İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2084 K.2024/642

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2021/2084Karar2024/642Tarih25 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.978 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Nisan 2024
Esas no
2021/2084
Karar no
2024/642
İncelenen dosyanın mahkemesi
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
03/03/2021
Numarası
2018/60 Esas - 2021/212 Karar
Dava
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.978 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile. 19/07/2015 tarihinde saat 21:15 sularında Silivri ilçesi, ...

Mahallesinde maliki ..., sürücü ... olan ... plakalı aracın İncesu caddesi üzerinde Ortaköy istikametinden Ovayenice istikametine seyir halinde iken davalı ...'un kaza raporundaki beyanına göre öndeki aracı tepe üstünde sollarken müvekkili davacıya ait ... plakalı motorsikletle çarpışması sonucu yaralanmalı kaza oluştuğunu, yine 19/07/2015 tarihli aynı kaza raporunda kaza noktasında 150 metre geride öndeki taşıtı geçmek yasaktır levhasının olduğunun bildirildiğini,

iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsü ... 'un 2918 sayılı KTK'da belirtilen asli kusurlardan 56/1-a maddesi gereği şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamak kuralını ihlal ettiğini, müvekkili davacı ...'nin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkili davacının davalı ...'un yapmış olduğu kural ihlali nedeni ile asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacının bu kaza sebebiyle sol ayak diz kapağının parçalandığını, sol ayağın eski işlevini kaybettiğini, bu kazadan dolayı vücut bütünlüğünün bozulduğunu, bu sebeple de evlilik birliğinin tehlikeye girdiğini,

manevi çöküntü sebebiyle 250.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... plakalı motosiklette oluşan maddi hasar ile değer kaybı konuları için fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...

Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket açısından reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının taleplerinin trafik sigortası poliçesi teminatı dışında kaldığını, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda öndeki aracın tarım aracı olması nedeniyle çok yavaş seyderiyor olması, araç kullanıcısının müvekkilinin arkasında yoğun trafik oluşması ve yolun köy yolu şeklinde olup dar oluşu ve sollama yapmak zorunda kalan müvekkilinin karşısına çıkan davacının kullandığı motorun da aşırı hızlı olması nedeniyle kazanın meydana geldiğinde kaza sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağındaki kusur oranını kabul etmediğini ve kusur oranına itiraz ettiklerini, ceza davasının kesinleşmesinin gerektiğini, fahiş tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı için 22.298,72 TL geçici iş göremezlik zararı, 267.701,28 TL kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın, davalı ...

Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 13.07.2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'dan yönünden kaza tarihi olan 19.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 90.341,50 TL kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı için 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ile davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar ... ile davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kusuru değerlendirilmeden doğrudan müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, müterafik kusur irdelenmeden alınan raporun hükme esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 17/07/2019 tarihli dilekçelerinde her ne kadar öncelikle keşif raporu alınmasını vurgulanmışsa da keşif taleplerinin yazılı ve sözlü olarak defalarca talep edilmişse de delil dilekçelerinin dayanmış oldukları keşif delillerinin dikkate alınmamış, olup taleplerinin reddolunduğunu,

ne ceza dosyasında ne de hukuk dosyasında keşif raporu alınmadan oluşturulan kusur raporunun hükme esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, böyle bir kazada davalı ...'un zaten yavaş olan öndeki aracı solladığı anda hızlı gitmesi imkansız olduğundan hızlı gitmediğinin aşikar olduğunu, davalı müvekkili yönünden yüksek meblağları ödemek zorunda bırakacak bu tazminat davasında gerekli tüm incelemelerin yapılması, delillerin ve somut olayın irdelenerek aydınlatılması lüzumlu iken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, öncelikli olarak kaza mahalline gidilerek,

ve tanıkların yeniden kaza mahallinde dinlenerek keşif raporu alınması lüzumlu olup, eksik inceleme ile kurulan yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yerel mahkemede yeniden incelenerek keşif raporu alınmasını, keşif raporu doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden denetlenebilir kusur raporu alınarak hesap bilirkişisine tevdiini talep ettiklerini, davacının kusuru hiç dikkate alınmaksızın, keşif yapılmadan salt davacı iddiaları ile oluşturulan kusur raporuna dayanak hazırlanan hesap raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu,

maluliyet durumunun %60'ın altında olduğu durumlarda davacı emekliliğe hak kazanabileceğinden dosya kapsamında alınan hesap raporunda pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, hesap raporunda davalının muhtemel yaşam süresi doğrultusunda ilgili tablolara göre hesap yapılmışsa da davacının muhtemel yaşam süresi içerisinde ölme ihtimalinin zarar tazminatından indirimin yapılmadığını, davacının meslekte kazanma gücü kaybının 2017 tarihli raporda belirlenen oran olan %34,2 oranına göre hesap edilmiş olup,

davacının maluliyet durumunun azalıp azalmadığı ile ilgili yeniden rapor alınması talep edildiğini ancak Mahkemece taleplerinin reddolunduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda hesap sonucu olarak bulmuş olduğu zarar tazminatı üzerinden yapılması gereken indirimler dikkate alınmayarak bu doğrultuda indirim yapılmaksızın hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı ...'nin 5 Ocak 2017'de eşinin boğazını keserek öldürdüğünü ve jandarmaya teslim olduğunu, bu nedenle kasten adam öldürme suçundan hüküm giydiğini ve cezaevine girdiğini, cezaevine giren davacı ...'nin çalışma yükümlülüğü bulunmadığını,

işlemiş olduğu suç niteliği gereği kapalı ceza infaz kurumunda bulunan davacının maluliyeti nedeniyle iş bulamama veya yapacağı işte yüksek efor sarfetme gibi bir durumu bulunmadığını, 16/10/2020 tarihinde taraflarınca mahkeme hakiminin reddi istemli dilekçe sunulmuş ve red istemi gerekçelerinin izah edildiğini, 20/10/2020 tarihli celsede taleplerinin dile getirildiğini ancak talebin reddini istedikleri mahkeme hakimi tarafından usul ve kanuna aykırı olarak reddolunduğunu,

hükmedilen manevi tazminatın fahiş olup davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak değerde olduğundan fahiş manevi tazminat hükmünün kaldırılarak reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı müvekkillerin istinaf yargı harç ve masraflarını karşılama gücü bulunmadığını, müvekkillerin sosyal ekonomik durumlarını beyan ettikleri raporun dosyada olduğunu,

yerel mahkemece hüküm kurulan karardaki fahiş tazminat miktarları göz önüne alındığında somut istinaf nedenlerinin de göz önüne alındığında yoksulluk ve haklılık kavramlarının beraber değerlendirilerek müvekkilin adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek kanun yoluna başvuru yargı harç ve masraflarından muaf tutulmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça müracaat şartı yerine getirilmediğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hüküm kurulduğunu, davacının müterafik kusur durumu araştırılmadığını, koruyucu tertibat kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmadığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun oranlanarak hüküm kurulması gerektiğini, davacının reddedilen maddi tazminat talepleri nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 19.07.2015 tarihinde saat 21.15 sıralarında davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ...

Caddesi üzerinde Ortaköy istikametinden Ovayenice istikametine seyir halinde iken önünde aynı yöne seyreden aracın solundan geçmek için karşı istikamet şeridine girip karşı yönden gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle çarpışması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında davalı sürücünün şerit ihlali nedeni ile asli kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Ceza Mahkemesinde ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı sürücü asli kusurlu, davacı kusursuz bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü %100 kusurlu, davacı kusursuz bulunmuştur. Mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı sürücü %100 kusurlu, davacı kusursuz bulunmuştur.

Kusur raporları, resmi mercilerce düzenlenmiş aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu ve birbirlerini doğrular nitelikte, bulunduğundan, kaza tespit tutanağında "... kaza yerinin meskun içi kavşak mahalli, yolun iki yönlü yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece, havanın açık, yolun tepe üstü düz, yol genişliğinin 7 m olduğu, aydınlatmanın olmadığı, davacı sürücünün sürücü belgesinin olmadığı, motosikletin muayenesinin olmadığı, kazaya engel yol sorunu olmadığı,

olay yerine 150 m gerisinde geçme yasağı trafik işaret ve levhasının olduğu görülmüştür..." açıklaması ile ayrıntılı belirleme yapılmış olup, kazanın meydana geliş şekli ve yolun yapısı ile ilgili şüpheli, keşif yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığından kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.

Koruyucu tertibatların tespit edilemediği işaretlenmiş olmakla birlikte davacının kaskının bulunduğu davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen davalı sürücü ve işleten ve tanık ifadelerinden anlaşılmıştır. Dizlik bulunup bulunmadığı hususu belirsiz olup bu durumun zararın artmasına sebep olup olmadığı ve SGK'nın olay nedeni ile ödeme yapıp yapmadığı araştırılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir.

6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta dava 13/07/2016 tarihinde açılmıştır. Dosyada sigorta şirketine yazılı başvuru evrakı görülmemiştir.

Bunu üzerine Dairemizce davacı tarafa KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru yapılması için mehil verilmiş olup davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair bilgi verilerek alındı kaşesini taşıyan başvuru dilekçesi dosyaya sunulduğundan KTK'nın 97. maddesindeki usulü eksiklik giderilmiştir.

Vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun oranlanarak hüküm kurulmamış olması ve reddedilen maddi tazminat kalemleri ile ilgili olarak davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesi doğru olmamıştır. Bu yönlerdeki davalı sigorta şirketinin istinafı yerindedir.

ATK raporunda tüm tedavi belgelerine göre maluliyet belirlendiğinden, maluliyetin azalmış olma ihtimali de davalar tarafından somut verilere dayanılarak ispatlanamamış olduğundan yeniden rapor alınması yönündeki istinafın reddi gerekmiştir. Davacının olaydan sonra haksız fiil nedeni ile hükümlü olması tazminattan indirim yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişkin istinafın da reddi gerekmiştir.

Maluliyet durumunun yüzde 60'ın altında olduğu durumlarda davacı emekliliğe hak kazanabileceğinden dosya kapsamında alınan hesap raporunda pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğuna, davalının muhtemel yaşam süresi doğrultusunda ilgili tablolara göre hesap yapılmışsa da davacının muhtemel yaşam süresi içerisinde ölme ihtimalini zarar tazminatından indirim yapılmadığına, ilişkin davalılar istinafının dayanağı bulunmadığından reddi gerekmiştir.

Hakimin reddi sebepleri HMK'nın 36. maddesinde belirlenmiştir. Davalı sürücü ve işleten istinaf edenlerin ileri sürdüğü ret sebebi maddede yazılı sebepler içinde bulunmadığından Mahkeme hakimince HMK'nın 41. maddesine göre reddin geri çevrilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; olay nedeni ile SGK nın davacıya tazminat ödenip ödenmediğinin sorulması.

Olay sırasında davacının dizlik takıp takmadığı belirsiz olduğundan ve yaralanması da diz bölgesinden olduğundan ATK'dan dizlik takılmamasının zararın artmasına yol açıp açmayacağı hususunda rapor alınarak sonucuna göre müterafik kusur oluşup oluşmadığı tartışılmas eksiklikler tamamlandıktan sonra dosya kapsamına göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar vermekten ibarettir.

Dairemiz kararının kapsamına göre bu aşamada manevi tazminatın fahiş olduğu istinafı değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ile davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalılar ... ile davalı ... vekili ve davalı ...

Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar ... ile davalı ... vekili ve davalı ...

Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2084, K. 2024/642, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2084
Karar No
2024/642
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/2087 K.2024/644
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/2096 K.2024/406
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/2123 K.2024/617
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2124 K.2024/643
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/2127 K.2024/613
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2127 K.2024/657

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.