KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1405
- Karar no
- 2025/106
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/05/2019
- Numarası
- 2016/150 Esas - 2019/416 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkilinin 06.12.2012 günü saat 13:45 civarında İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesindeki ... caddesinde yaya olarak bulunduğu, ...
İlkokulu'nun bulunduğu yere geldiğinde bu okulda devam eden inşaatına ait molozların kaldırımda bulunmasından dolayı bu kez yolun kenarından gitmeye devam ettiğini, ancak kaza tarihi itibariyle 67 yaşında olan müvekkilinin çıktığı yokuşun verdiği yorgunluk nedeniyle dinlenmek için park halindeki araçların yanında beklerken davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması ile müvekkilinin yaralandığını, tedavisi tamamlanmasına rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, kazaya sebebiyet veren davalı ...'nun tam kusurlu olduğunu,
İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/233 Esas dosyası ile açılan davada mahkumiyetine karar verildiğini belirterek HMK 107. maddesi uyarınca müvekkili ... için şimdilik 16.000,00-TL maddi tazminatın davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden limiti aşmamak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 20.000,00-TL'lık manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...
Ltd. Şti. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... San. Ve tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle. Kazanın meydana geldiği tarihte kaza yeri yakınında inşaatı devam eden ...
İlköğretim Okulu'nun inşaat malzemesi ve molozların yaya kaldırımını kapatması ve böylece yayaların araç yolunu kullanmak zorunda kalmaları kazanın meydana gelmesinde etkili olduğundan, tazminattan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün de sorumlu olması nedeniyle davanın İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'ne ihbarını talep ettiklerini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ...
Sigorta A.Ş'ye kasko sigortasının mevcut olduğunu, manevi tazminat talepleri koruyucu mali sorumluluk sigortası limitleriyle sınırı olmak üzere teminat altına alındığını, müvekkili ...'nun kusurlu olmadığını, davacı tarafın istediği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminata ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar ... ve ... San. ve tic. Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Kaza yerinde 30 metre geride yaya geçidi olmasına rağmen bunun mağdur tarafından kullanılmaması mağdurun kusur oranına etki edecek bir durum olduğunu, kaza yerinde devam eden okul inşaatının, moloz ve diğer inşaat malzemelerinin yayaların kaldırımı kullanmasını engellediği ve kazanın oluşumunda bunun da etkisinin olduğu açık iken kusur değerlendirmesinde bu hususun nazara alınmaması da hatalı olduğunu, dava konusu olayda taktir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu bu açıdan kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 06/12/2012 günü, saat 13:45 sıralarında, İstanbul, Kağıthane, ... mevkiinde, davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresinde, ...
Caddesini takiben, Kağıthane Merkez istikametinde seyreden, davalı ... San, Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, ... plakalı arazi taşıtı, Kağıthane caddesinin, ... Sokak İle kesiştiği kavşak mahallinde, ...
İlköğretim Okulu karşısında, belirtilen yöne göre, sağda, park halindeki taşıtlardan yaklaşık 50 cm mesafede ve yolun içinde bulunan davacı yayaya çarpması şeklinde meydana gelen kazada davacı yayanın yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği, alınan maluliyet raporuna göre davacının %43.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 06.12.2012 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır.Davalılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında.
Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü %65, davacı yaya ise %35 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/233 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre sürücü asli derecede, davacı tali derecede kusurlu olduğu tespit edildiği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yaKarayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Bu açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki deliller ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıdaki yaralanmanın niteliği, maluliyet oranı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince belirlenen manevi tazminat miktarının TBK'nın 56/1.maddesindeki düzenlemeye, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle; davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1405, K. 2025/106, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama