KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Esas no
- 2022/2477
- Karar no
- 2025/1696
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/06/2022
- Numarası
- 2021/431 Esas - 2022/429 Karar
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı 2012 model ... marka aracın 04.03.2021 günü davalıya sigortalı ve sürücüsü ...olan ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu hasar gördüğünü, olayda davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacının aracının hasar nedeni ile değer kaybına uğradığını, davalı tarafça 951,32 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu ödemenin yetersiz olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50,00 TL bakiye değer kaybının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
... plakalı aracın davalı şirkete 6068221 no.lu ve 14.02.2021/2022 vadeli ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, davacı şirketin kusur oranında sorumlu olduğunu, davacının ... plakalı araçtaki değer kaybını talep ettiğini, karşı yana 15.06.2021 günü 951,32 TL değer kaybı ödendiğini, ödemeyle davacının zararının karşılandığını, başkaca değer kaybı zararının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda müvekkilin aracın rayici 100.000,00 TL olarak belirlenmişse de bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, rapora süresi içerisinde itiraz edilmesine karşı itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin geçmiş hasar kayıtları dikkate alındığından bahsedildiğini ancak bu hasar kayıtlarına ilişkin rapor içeriğinde detaylı bilgiye yer verilmemiş olup, bu hasarların aracın rayicine etkisi ve değer kaybı hesaplamasına etkisi tamamen kanaate dayalı olarak belirlenmiş olduğunu, Yüksek mahkeme içtihatları ve açık mevzuat hükmü gereğince değer kaybının hesabında,
aracın markası, model, km'si ve araçtaki hasar miktarının esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğinin açık olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olup yargıtay kararları uyarınca da bozmayı gerektirdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş formülüne göre değer kaybının aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplanması gerekmektedir.
(Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin 2020/89 Esas 2021/1988 Karar sayılı karar ilamı). Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay 4. (kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin yerleşmiş formülüne göre dosyadaki bilgi ve belgelere, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, önceki kazalarına, kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, kanaatine varıldığından,
bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ve davacının bilirkişi raporuna karşı itirazının mahkemece değerlendirilerek reddine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından bu yönlere ilişkin istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2477, K. 2025/1696, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama