KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2024
- Esas no
- 2021/2478
- Karar no
- 2024/595
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2019/52 Esas - 2021/454 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müteveffa ...'nun 09/02/2019 tarihinde...'nın kullandığı ... plakalı ... marka araç ile D-100 Karayolunun İstanbul istikametinde Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ...
Mahallesi sınırlarında kalan yolda seyehat etmekte iken sürücünün direksiyon ve araç hakimiyetini kaybetmesinin akabinde aracın bariyerlere çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu ağır yaralandığını, 18/03/2019 tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkili olan davacıların müteveffa ...'nın yasal mirasçıları olduklarını,
müteveffa ...'nun vefatından dolayı karşılaştıkları destekten yoksun kalmaya ilişkin zararlarına karşılık olarak şimdilik her bir müvekkili olan davacılar için 1.000'er TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkilleri olan davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili olan davalı şirket tarafından ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların hiçbirinin vefat edenden destek görenler olarak değerlendirilemeyeceğini, davacılardan ...'nın araç sigorta ettireni maliki olduğunu, işbu nedenle ... yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerektiğini, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini,
müvekkili olan davalı şirketin sözkonusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...; yasal mirasçısı olan her üç çocuğu ile sıkı ilişkiler içerisinde olan, çocuklarının günlük hayatlarında onlara gerek maddi gerek manevi gerekse de emeği ile ciddi destekler sağlayan bir konumda olduğunu, müteveffanın davacı müvekkillerin hayatlarına katmış olduğu maddi manevi değerlerin objektif kriterlerce değerlendirilmeden, eksik ve hatalı bilirkişi raporuhükme esas alınarak yerel mahkeme tarafından verilmiş olan davanın reddi kararı yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın çocukları ve torunlarıyla olan ilişkisinin yakın olduğu,
tanık anlatımlarıyla da doğrulanmış olduğunu, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda, bilirkişi davacıların maddi zararlarının tespit ve hesaplamasını yapmayarak yerel mahkeme yerine karar vermiş olduğunu, mahkemece yapılması gereken, davacı müvekkillerin annelerinin vefatı neticesinde hayatlarında eksikliklerini duydukları maddi kaybın objektif olarak hayat kriterlerine göre değerlendirilmesi ve doğrultuda zararın giderilmesi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir.
Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur.
İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Desteğin, çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir.
Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar.
Yargıtay 17. Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir.
Somut olayda davacıların 25 yaşından büyük oldukları, yaşları itibariyle destek ihtiyacı ortadan kalktığı gibi destekliğin devamını gerektirir özel bir durumun bulunduğunun ispatlanamadığı nedenle destekten yoksun kalma maddi tazminatı yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2478, K. 2024/595, 8 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama