KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/574
- Karar no
- 2024/1629
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/09/2021
- Numarası
- 2016/851 Esas - 2021/750 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 30/09/2016
- Karar tarihi
- 03/09/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ...'ın kızı, ...'ın da kardeşi olan ...'ın ve ...'ın, davalı ... firmasının aracını kullanan ...'ın hakimiyetinde olan ... plakalı aracın çarpması ile 13/07/2016 gününde trafik kazası geçirdikleri, ... kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, ...'ın ise ağır yaralandığı, bu kaza sebebi ile müvekkillerinin vücut bütünlüğünün bozulduğu, buna bağlı olarak da yaşamlarının sekteye uğradığı,
şiddetli acı ve eleminden dolayı ve psikolojik durumunun olumsuz etkilendikleri belirtilerek davanın kabulü ile manevi tazminat talepleri saklı tutularak belirsiz alacak olarak açtıkları davada 1.000,00 TL destekten yoksun kalma ve maddi tazminatı kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile 01.09.2015-01.09.2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davalı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu;
masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen Bakırköy 4. ATM 2021/367 Esas sayılı dosyasında özetle.
13.07.2016 tarihinde müvekkillerin çocuklarından ...'ın ağır yaralanması, ...'ın ise vefatı ile sonuçlanan trafik kazası ile alakalı olarak Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/851 Es. sayılı dosyasında derdest olan bir tazminat davaları olduğunu, dosyanın karar aşamasına geldiği tarihte Anayasa Mahkemesi'nin derdest dosya ile ilgili bazı kanunları iptal ederek hesaplama yönteminde değişikliğe gittiğini bu sebeple mahkemenin dosyayı yeniden hesap bilirkişisine gönderdiğini, alanında uzman tarafından gelen rapor dikkate alınarak,
dosyayı belirli hale getirdikleri miktar ile yasa değişikliği sonrası hesaplanan miktar arasındaki farktan dolayı Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, borçlu ...
Sigorta A.Ş.'nin borca itiraz ettiğini, diğer borçlunun takibe itiraz etmediğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu sebeplerle itirazın iptali ve takibin devamı için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyanla takibin devamına, davalının itirazının iptaline, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkillere verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl dosya yönünden; davalı ... İnşaat Gıda Ltd.
Şti. hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... için açılan davanın kabulü ile 119.921,31 TL, davacı ... için açılan davanın kabulü ile 92.413,80 TL, davacı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 229,23 TL yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar hakkında takdir edilen tazminatların davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren,
davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi 15/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine" "Birleşen dosya yönünden.
Davanın Kısmen Kabulüne, Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 53.844,41 TL, işlemiş faiz 21,955,06 TL toplamı 75.799,47 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda; müvekkillerinin müteveffa çocukları ...'ın vefatı sebebi ile tazminatını yasal asgari ücret üzerinden hesaplandığını ve kararda bu rapor baz alındığını, bu hesap yöntemi davacı müvekkillleri yönünden hak kaybına sebep olacağını bu sebeple ek rapor alınmasını talep ettiğini, yaşamış olsaydı gelir düzeyinin asgari ücretin üzerinde olacağını, bu sebep ile bir mühendis hukukçu ve doktorun ortalama gelirinin esas alınarak hesap yapılması gerektiğini,
İstanbul Ticaret Odasından Tabipler Odasından Barolar Birliğinden İstanbul Mimarlar Mühendisler Odasından ve benzeri yerlerden emsal ücret araştırması yapılarak gelecek olan emsal ücretler baz alınarak hesap yapılmasını mahkemeden talep etmiş olmalarına rağmen mahkeme 29.06.2020 tarihli celsede taleplerini ret ettiğini, bu durumun hak kaybına yol açtığını, eksik inceleme iler verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 13/06/2016 tarihinde takriben 19.35 sularında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka no'lu aracı ile, Küçükçekmece ...
Caddesinde seyri sırasında ...'a geldiğinde sokaktan sağa doğru dönüş yaparken direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağındaki kaldırıma çıkarak No:... önünde kaldırımda bulunan yaya ...'a, ...'a ve dava dışı üç kişiye daha çarpması neticesinde, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun ve malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.
Dosya incelendiğinde, müteveffanın anne baba ve kardeşleri olan davacıların müteveffanın trafik kazasında ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, davanın HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı, mahkemece alınan 21/01/2020 havale tarihli ilk aktüerya raporunda desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacılar vekilinin bu rapora karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde desteğin üniversite eğitimi alacağı, gelirinin emsal ücret araştırması yapılarak belirlenmesi gerektiği yönünde itirazda bulunduğu,
mahkemece 29/06/2020 tarihli celsede davacılar vekilinin rapora itiraz ve ek rapor talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin 14/08/2020 tarihinde bu kez ıslah dilekçesi vererek davacılar ... ve ... için taleplerini arttırdığı, mahkemece 25/01/2021 tarihli celse duruşmasında resen Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda PMF 1931 yöntemine göre ek rapor alınmasına karar verildiği, düzenlenen 03/03/2021 havale tarihli ek raporda da yine asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, davacılar vekilinin ıslah dilekçesine göre oluşan fark kısım için Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı sigorta şirketinin borca itiraz etmesi üzerine de Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/367 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığı, bu davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacı yargılama süreci içerisinde davacı bir kere ıslah etmiş, birleşen dava ile de talep arttırım hakkını kullanmıştır.
Her ne kadar Anadolu Lisesinde öğrenci olan müteveffanın okuldaki başarı durumu, ailenin sosyo ekonomik durumuna göre üniversite eğitimi alıp almayacağı ve buna göre üniversite eğitimi alacaksa geliri emsal ücret araştırması ile belirlenmesi gerekir ise de eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacılar vekili ıslah ve talep artırım hakkını kullandığından artık dava değerini yükseltme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla usul ekonomisi de gözetilerek emsal ücret araştırılması yapılmamış olması yargılamayı uzatacağından sonuç olarak verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/574, K. 2024/1629, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama