KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/729
- Karar no
- 2024/1972
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2021/241 Esas - 2021/924 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan davalıya ait .... plakalı aracın kusurlu eylemleri neticesinde 09/05/2019 tarihinde ... plakalı araca çarpması sonucunda aracın hasar gördüğünü, olaydan sonra polis memurları tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, hasar ihbarından sonra müvekkili tarafından eksper tayin edildiğini, eksper raporundan sonra dava dışı sürücüye 16.443,06 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, kaza esnasında sürücü ...'ın ehliyetsiz araç kullanarak şerit ihlalinde bulunduğunu, müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu,
ödenen miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olmadığını, müvekkili şirket aracını kullanan şahsın ehliyet almaya hak kazanmış olması nedeniyle ehliyetsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının rücu hakkı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.364,73TL asıl alacak, 1.317,36TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.682,09TL üzerinden devamına, asıl alacak tamamen ödeninceye kadar, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili ve davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeler gözetilmeksizin karar verildiğini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur oranı ve faturalar arasında çelişki bulunduğunu itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin aracını sevk ve idare eden kişinin kaza tarihi itibariyle hali hazırda ehliyet almaya hak kazanmış olduğunu,
açıklanan durumda rücuen tazminat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı vekili katılma yolu ile verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Mahkemece hükme esas alınan raporda, davalının sorumluluğu tespit edilmekle birlikte, hasar onarım bedeli yönünden yapılan tespitin eksik olduğunu, her ne kadar raporda fatura içeriğinde 28.sıradaki ön tampon ile 35. sıradaki kaplama parçalarının iki kez yazıldığı belirtilmiş ise de;
fatura incelendiğinde böyle bir husus olmadığının ortaya çıktığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere hasar onarım bedeli olarak 16.433,06 TL ödendiğini ve davalının iş bu tutar yönünden sorumlu tutulması gerektiğini, itirazları dikkate alınmadan hatalı rapor doğrultusunda karar verildiğini, ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizine hükmedilmesi talep edildiği halde Mahkeme tarafından yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira sigortalı tacir olmakla birlikte dava rücuen tazminat davası olup, yasal mevzuat ve yerleşik yargıtay içtihatları gereği,
ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizine hükmedilmesi gerektiğini,icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddinin yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Davacı trafik sigortacısı tarafından zarar görene ödenen tazminatın sigortalısından ehliyetsizlik nedeniyle rücuan tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalıya ait ... plakalı araç davacı sigorta şirketi 25.09.2018/2019 tarihili ZMMS poliçesi ile sigortalıdır.
Trafik sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 09/05/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı araçta maddi hasar oluşmuş, bu hasar bedelini ödeyen davacı sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle eldeki davayı açmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 95/2. maddesinde.
"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde.
“Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” düzenlemesi mevcuttur.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Davaya konu trafik kazası 09/05/2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 92.maddesinde değişiklik yapan 6704 sayılı Kanun 26/04/2016 tarihinde, yeni Genel Şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu halde davalının sorumluluğunun kapsamı 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.Zorunlu trafik sigorta şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının (tazminatın azaltılması ve kaldırılması sonucunu doğuran haller) başlıklı B.4.c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetname haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Poliçede yer alan bu şart esasen KTK'nın 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.
09/05/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının "Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ... caddesi üzerinden ... caddesine dönüş yapmak istediğinde aracının sol ön köşe kısımları ile ... caddesi üzerinden seyir halindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği,
bu kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 84/g (şeride tecavüz etme), ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken ... yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) kusurunu ihlal ettiği kanaatine varıldığı" şeklinde düzenlendiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin "yok" olarak belirtildiği görülmüştür.Somut olayda kaza tarihinde sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı,
... adına kaza tarihinden sonra 13/05/2019 tarihinde sürücü belgesi tahsis edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus çekişmesizdir. Kaza tarihine göre sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle rücu koşulu oluştuğundan sonradan ehliyet alınması rücu hakkını ortadan kaldırmayacaktır.Mahkemece kusur ve hasara ilişkin alınan 20/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda.
Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kaza tarihi 09/05/2019 tarihinde sürücü belgesiz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/h ile 157/a-8 maddelerinde belirtilen asli kusurlardan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kusuru nedeniyle %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğu, dava konusu... plakalı aracın pert total olarak kabul edilmesine gerek olmadığı,
onarımının ekonomik olacağı, aracın hasarının dosyadaki fotoğraflar doğrultusunda kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarımının yapılması için KDV dahil 21.819.65 TL onarım tutarının serbest piyasa şartlarına göre makul ve kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu, davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın işleteni davalı ... A.Ş.'den sorumlu olduğu hesaplanan 16.364,73 TL'yi talep edebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi, karşı aracın onarım ve tamir masrafları için 3. kişiye yaptığı ödemenin, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle rücuan tahsilini talep etmiş olmasına, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur-hasar bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, kaza mahalli, araçların çarpma noktası değerlendirilerek,
kaza görüntüleri de izlenerek ehliyetsiz olan sigortalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı KTK'nın 36, 53/b-3, 57/a, 57/b-1, 57/b-5 84/h ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157/a-8 maddesinde belirtilen kurallara uymaması nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına göre (kaza tespit tutanağında da aynı kuralları ihlalden kusurlu olduğu) kusura.
Hasara uğrayan ... (...) plakalı aracın fotoğrafları, çarpma noktasına göre hasarlı parçaları (hasarının ön sol köşe kısımlarından olduğu, çarpışmanın şiddeti ile aracın savrulduğu ve hava yastıklarının açılmış olduğu, şase ve mekanik kısımlarından da hasarının olduğu görüldüğü) açıklanarak onarımı yapan firma tarafından düzenlenen fatura incelenerek ve kaza ile uyumu da denetlenerek, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına hasara ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince rücu edilecek maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı tarafından talep edilen alacak likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zararın ve varsa miktarının tespitinin saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir.
Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ödeme emrinde ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın maliki olan davalı sigortalı tacirdir.
Dava, ticari şirketler arasındaki iş ve işleme dayalı olarak açıldığından TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre ticari işlerde uygulanması gereken avans faiz uygulanması gerektiğinden hükmedilen tazminat miktarı üzerinden davalının temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faizin, avans faiz olarak hesaplanması için bilirkişi raporu alınması gerekirken HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/729, K. 2024/1972, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama