KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1289
- Karar no
- 2025/44
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15/03/2022
- Numarası
- 2019/1184 Esas - 2022/253 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
04/08/2018 tarihinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili davacı küçüğün yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketine başvuru yaptıklarını ardından arabuluculuğa başvurulduğunu ve başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu nedenle kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın,
geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesini ve 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının davalıdan ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden ve eksik belgelerle başvuru şartı gerçekleştirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemelerin ikamet yerleri olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının henüz 4 yaşında olmasından ve ayrıca poliçe teminatı olarak geçici iş göremezlik tazminatı bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu bulunmadıklarını,
eksik belgelerle temerrüde düşürülmediklerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yargılama sürecinde ATK 2. İhtisas Kurulunun 30.11.2021 tarihli raporunda müvekkilinin kalıcı maluliyetinin olmadığı ve geçici iş göremezlik süresinin 2 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığını, müvekkilinin maluliyeti ile Heyetin belirlediği maluliyet oranı ve iyileşme süreci hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığından raporu kabul etmediklerini ve itiraz dilekçesi sunduklarını, müvekkilinin hem fiziksel hem psikolojik olarak kaza sonrası günlük hayatına devam edemediğini, denetime açık olmayan, gerçeği yansıtmayan itiraza konu olan raporu kabul etmediklerini,
yeniden rapor düzenlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.
Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,
20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 04/11/2020 tarihli ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davanın fiziken muayenesi yapılarak düzenlenen maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf
başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1289, K. 2025/44, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama