İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1819 K.2025/836

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2022/1819Karar2025/836Tarih9 Mayıs 2025Okuma12 dk · 2.337 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
9 Mayıs 2025
Esas no
2022/1819
Karar no
2025/836
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
05/04/2022
Numarası
2018/452 Esas - 2022/276 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/08/2017
Dava tarihi
29/12/2017
Dava
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.337 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

05/05/2016 tarihinde Kastamonu'da karayolunda ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken karşı şeritten gelmekte olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, iş bu kazada müvekkilerinin kardeşi ..., anneleri ... ve babaları...'ün vefat ettiğini, müvekkillerinin kusursuz olduğunu, iş bu kaza neticesinde davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, kaza sonrasında davalı ... hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/236 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve ... hakkında 6 yıl hapis cezasına hükmedildiğini,

...'ün eşi olan ... için davalı sigorta şirketince ödeme yapıldığını, ancak davacılar için başvurunun reddedildiğini, kazada vefat eden anne, baba ve kardeşlerinin cenaze ve defin masrafları başta olmak üzere müteveffa ...'ün ev kredisi borcu ile ölenlerin vergi borçları ve faturaların müvekkillerince ödendiğini, cenaze sonrası yemek verdiklerini beyan ederek ve iş bu nedenlerle, müvekkillerinin uğradığı manevi zarara karşılık toplam 95.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destekten yoksun kalma tazminatı ile uğranılan maddi zararlara karşılık şimdilik 5.000,00-TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğunu ve destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği, manevi tazminat içinde benzer şekilde belirleme yapılması gerektiği, destekten yoksun kalma koşullarının oluşmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat bedellerinin koşullarının oluşmadığını, talep edilen defin masraflarının olağan defin masrafları olmadığını, ... ile ilgili olarak yapılan ödemelerin talep edilemeyeceğini,

müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını belirterek davanın reddin talep etmiştir.Davalı ... San. Ltd. Şti.

Cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayda müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ...'a kiralandığını, kazanın kira süresinde meydana geldiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacılara yapılan bir ödeme var ise mahsubunun gerektiğini, davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddin talep etmiştir.Birleşen Dosyada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

05/05/2016 tarihinde Kastamonu Araç İlçesi ... mahallesi bölgesi D-030,20 Delet Karayolunun 21 km 650 m bölgesinde müvekkilin kullandığı ... plaka sayılı jeep ile ...'ün kullandığı ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ...plakalı aracın kaza tarihinde davalı...

A.Ş ye ait ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi olduğu, kazada müvekkilin belinin kırıldığı ve platin takıldığı, müvekkilin yaralanma sebebiyle Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde 05/05/2016-10/05/2016 tarihleri arasında lomber vertebra kırığı, toraks-karın-bel ve pelvisin yüzesyel yaralanmaları tanısıyla tedavi gördüğü, bel kırığı nedeniyle ameliyat olduğu, bel kemiğine platin konulduğu ve 10/05/2016 tarihinden itibaren geçerli 45 gün istirahat raporu verildiği, kazada müvekkilin kusuru bulunmadığı,

kaza öncesinde müvekkilin 7 km köy yolunda ana yola çıkış yaptığı ve yaklaşık 50-60 metre kadar kendi şeridinle yaklaşık 50 km hızla seyretmekte iken karşı taraftan gelen sürücünün aşırı hızla aracının sol ön tarafından müvekkilin kullandığı aracın sol ön tarafına çarpması sonucu kaza meydana geldiği, çarpmanın şiddeti ile müvekkilin kullandığı aracın kendi ekseni etrafında dönerek yolun ortasında durduğu diğer aracın ise 15 metre kazıntı izi ile yolun dışına savrulduğu, kaza sırasında müvekkilin kullandığı araçta bulunan ... ve ...'nun kazada yaralandığı,

trafik kazası sonrası yaralanması nedeniyle müvekkilin 45,30 ve 30 gün olmak üzere toplam 105 gün işgöremezlik raporu bulunduğu ayrıca müvekkilin bu yaralanma nedeniyle işgücü kaybı yaşadığı, müvekkilin yaralanma ve tedavisi nedeniyle 4 ay süreyle refakaçı bakımına ihtiyaç duyduğu ve refakatçıya ödeme yapmak zorunda kaldığı,

geçici bakıcı ücreti, teadvi masrafları, geçici iş göremezliğe ilişkin talep haklarını saklı tuttuğu, müvekkilin işgücü kaybından oluşan zararı, tam kapsamı bilirkişi raporu ile belirlenmek üzere ve fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000 TL olduğu iş gücü kaybına dayanan maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

05/05/2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkil şirkete 20/02/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 310.000 TL olduğu, trafik sigortacısı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan siorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumu tutulabildiği,

dava dosyası eklerinden ve kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sigortalının kusuru bulunmadığı, müvekkil şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğundan işbu davada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Asıl Dosya Yönünden. Davacıların Maddi Tazminat Talepli Davalarının Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Taleplerinin Tüm Davalılar Yönünden Ayrı Ayrı Reddi ile, Cenaze ve defin giderleri yönünden tazminat taleplerinin Kısmen Kabulü İle, 2.000,00TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacıların Manevi Tazminat Talepli Davalarının, Davalı ...

AŞ yönünden ayrı ayrı reddine,Davacıların Manevi Tazminat Talepli Davalarının Diğer davalılar ... ve ...ltd. Şti yönünden Kabulü İle, ... için 45.000,00TL, ... için 25.000,00TL, ... için 25.000,00TL olmak üzere toplan 95.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve...ltd. Şti den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,Birleşen Dosya Yönünden.

Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1167 Esas sayılı dosyası yönünden;Davacının davasının reddine " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ....şti. ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; esas mahkemesinin, davacı tarafın yasal süresinden sonra delil ibrazına ve ıslah dilekçesine yönelik itirazlarını dikkate almadan hüküm kurduğunu, ceza davasının sonucu beklenmeden ve eksik inceleme ile kusur tespiti yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun kusur incelemesine ilişkin bölümüne itirazlarıyla yeni bilirkişi raporu alınması taleplerinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,

bilirkişi kurulunun diğer araç sürücüsü ...'ün kemer takmamasının kusura etkisini değerlendirmemesinin de hatalı olduğunu, kusur yönünden yeni bilirkişi raporu alınmaması sebebiyle Anayasa 36 ve AİHS 6. maddesi ile korunan adil yargılanma hakkı bağlamında delillerin ve silahların eşitliği ilkesine aykırı karar verildiğini,takdir edilen tazminat miktarı emsal durumlarla kıyaslandığında hakkaniyete aykırı derecede yüksek olduğunu, hükmedilen maddi tazminat miktarı hatalı ve miktar itibariyle de fazla olduğunu, davacısı oldukları birleşen davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, kusur tespitinin yanlış olduğunu,

kusur tespiti yönüyle ceza davasının sonucunun beklenmesinin, olay yerinde keşif yapılmasının, kusur raporuna yönelik itirazlarının gereği olarak yeni bilirkişi raporu alınmamış olması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mevcut kusur raporunun doğru kabul edilse dahi, müvekkilinin kullandığı aracın kasko sigortasını yapmış olan sigorta şirketi yönünden, müvekkilinin tazminat taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama gideri, ücreti vekalet yönlerinden kararın hukuka aykırı olduğunu,

belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ....Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davaya konu kazada kusur durumu eksik değerlendirildiğini ve bu konuda hatalı karar verildiğini, tanık ...'nun 12.06.2019 tarihinde talimatla araç asliye hukuk makemesi tarafından dinlendiğini, davalı ...'ın aracının normal bir şekilde seyir halinde iken, diğer aracın süratli bir şekilde ilerlediğini, anladığı kadarıyla diğer aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve davalının aracına çarptığını yeminli beyanında ifade ettiğini, işbu tarafsız tanığın beyanının,

mütevaffa araç sürücünün kusurunu çok açık ortaya koyduğunu, ilk derece mahkemesi kararında, tanık...'nun beyanına hiç değilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Ana dosya kapsamına maddi tazminata yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesinde.

HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz."düzenlemesi mevcuttur.

Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1.fıkrasında: "HMK'nın 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.

Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nın 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olacaktır.

Bu halde, ana dosya yönünden davanın kabul edilen maddi tazminat miktarının karar tarihine göre uygulanması gereken 2022 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalının İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Ana dosya manevi tazminat ve birleşen dosya yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesinde.

Somut uyuşmazlıkta 05/05/2016 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kastamonu ili, Araç İlçesinde, Araç ilçesi istikametinden, Karabük ili istikametine seyir halinde iken ... köyü, ... deposu önünde direksiyon hakimiyetine kaybederek ve şerit ihlali yaparak, karşı yönden gelen trafiğin şeridine girip aracının sol ön kısımları ile Karabük ili, istikametinden Araç ilçesirın istikametine seyir halinde olan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki... plakalı araca sol ön kısımları ile çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.Trafik kazası tespit tutanağında ;

...'ın KTK'nın 46/c, 47/d, 52/b, 56/a-1, 84/g madde hükümlerini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü destek ...'e atfedilecek bir kusurun olmadığı belirtilmiştir.Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın % 100, müteveffa ...'ün ise kusurunun bulunmadığı, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/236 Esas 2017/320 karar sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.

Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasına istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacının meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir.

Bu durumda Mahkemece, belediye yazı cevabında belirtildiği şekilde örf ve adetlere göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/8182 E. ve 2022/1359 K. sayılı kararı). KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 05/05/2016 tarihi ile dava tarihi olan 28/08/2017 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Aracın trafik tescil kaydı uyarınca maliki olan kimse kural olarak aracın işleteni kabul edilir. Bu durum yasal karine olup, aksinin ispatı mümkündür.

Aracın malik tarafından üçüncü kişiye kiralanması halinde kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut olayda davaya konu aracın kısa süreli (5 gün) davalı ...'a kiralandığı, söz konusu kiralama dönemleri gözetildiğinde uzun süreli kiralama sözleşmesi olmadığından araç maliki olan davalı ...A.Ş.'nin işleten sıfatının ortadan kalktığından söz edilemeyeceğinden husumete ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.

TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davalılar vekillerinin istinaf itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu nedenlerle;

davalı ....şti. ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ....Şti. ve davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.626,07 TL harçtan peşin alınan 1.737,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.888,85 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.626,07 TL harçtan peşin alınan 1.656,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.969,55 TL harcın davalı ...

Şti'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.09/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1819, K. 2025/836, 9 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1819
Karar No
2025/836
Tarih
9 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/16 K.2025/421
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/21 K.2025/307
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/26 K.2025/418
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/26 K.2025/359
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/32 K.2025/854
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/33 K.2025/329

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.