KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/250
- Karar no
- 2024/1232
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2020/341 Esas - 2021/879 Karar
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 11/07/2024
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalıya ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı araç arasında 29/10/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında düzenlenen tespit tutanağında kusurun davalı şirkete ait araç sürücüsünde olduğu kanaatine varıldığını, davalıya 20.12.2017 tarihinde ihtarname gönderilerek müvekkiline ait aracın değer kaybı bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, 27.12.2020 tarihinde 1.413,00 TL ödeme yaptıklarını, ancak davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin kusurlu aracın Trafik Sigortasından dolayı sorumluluk bedelinin 39.000,00 TL olması sebebiyle davalı şirketin hasar dosya sorgulama bölümünden yapılan sorgulama neticesinde davalı sigorta şirketinin 10.12.2019 ve 27.12.2019 tarihlerinde toplam 41.413,00 TL ödeme gerçekleştirdiği tespit edilmesi üzerine kazada kusurlu olan ... plakalı aracın Kasko poliçesi araştırılmış ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko yapıldığının anlaşıldığını, iş bu kasko teminatında da İMM teminatı bulunduğunu, müvekkiline ait araçta hasar tespiti ilk olarak davalı sigorta şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını,
düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçalar eksik ve hatalı tespit edilmiş, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanılmış, parça fiyatları düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, ancak müvekkilinin aracında hasara uğrayan parçalar orijinal olup, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılması gerektiğini, gerçek zarar davalı sigorta şirketince tazmin edilmediğini,
müvekkiline ait araçta oluşan bakiye değer kaybı bedeli olan şimdilik 100,00 TL'sinin 22/01/2020 ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkiline ait araçta oluşan bakiye hasar bedeli olan şimdilik 100,00 TL'sinin 22/01/2020 ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, 15.10.2019 – 15.10.2020 tarihli ve ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 39.000,00 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, aynı zamanda ... plakalı araç,
15.10.2019 – 15.10.2020 tarihli ... nolu Kasko Poliçesi ile ... adına maddi ve bedeni zararlar ayrımı yapılmaksızın 100.000,00 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, müvekkilince dava konusu kaza nedeniyle davacıya 39.000,00 TL ödeme yapıldığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın kabulü ile, 20.770,00 TL hasar bedelinin 100,00 TL' sinin 06/02/2020 tarihinden, bakiyesi 20.670,00 TL ye ıslah tarihi olan 05/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak poliçe limiti dahilinde kalmak üzere davacıya ödenmesine, 8.587,00 TL değer kaybı bedelinin 100TL ' sinin 06/02/2020 tarihinden, bakiyesi 8.487,00 TL'nin ıslah tarihi olan 05/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak poliçe limiti dahilinde kalmak üzere davacıya ödenmesine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirttiği üzere; davacı yanın dava dilekçesi ve ekinde sunduğu deliller incelendiğinde; somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesinin yapıldığını gösteren bir fatura dosyaya sunulmadığını, aracın gerektiği gibi onarılmadığı,
eksik ve/veya ayıplı onarımın bulunduğunu, varsa hangi parçalar ile ilgili olduğunu, eksik ve/veya ayıplı onarım için aracı onaran servise ve davalı sigorta şirketine ihtarname gönderilip gönderilmediğini, aracı onaran servise davacı tarafından ek bir ödeme yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise ne amaçla ve ne miktar ödeme yapıldığı belgelenmeden ve ödeme yapılmışsa ödeme belgesi sunulmadan ek hasar bedeli istenmesi mümkün olmadığını, diğer yandan yapılan incelemede, kaza sonrasında aracın onarılarak başvuru sahibine teslim edildiği araç onarımı sonrasında başvuru sahibinin ek talebinin olmadığı anlaşıldığını,
araçtaki zararın 40.000,00 TL olduğu konusunda onarım yapan servis ve davacı ile mutabık kalındığı ve mutabık kalınan zarar üzerinden aracın onarımı bu tutar karşılığı tamamlandığı mutabakatname, aracın hasarlı ve onarım görmüş haline ilişkin fotoğraflar dava dosyasında mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından anlaşmalı olsun olmasın onarım servislerinde hasarın uygun fiyatlarla onarımının sağlanması sonrasında ekspertiz raporları ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı nedeniyle aradaki farkı talep etme hakkını doğurmayacağını zarar görenin KDV ödediğini ispatlayan herhangi bir belge de mevcut olmadığını,
değer kaybı talepli zararı müvekkil şirket nezdinde düzenlenmiş olan kasko poliçesinde bulunan ihtiyari mali mesuliyet teminatına girmediğini, davacının uğradığı zararın miktarını belgeleyerek somutlaştırması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası hadleri üzerinde kalan kısımdan sorumlu olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9021E-2023/11989K sayılı ilamı) Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 2016/16052 Esas, 2017/8418 Karar sayılı kararında; “…Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi, ...'nun 85. Maddesinde düzenlenen araç işleteninin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Sigortalı aracın, 3.kişiye verdiği maddi zararı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlüdür. ... şirketi 3.kişinin uğradığı gerçek zarardan sorumludur.
Sigortacı, ... sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin FATURA OLSUN YA DA OLMASIN hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorundadır...” Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi heyet rapor ve ek raporda; araçtaki hasar onarım bedelinin 60.770 TL, değer kaybının 10.000 TL olduğu,
böylece davacının toplam zararının 70.770 TL olduğu tespit edilmiş, mahkemece davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında poliçe teminat limiti olan 39.000 TL'nin ödendiği , poliçe teminat limitinin ödenmesi nedeni ile sıralı sorumluluk ilkesi gereği davalı yanın ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında sorumlu olduğu bu kapsamda davalı tarafından davacı yana toplam 2.413,00 TL ödeme yapıldığı,
davalının İMMS kapsamında limiti 100.000 TL olduğu ve bakiye miktar yönden sorumluluğunun devam ettiği, ibraz edilen bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesi göz önüne alınarak davalının gerçek zarardan sorumlu olması nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/250, K. 2024/1232, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama