KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/440
- Karar no
- 2024/1389
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/10/2021
- Numarası
- 2018/198 Esas - 2021/843 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.228 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. 30/12/2012 tarihinde, davalılardan ...'ın sürücüsü, ...
İnşaatın maliki olduğu ... plakalı aracın davacı ...'ye çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacı ...' nin tedaviye rağmen sakat kaldığını, kazanan oluşumunda davalı taraf sürücüsünün kusurlu olduğunu, olay nedeniyle ailenin tüm yaşamının alt üst olduğunu, psikolojilerinin bozulduğunu beyanla davacı ... için 5.000,00 TL tedavi gideri, 5.000,00 TL geçiçi iş göremezlik, 10.000,00 TL sürekli maluliyet nedeniyle 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat,
davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza ile ilgili olarak davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacıların zararlarını ve uygun illiyet bağını ispat etmesi halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun davalı taraf araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımını uğradığını, zarar kalemlerinin ve uygun illiyet bağının ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ...'nin 4.749,99 TL tedavi giderinin ve 200.377,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...
Ltd Şti'den haksız fiil tarihi olan 30/12/2012 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden (05/04/2017) itibaren işleyecek yasal faizi (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...
Ltd Şti'den haksız fiil tarihi olan 30/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd Şti'den haksız fiil tarihi olan 30/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf ve süresinde verdiği ek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava tarihinden önce gerekli belgelerle müvekkili kuruma başvuru şartı yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın dava tarihi göz önüne alınarak usulden reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden kurulan hükmün eksik incelemeye dayandığını, hesaplamada progresif rant tekniğinin kullanılmasına itiraz ettiklerini, Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararı sonrasında,
destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanmamasının Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olduğunu, hesaplama yöntemine uygun olarak yapılmayan hesaplamanın hatalı sonuç verdiğini, ek istinaf dilekçesi ile de, yargılama aşamasında alınan raporda 1.750,00 TL tedavi gideri hesaplanmış olmasına rağmen yerel mahkeme kararında 4.749,99 TL tedavi giderine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, ıslah edilen tutar yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması için istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 30.12.2012 tarihinde, ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile dava dışı ...'in kullandığı ... plakalı araç ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada ... plakalı aracın ... plakalı araçtan inen ...’ye çarpması ile yaya ... ve sürücü ...'in yaralanması ile sonuçlanan dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça yazılı olarak davalı ...na müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir.
Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. Dosya kapsamından hükme esas alınan ATK maluliyet raporunun 13/07/2020 tarihinde ve aktüerya raporu ek raporu 27/04/2021 tarihinde istinaf talep eden davalı tarafa HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde raporlara itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde maluliyet oranları ile aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden maluliyet ve aktüerya raporundaki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır.
Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sorumludur. Tedavi gideri talebi bakımından davacının ibraz ettiği iki adet hastane faturası ile ilgili olarak alınan bilirkişi ek raporunda "...
Hastanesine ait toplam 2.999,99 TL tutarında 04.01.2013 tarihli 1.500,00 TL tutarındaki 515351 sıra nolu fatura ile 1.499,99 TL tutarındaki 515352 sıra nolu sağlık hizmet bedeli faturalar, SGK tarafından SUT fiyatları ile kuruma ödenen tedavi giderlerine ilave olarak kişiden tahsil edilen fark ücreti faturalarıdır...." belirlemesi yapılmıştır.
Söz konusu faturaların 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından paramedikal tedavi giderlerinden sorumlu olan davalı bakımından hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporu dikkate alınarak ıslah doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. ve 66. maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 30.12.2012 tarihi ile ıslah harç tarihi olan 16/12/2020 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava ve ıslah zamanaşımı dolmamıştır.
Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/440, K. 2024/1389, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama