KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/83
- Karar no
- 2022/261
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/11/2018
- Numarası
- 2014/584 Esas - 2018/1025 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
2.513 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
Gereği düşünüldü
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;16/06/2013 günü saat 23:35 sıralarında sürücü ... ya da ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Eski Edirne Asfaltı üzerinden ... istikametine seyir ederken ... mevkiine geldiğinden aracının hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşıp karşı şeride geçerek maktul ..., ... ve ...'un ölümüne, ... ve ...'un yaralanmasına neden olduğunu, tarfik kazası tespit tutanağında ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı bu trafik kazasında, ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/G kuralını ihlal ettiğini ve diğer sürücülerin kusurlu olmadığının belirtildiğini,
anne ve babaları ile kardeşini kaybeden bizzat kendileri de ciddi bir şekilde yaralanan küçük davacılar ... ve ... ile çocuklarını kaybeden davacılar ... ve ...'un 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek kişi başına 2.500'er liradan toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı araç sahibi ve sürücüsünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi,
davalı sigortacı yönünden sigorta poliçesindeki limit dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile sorumluluğun derecesine ve manevi zararın ağırlığına göre davacılardan ... ve ... yönünden ayrı ayrı 150.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 100.000,00 TL, ... ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 75.000,00-TL olmak üzere toplam 1.000.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte araç sahibi ve sürücü olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılara yapılan ödeme ile müvekkilinin borçtan ve yükümlülükten kurtulduğunu, davacılar tarafından işbu davaya konu edilen taleplerine ilişkin olarak Bakırköy ...
İcra müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyası ile açılan ilamsız icra takibinde müvekkilinin davacılara 115.253,22-TL ödeme yaptıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin mevcut ise poliçedeki teminat limitleri ve müvekkiline sigortalı bulunan ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, aynı kazaya ilişkin İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/66 esas sayılı dosyası ile açılmış olan dava ile tazminat talebinin mevcut olduğunu, belirterek davaların birleştirilmesini ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın müvekkilinin 16/06/2013 tarihinde ... plaka sayılı aracı ile Eski Edirne Asfaltı Sincanlar mevkiinde seyir halindeyken yolda gördüğü cisme çarpmamak için manevra yaptığını ve sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yola geçtiğini, karşı yönde gelen ... plaka sayılı aracın kendisine çarptığını ve bu şekilde meydana gelen kazada ..., ..., ... ile müvekkilinin baldızı ...'in hayatını kaybettiğini, müvekkilinin eşi, oğlu, kızı ve diğer birkaç kişinin daha yaralandığını, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, aylarca yoğun bakımda kaldığını ve defalarca ameliyat olduğunu,
tedavisinin halen devam ettiğini belirterek davanın önce görev yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine, ...
Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine ;1-Müteveffa ... yönünden davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 7000 TL olmak üzere toplam 87.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
2-... yönünden davacılar ..., ...,..., ...ve ...’ın manevi tazminat taleplerinin reddine, 3-Müteveffa ... yönünden davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacılar ..., ... ve ... için 6.000’er TL olmak üzere toplam 98.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4-... yönünden davacılar ..., ... ve ...’un manevi tazminat taleplerinin reddine, 5-Müteveffa ...yönünden davacılar ... ve .. için 15.000’er TL, davacılar ... ve ... için 6000’er TL olmak üzere toplam 42.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Müteveffa ...yönünden davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Sorumluluğun derecesine ve manevi zararın ağırlığına göre İlk Derece Mahkemesince belirlenen manevi tazminat tutarlarını yetersiz bulduklarını, uygulama ve bilimsel görüşlerde aile sözünün yakınları şeklinde anlaşılması gerektiği kabul edilmekteyse de bir kimsenin ölenin yakını sayılabilmesi için, ölen ile eylemli aile ve sevgi bağlarının varlığının gerektiğini, bu yüzden manevi tazminata hükmetmek için murisle çok yakın ve içtenlik taşıyan duygusal bir bağlılığın varlığının arandığını, davacı tarafça manevi bağ ortaya konmaksızın yeğen, teyze, damat,
baldız v.s. şeklinde belirlemelerle manevi tazminata hükmedilmesi mümkün bulunmadığından müteveffa ... yönünden davacılar ..., ..., ...,... ve ...’ın, müteveffa ... yönünden davacılar ..., ... ve ...’un manevi tazminat taleplerinin, müteveffa ...yönünden davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın manevi tazminat taleplerinin hatalı bir şekilde reddine karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 16.06.2013 günü saat 23:35 sıralarında davalı sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerinde İstoç istikametinden Arnavutköy istikametine doğru seyir halindeyken Sincanlar İETT durağı mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşmak suretiyle karşı yön bölümüne girmesi ve karşı yönünden gelmekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen olayda ..., ..., ... ..., ... ve ... yaralanmıştır.
Bu kaza nedeniyle ölenlerin yakınları ile yaralanan şahıslar tarafından maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, hükmedilen toplam tazminat miktarı, aynı kazada yaralanan ve ölen kişi sayısı nedeniyle davalıların sorumlu olacağı toplam tazminat miktarı, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında tazminat talep eden kişi sayısının fazla olması ve davacılar lehine belirlenen toplam tazminat miktarlarının, BK'nın 56/2.maddesindeki düzenlemeye,
manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/7590 E. ve 2012/9546 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere "Borçlar Kanunu'nun 47. maddesine göre ölenin ailesine dahil kişilerin zarar sorumlulularından manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmiştir.
Ölenin ailesinden maksat, ölenle arasında eylemli, gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan kişilerdir. Ölenle davacılar arasındaki bağın niteliği ve derecesinin belirlenmesi ise mahkeme hakimine aittir. Hakim, her olayın özelliği ve koşulları içinde hakkaniyete uygun bir nitelendirme yapmak zorundadır.
Ayrıcalıklı bir özelliği bulunmadıkça, ölenin yeğen, yenge, teyze, dayı gibi yakınlarının manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü hakkaniyet ilkelerine de aykırı düşecektir. Bu ayrıcalıklı durumun olup olmadığı da hakim tarafından araştırılacak ve takdir edilecektir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/6021 E. ve 2020/4573 K. sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince müteveffa ... yönünden, kayınvalidesi, kayınpederi ve eşinin kardeşleri olan davacılar lehine; müteveffa ... yönünden, kayınvalidesi, kayınpederi ve eşinin kardeşleri olan davacılar lehine; müteveffa ...yönünden, dedesi, anneannesi, teyzeleri, dayısı, halası, amcası lehine manevi tazminata hükmedilmemiştir.
Oysa kayınpeder, kayınvalide, baldız, bacanak, görümce, kayınbirader, dayı, teyze, amca ve hala da aile kavramına dahil olan bireylerdir ve eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi aynı kazada aynı aileden birden fazla kişinin ölümünden üzüntü duydukları, manen etkilendikleri gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince bu davacılar için de manevi tazminat talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, aynı kazada yaralanan ve ölen kişi sayısı nedeniyle davalıların sorumlu olacağı toplam tazminat miktarı, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkelere göre değerlendirildiğinde, müteveffa ... yönünden davacılar ... için 5.000' er TL,..., ... ve ... için 3.000'er TL; müteveffa ... yönünden davacılar ..., ... için 5.000'er TL ve ... için 3.000 TL;
müteveffa ...yönünden davacılar ... ve ... için ayrı 6.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 3.000'er TL manevi tazminat miktarına hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/83, K. 2022/261, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama