KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/2027
- Karar no
- 2023/1735
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/07/2021
- Numarası
- 2016/1142 Esas - 2021/536 Karar
- Dava
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
19/10/2016 tarihinde ... sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın kaza yapması sonucunda davacının yaralandığını ve sakat kaldığını, davacının kusurunun olmadığını ve yaya konumunda olduğunu, kaza sonrası davacının Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, şimdilik 4.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faiz olmaması halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz ile olmaması halinde yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur durumları sigorta poliçeleri yönetmelik ve mevzuat sorumlulukları dahilinde olmak üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava açtığından dava şartını yerine getirmediğini, geçici iş göremezliğin poliçe kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve dolaylı masraflara ilişkin taleplerin reddini, davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; (taleple bağlı kalınarak) 92.517,97 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı vekili ile müvekkil şirket arasında yapılan sulh görüşmelerinde uzlaşmaya varılmış ve 26.07.2018 tarihinde ibraname düzenlenmiş olduğunu, ibranamede davacı açıkça feragat ettiğini kabul etmiş olmasına rağmen dosyaya sunulan beyanda yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak kabul edilmesi talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dosyanın feragat nedeniyle reddi gerektiğini, yürürlükten kaldırılmış olan yönetmelik doğrultusunda hazırlanmış olan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararı sonrasında da destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 Hayat Tablosunun ve 1,8 teknik faizin uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu'nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmayacağı yönünde değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinde emekli olduğunu, Yargıtay kararları gereğince gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanmadığı sürece kendisi için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmaması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, davacı vekili ile davalı ...Ş. arasında dava tarihinden sonra düzenlenen 26/07/2018 tarihli sulh protokolü ve ibraname başlıklı belgeye göre (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1142 Esas sayılı dosyası için) davalının 27.320,00 TL asıl alacak, 2.500,00 TL işlemiş faiz, 3.250,00 TL vekalet ücreti, 500,00 TL yargılama gideri ve 2.000,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam35.750,00 TL ödenmesi koşulu ile davacıların davalıyı ibra ettiği düzenlenmiş ve ibraname gereği 35.750,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin iki ayrı dekont dosyaya sunulmuştur.
İbranameye de alacağın fer'ileri dahil toplam 35.750,00 TL'nin ödendiği, davalıyı ibra ettiği, davanın konusuz kaldığı, davalı ... şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmayacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Ödeme ya da ibra borcu sona erdiren işlemlerden olup, hüküm kesinleşinceye kadar taraflarca her zaman ileri sürülebilir.
Bu durumda anılan belge (ve yapılan ödemeler) değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/16986 E.- 2021/10480 K., 2021/16436 E. - 2021/3924 K. sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4103 E. - 2020/7038 K., 2016/15471 E.-2019/9036 K., 2017/4488 E. - 2019/12486 K. sayılı kararı).Yargılama sırasında tarafların 26/07/2018 tarihli ibraname düzenledikleri ve ödemenin borcu sona erdiren sebeplerden olduğu, bu kapsamda davalı ... tarafından ödeme yapıldığı anlaşıldığından,
mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/27452 E - 2022/11185 K. sayılı kararı). Kabule göre diğer istinaf sebepleri incelenmemiştir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2027, K. 2023/1735, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama