KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/658
- Karar no
- 2024/1608
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/10/2021
- Numarası
- 2017/877 Esas - 2021/806 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.459 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/09/2016 tarihinde davalı ...
Sigorta nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde malul kaldığını, müvekkilinin bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin zararın tazmini hususunda ilgili poliçelerce sorumlu olduğunu, araç sürücüsü ... ve... plakalı araç malikinin manevi zararların tazmini hususunda sorumlu olduğunu, beden gücü kaybı nedeniyle işgöremezlik tazminatına hükmedilmesini, 1.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminata (... ve ... plakalı araç maliki) hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...
Şti. Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin... plakalı aracın maliki olmasından ötürü davaya dahil edilmiş olduğunu, davacının kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, müvekkilinin sorumluluğunun niteliği, davalı müvekkilinin kusurunun bulunmamasının da göz önünde tutularak olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen miktarda,
hak ve nesafet kuralları çerçevesinde zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ceza mahkemesince belirlenecek maddi olayların hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olduğunu, iş bu nedenle görülen davada karar, ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklendikten sonra verilmesi gerekiğini, dava hakkında görevsizlik kararı verilerek mezkur davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi Tazminat Yönünden : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Manevi tazminat bakımından davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında alınarak davacıya verilmesine alacağa olay tarihi olan 24.09.2016 itibaren yasal faiz işletilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı .... Şti. vekili, davalı...
A.Ş. vekili, davalı ... vekili ile katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine yargılama gideri hükmedilmediğini, toplam 1.694,25 TL masraf yapıldığını, bu masrafların davalılardan alınarak kendilerine verilmesi yönünde hüküm tesis edilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ....
Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aynı kazadan ötürü ikame edilmiş ceza davasında alınmış bilirkişi raporuna (kusur raporu) dayanılarak hukuk davasının karara bağlanamayacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davanın .... A.Ş.'ye ihbar edildiğini, ilgili sigorta şirketi ile müvekkil arasında...
Poliçesi mevcut olup, işbu poliçe kapsamında manevi tazminat klozu da bulunmakta olduğundan davanın reddinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...
A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat yönünden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını kaldı ki davacının manevi tazminat yönünden müvekkili sigorta şirketinden talebinin de bulunmadığını, sorumluluk ilkelerine, yasaya ve hukuka aykırı bir şekilde müşterek ve müteselsilen hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporu alınmaksızın yargılama yapılarak karar verildiğini, mahkeme tarafından davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; huzurdaki davanın ...
A.Ş.'ye ihbar edildiğini, ilgili sigorta şirketi ile ...
Poliçesi mevcut olup, işbu poliçe kapsamında manevi tazminat klozu da bulunmakta olduğundan, huzurdaki davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/5 Esas-2019/446 Karar sayılı dosya kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesi'den alınan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'ın ın %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2019/4683 Esas ve 2020/798 Karar sayılı ilamı esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar.
Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472.
HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk Mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez.
Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen maddi olgulara göre (..Sanığın savunması, katılan beyanı, adli rapor, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Olay günü saat 14:50 sıralarında Sanığın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı şehir içi yolcu otobüsü ile Alibeyköy istikametine seyir halinde iken, olay mahalli 3....bank karşısındaki otobüs durağına geldiği esnada, otobüste yolcu olarak bulunan katılanın orta kapıdan inişi sırasında, otobüsün harekete geçtiği, harekete geçtikten sonra orta kapı kısmındaki kapıların kapandığı ve hareket halindeki otobüsten katılanın yola doğru düştüğü,
katılanda kırık olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği) kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından kusur raporu alınmadan karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davalılar istinaf dilekçesinde aracın kasko poliçesi bulunduğunu, bu nedenle zararın sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.
KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.
Davalılar zarara sebebiyet veren aracın işleteni ve sürücüsü olduğuna göre aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı ... A.Ş. kazaya konu ... plakalı aracın ... sigortacısı olduğu, manevi tazminat sorumluluğunun poliçe kapsamında olmadığı gibi davalı sigorta şirketi hakkında manevi tazminat davası açılmadığı gözetilmeden manevi tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Yargılama sırasında maddi tazminat yönünden sulh protokolü dosyaya sunularak maddi tazminatın konusuz kaldığı belirtilmiş ancak manevi tazminat yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Maddi tazminat yönünden dava konusuz kalmıştır. Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir.
Bu nedenle, konusuz kalan maddi tazminat ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden yargılama giderine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu nedenle; davalı .... Şti. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ...
A.Ş. vekili ile katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/658, K. 2024/1608, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama