KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/741
- Karar no
- 2024/1994
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/10/2021
- Numarası
- 2017/212 Esas - 2021/721 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 03/03/2017
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/02/2018
Karar Metni
1.730 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 10/01/2016 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın FSM Köprüsü'nde refüje çarpması neticesinde kopan taş parçasının karşı şeritten gelen davacı ...'in kullandığı aracın ön camından girerek hamile müteveffa ...'in ölümüne neden olduğunu, geriye kalan davacılar eş ... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00 TL,
baba ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; aynı kaza nedeniyle aynı davalılara karşı manevi tazminat davası açıldığını, davacı eş ...için 100.000,00 TL, anne ... için 50.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL, kardeşler ... ve... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, davacı kaynana ... için 30.000,00 TL, kayınpeder ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 340.000,00 TL manevi tazminatın 100.000,00 TL için tüm davalılardan geriye kalan kısmı için sigorta dışındaki diğer iki davalıdan olay tarihinden itibaren işleyen en yüksek faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur tespitinin ve destekten yoksunluk tespitinin yapılması gerektiğini, usulüne uygun bir başvuru olmadığından faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini, sigorta aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dört şeritli yolda hareket halinde iken ... plakalı transporter marka aracın kendi araçlarına dokunması sonucu kontrolü kaybetmeleri neticesi aracın bariyere çarptıktan sonra ... plakalı araçla da çarpıştığını, o sırada hızlarının 60 km olduğunu, hem trafik hem de kasko sigortalarının olduğunu, otoyolda asla olmaması gereken bariyerlere konulmuş tel örgünün kusurda ve kazada etkili olduğunu, bu nedenle Karayollarının da kusurlu olduğunu, bu kuruma davanın ihbarının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Esas davada davacılar ..., ...ve ... maddi tazminat davalarından feragat ettiklerinden maddi tazminata ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada davacıların davalılara yönelik açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
davacı eş ... için 40.000,00 TL davacı baba ... için 20.000,00 TL, davacı anne ... için 20.000,00 TL davacı kardeş ... için 15.000,00 TL, davacı kardeş... için 15.000,00 TL, davacı kayınpeder ... için 10.000,00 TL, davacı kaynana ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10/01/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... den sigorta şirketi açısından ise kasko poliçesi ile teminat altına alınan bu miktarın 100.000,00 TL'lik kısmı yönünden temerrüt tarihi olan 01/12/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemenin davacılar lehine hükmettiği manevi tazminat tutarının, olayın oluş şekli hak ve nesafet kuralları, paranın alım gücü göz önüne alındığında düşük kaldığını, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, dosyaya sunulan kamera kayıtlarına göre davalı sürücü ...'ın olası kast ile hareket ettiğini, açıkça trafik terörü estirerek ve en ağır ifade ile bile isteye cinayet işleyerek müteveffa ve karnındaki bebeğinin ölümüne sebep olduğunu, davacı ...'in eşini ve doğmamış bebeğini kaybettiği için elem ve acı çektiğini, manevi tazminatın emsal olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcılık unsuru taşıyacak nitelikte ve miktarda olması gerektiğini,
mahkemenin davacılar lehine hükmettiği manevi tazminat tutarlarının olayın oluş şekli hak ve nesafet kuralları, paranın alım gücü göz önüne alındığında düşük bir tutar olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Somut olayda, 10/01/2016 tarihinde saat 11:40 sıralarında davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile FSM köprüsü istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken emniyet şeridini de kullanarak önündeki araçları seri manevralarla geçtiği sırada önce solunda seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonete ardından en sol şeritte seyreden ... idaresindeki ... plakalı otomobile ve bariyerlere çarpması sonucu, bariyerden kopan beton parçasının karşı yönde seyreden davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön camından içeri girdiği,
betonun çarpması sonucu araçtaki 7 aylık hamile yolcu ... ile bebeğinin vefat ettikleri, eldeki asıl dava ile destekten yoksun kalma tazminatı, birleşen dava ile manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Kamera görüntüleri ve kaza tespit tutanağında; davalı sürücünün sağ şeridi takiben olay yerine geldiği, önündeki iki otomobili geçmek için banket alanını kullandığı, görüntüye tekrar girdiğinde aracın kontrolünü yitirmiş olduğu, sol şeritte bulunan araçla birlikte bariyerlere çarptığı, bariyere çarptığı sırada parçaların dağıldığı, aracın ters dönerek yol üzerinde son konumunu aldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4459 soruşturma sayılı dosya içinde bulunan, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 28/03/2016 tarihli raporda; davalı sürücü ...’ın kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 11/06/2021 tarihli raporda.
Tüm dosya kapsamı irdelendiğinde başkaca kusur ve etkenlik arz edecek herhangi bir durum bulunmadığı, olayda davalı ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, hamile olan müteveffanın araçta yolcu olduğu, eşi olan sürücü ...'in kusursuz olması,
davalı sürücünün tam kusurlu olması ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı eş ... için 100.000,00TL, davacı baba ... için 30.000,00TL, davacı anne ... için 30.000,00TL, davacı kardeş ... için 20.000,00TL, davacı kardeş ... için 20.000,00TL, davacı kayınpeder ...için 15.000,00TL, davacı kayınvalide ... için 15.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olac ğı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/741, K. 2024/1994, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama