketi tarafından sadece 5.040,00-TL ödeme yapıldığını, araçta meydana gelen değer kaybı miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belli edilebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 15.000,00- TL'nin (belirsiz alacak davası olarak) davalılardan ... için kaza tarihi olan 29.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalılardan ...
A.Ş, için müracaat tarihi olan 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... lı sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile 29/01/2018-29/01/2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığını, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu,
kaza nedeniyle müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını ve 30.03.2018 tarihinde 49.177,41 TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin değer kaybı bedeli olan 5.040,00 TL'yi hak sahibine ödediğini, poliçeden doğan başkaca bir sorumluluğu ve poliçe limiti kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davacının 20.585,00 TL değer kaybı tazminatının;
davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 26/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada bulunan bilirkişi raporunda, daha önce hiç bir kazaya karışmamış, davaya konu kazadan önce hiç bir hasar kaydı ve hasarı bulunmayan üst segment bir araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının oldukça düşük hesaplandığını ve ÖTV indirimi yapılarak gerçek zararın çok altında bir değer tespit edildiğini, bu yönlerden yapılmış olunan itirazların ise İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini,
değer kaybı tazminatına davalı ... açısından başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinin de yerinde olmadığını, delil tespiti sırasında yapılan giderlerin yargılama giderlerinden sayılarak davalılardan tahsiline yönelik karar verilmesi gerekirken bu yönden de eksik hüküm kurulduğunu ve Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/86 D.
İş Sayılı dosyasından yapılan giderler yargılama giderlerine dahil edilmeyerek hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 29/01/2018 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın ile davacının işleteni olduğu ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu ... plakalı aracın hasara uğradığı, değer kaybının tazmini talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafa ait ... plakalı aracın ruhsatında özel tertibatlı engelli aracı olduğu ve ÖTV ödenmeden satılamaz kaydının yer aldığı belirlenmiştir.
4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 5766 sayılı Kanun ile değişik 15/2-a bendinde engelli aracın ÖTV düzenlemesi yer almış ve ilk iktisabında istisna uygulanan araçların veraset yoluyla intikalleri hariç istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescil tarihinde geçerli olan oran üzerinden bu tarihte ÖTV alınacağı, Kanunun 7/2. bendi çerçevesinde istisnadan yararlananlar tarafından,
bu istisnadan yararlanılarak iktisap edilen kayıt ve tescile tabi araçların 5 yıldan fazla kullanılarak elden çıkarılması durumunda bu hükmün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 53. maddesi C bendine göre.
“Engellilik derecesi % 90'ın altında olan engelliler tarafından bizzat kullanılmak amacıyla özel tertibatlı araçların Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden ilk iktisabında tescil belgelerine, “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, “Özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulur.
Yine aynı kanunun E bendine göre, özel tertibatı olmayıp, engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan engelliler tarafından Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden satın alınıp ilk iktisabı yapılan araçların tescil belgelerine “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi 4 ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulur.
Mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere ÖTV avantajı 5 yılda bir yenilenebilen, 5 yıldan önce de aracın kaza ve diğer sayılan sebeplerle hurdaya çıkması halinde kullanılabilen bir hak ve ayrıcalıktır.Bilirkişi raporunda ilgili mevzuatı göz önüne almak sureti ile 29/01/2018 tarihi itibari ile hasara uğrayan aracın 2 yaşında olduğu ve aracın onarım gördüğü de dikkate alındığında, ÖTV indirimsiz olarak 41.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, sebepsiz zenginleşme mahal vermemek adına davalı ... şirketinin ÖTV indirimli tespit edilen 25.625,00 TL değer kaybından,
ödediği 5.040 TL'nin tenzili sonrasında kalan kısımdan sorumlu olacağı belirtilerek aracın yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi fark yöntemi uygulamak sureti ile ve ikili inceleme yaparak ... plakalı araç için 20.585,00 TL değer kaybı belirlenmiştir. Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/86 D.İş dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesinde değer kaybı aracın ÖTV indirimi dikkate alınmadan kaza tarihi itibari ile 38.260,54 TL olarak belirlenmiştir.
Ayrıca ÖTV indirimi yapılması halindeki değer kaybı hesaplanmamıştır. Bu durumda delil tespiti dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda ÖTV indirimsiz olarak 38.260,54 TL, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise ÖTV indirimsiz olarak 41.000,00 TL değer kaybı belirlendiği anlaşılmasına göre raporlar arasında fahiş bir fark bulunmamaktadır. Bilirkişi raporları arısnda belirlenen değer kaybına ilişkin farkın ÖTV uygulanması ile ilgili olduğu görülmektedir.
İlk Derece Mahkemesince aracın ÖTV indirimli olarak alınması nedeni ile değer kaybının da belirlenmesinde bu hususun dikkate alınması ile ÖTV indirimi yapılarak belirlenen değer kaybı üzerinden sigorta şirketinin ödediği bedel düşüldükten sonra kalan kısma hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı aracın hususi olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir.
Ancak davacı tarafça delil tespiti yaptırılmış olup HMK'nın 323. maddesi gereğince delil tespiti giderleri yargılama giderleri kapsamında olduğundan mahkemece hüküm altına alınması gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması doğru olmamış ve bu nedenle istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1814, K. 2023/2356, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama